Hissedilmemiş hisleri hissettiğinden emindi; düşünülmemiş düşünceleri düşündüğünden de. Ama bu ona yetmiyordu ve bu durumun bir sırrı varsa bu yetersizlik duygusundaydı. Yapılmamışı yapmalıydı. Aptalca bir durum: Bir bilgenin bir buyruğu gibi: Yapmalısın! Ama içi yok. Ben en azından bir adım daha attım, dedi: Yapılmamışı yapmalıyım. Sonra insanlara baktı. Bu, onu rahatsız eden isteği orada, burada-olur olmaz yerlerde gördü. Bir dolu insan da bunun için çabalamıştı, çabalamaktaydı. Ve bu çabaların nedenlerini sıraladı kendi kendine, ki ayakları yere bassın da rahatlasın: "Başkalarının takdiri!" Aman ne buluş! Ama içinden bu öz-eleştiriyi yapınca pek mutlu oldu. Bu kadardı işte, yani mevzuyu karmaşıklaştırmanın manası neydi ki? Tam bu sırada daha karmaşık bir şey buldu: "Herkesden farklı biri olmak!". "A-ha" dedi, "biri olmanın anlamını buldum" Bir süre sevindi, kendini sevdi. Ama bu da bitti ve henüz yapılmamış bir şey yapmamıştı. "Peki" dedi, "buldum ya biri olmanın anlamını!" Yok, yetmemişti. Çünkü bu yapma edimi, hani hiçbir fikir istemiyordu. Bir fikir olarak edim, düşünme edimi? Olmaz, kaytarmak yok -rahatlamamıştı. Eylem gerekliydi.
Şimdi, eğer yapılmamış olan hiç mi hiç yapılmamışsa yoktur. O halde yapılacak olan yapılmış olan bazı şeyleri parçalayıp öyle bir şekilde birleştirmek ki, yeni bir şey olsun. "Zaten" dedi, "böyle yaparsam, o parçaların toplamı olmayacaktır, başka bir şey olacaktır." Ardından "yeter" dedi, "çok basit şeylere ulaştım" Yine de ağır bir yükü kaldırmışçasına yorulmuştu. Hafiflemek için tv'yi açıp karşısına uzandı. Bir süre zapping yaptıktan sonra bir yarışma programına rastladı. Bu icatçıların yarıştığı bir programdı. Bu icat edilmiş şeylerden hiçbirini yapamazdı. Hiçbirinin bilgisine, nasıl yapıldığının bilgisine sahip olmak için bugüne dek en ufak bir emek harcamamasından gurur duydu. Kanalı değiştirdi: işte, işte bu; futbol geyiği vardı. Kendini geyiğe kaptırdı, dünyada hiçbir şey türk futbol geyikleri kadar kafa yapamazdı. Aklına birdenbire bir şey geldi: "Ulan" dedi (kendine) "yoksa ben daha önce yapılmamış bir şey yapmış olmayayım" "Hatta dedi, "bu tür şeylerden çok fazla yapmış olmayayım" Morali bozuldu. O kadar da akıl yürütmüştü: "ya bilinçdışı bir sürü yapılmamış şey yapmışsa?" Konunun onun gözünde hiçbir ciddiyeti kalmadı... iğrenç oldu, buraya kadar okuyan herkesten özür. Ana fikir (ne öğrendik

İnsan benliğinde ille de yapılmamışı yapma gibi bir istek var mıdır? Varsa bu nedir, bunun yüksek bir manası/manaları olabilir mi?