|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi?Felsefe içerisinde Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi? konusu: Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi?
Ruh ve beden iç içeyken acıyı çeken yalnız 1'i midir?
Acı önce ruhta mı yoksa bedende mi başlar?...

09-09-2007, 22:39
|
 |
Dünyayı kurataran kız -.-
|
|
Üyelik Tarihi: 06-09-2007
Mesajlar: 52
|
|
Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi?
Acıyı Çeken Ruh mu Yoksa Beden mi?
Ruh ve beden iç içeyken acıyı çeken yalnız 1'i midir?
Acı önce ruhta mı yoksa bedende mi başlar?
Bana özgü tek şey,bu dikenli tellerle çevrili yoklukta,organize etmeye çalıştığım soyutluğumdur.Tunç adalardan Robinson'un bir demet umut köpüğünü taşıyorum...
|

11-09-2007, 02:38
|
|
|
|
İlkin hangisinde başlar, bilmiyorum. Acı veren şeyin niteliğine göre değişik oranlarda acıyı paylaşırlar diye düşünüyorum. Ruh ve beden içiçeyken şu da olabilir: Acıyı ikiye katlayabilirler. Aynı acı nesnesinden ikisi iki farklı acı çıkarabilirler.
|

31-03-2008, 21:12
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 26-03-2008
Nerden: Fransa,akdenize yakin minik bir kentte
Yaş: 18
Mesajlar: 202
|
|
Acilari fiziksel ve psikoljik olarak ikiye bolersek ruh ve beden arasindaki i$ bolumu ilk sorunun cevabi olabilir!!ruh ve beden iç içeyken aciyi çeken, aralarinda aci çekmeye en meyilli olan olabilir..yada aciyi butunuyle sindirmeye bakarlar  aci oncelikle ruhta baslar ki bedenimize verdigimiz aci da bu ruh halinden kaynaklanir  )kimse aci çekmesin,hayat zaten Georges Bush'un koloskopisi kadar kisa,degermi hic??,  (iki saat surmustu kendiler  )
|

27-07-2008, 20:36
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-07-2008
Nerden: ist
Mesajlar: 1
|
|
|
ruhun da bedenin de çektiği ayrı ayrı acılar vardır ve birbirlerinden çok farklıdır.
ama sanırım en büyük fark acı çeken ruhun acı çeken bir bedene oranla insanı daha çok yaralamasıdır.
'günümüzün sorunu artık ne olduğumuzu keşfetmek değil, olduğumuz şeyi reddetmektir..'
|

27-07-2008, 21:49
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 258
|
|
|
acı değişken bir kavramdır.aynı sistem içinde aynı güçle sıkıştırılan bir organ iki kişide farklı tepkler uyandırıyor biri için dayanılmaz katlanızmaz.diğeri için dayanılabilir.bazense aynı acıyı iki kere çektiğimizde farklı tepkiler??yani beynimiz uyarı-yanıt olarak çalışıyorsa beden bunu beyine iletiyorsa bi şekilde neden sistem her seferinde farklı?.beden gücü reddedilemez olsa gerek.acıyı çekerkende.belkide acı bir duygusal yorumlama bedene alınmayan düşünceye alınan bir darbe artık neremizi acıtıyorsa?kaç gramlık bir ruhum var bilmiyorum ama acıyor bazen
|

27-07-2008, 21:55
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 956
|
|
|
Ruh ne yahu!! Ruh diye bişey var mı ki acı çeksin!? Beden acı çeker, ondan sonra tekrar beden acı çeker...
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
|

27-07-2008, 21:57
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 258
|
|
|
olmadığının kanıtlanması nasıl olurdu billmiyorum ama bir ruh olduğu savunuluyor varsa eğer o da çekebilir mi acıyı?
|

27-07-2008, 22:22
|
 |
_b/s/en s/b/enim
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 956
|
|
Alıntı:
haykirtkan´isimli arızadan alıntı
olmadığının kanıtlanması nasıl olurdu billmiyorum ama bir ruh olduğu savunuluyor varsa eğer o da çekebilir mi acıyı?
|
Birşeyin var olmadığını kanıtlamak basit.. Bakarsın etrafına, hani yok!? Demek ki o zaman ruh'ta yoktur.. Bize etki ettiği halde, 5 duyu organımızla algılanamayan varlıklar yoktur.. Eğer bize etki etmiyorsa, varlığı veya yokluğu kanıtlanamaz.. Diye düşünüyorum
Ruh acı çeker mi!? .. İlk önce ruh'un ne olduğunu tam olarak bilmek lazım.. Tanımının tam olarak yapılması gerekiyor.. Ruh'un tanımına ilişkin, okuduğum bir kitaptan alıntı yapmak istiyorum.. Bu yazıyı okuyunca, ruh'un acı çekip çekmeyeceği pekte önemli olmuyor aslına bakılırsa.
Alıntı:
''RUH (ibranice=Eloah) ve ODUR (ibranice=yahova). Yirmi beş yüzyıldır insan düşüncesini saçmasapan hayallere sürükleyen ve her türlü bilimselliğin karşısına dikilen bir kavramdır. Bu iki kavramın düşünsel serüveni kısacası şudur; Musanın yaşadığına inanılan çağda canlıcılık, ruhçuluk (animizm) inancı yaygındır.. Doğadaki tüm nesnelerin canlı ve ruhlu olduğuna inanılıyordu.. Tanrı Musa'ya ''Ben israiloğullarının tanrısıyım, benden başka elohim (İbranice elohanın çoğulu=ruhlar)'e tapmayın'' diyor. Görüldüğü gibi, bu katıksız bir tek tanrı anlayışı değil, Sayısız eloah'lar var ama sadece buna tapılacak.. Müslümanlıkta da sürüp giden ''Allah'tan başka tapılacak yoktur'' (Arapça= La ilahe ill-Allah) dogmasının kaynağı da bu.. Demek ki tek tanrı, canlıcılık inancına göre doğanın her yanında bulunan saıyısız ruh'lardan biridir ve tapılacak sadece o olduğu için tektir.. Bu ruh, yirmi beş yüzyıl, tüm idealist felsefelerde karşımıza çıkacak, XIX. yüzyılda koca Hegel bile evrensel oluşumu onunla açıklamaya çalışacak. Elaelıların Paraminedes'inden günümüzün varoluşçuluğuna kadar tüm idealist öğretilerin üstünü kazıyın, altından kesinlikle bu eloah çıkar.. Sözde bilimci geçinen pozitivist Comte bile sonunda bir insanlık dini idealiyle ona varır.. İkinci kavrama gelince; Musa eloha adını soruyor. O da ''Ben ben'imdir'' karşılığını veriyor.. Musa ''iyi ama, kavmim adını sorarsa ne diyeyim??'' deyince, ruh ''ODUR(Yahova)'' dersin diyor.. İşte bu odur kavramı tüm idealizme temellik edecek.. Antikçağ Yunanlılarının Elealılarından günümüzüe gelinceye kadar idealizmin temel savına göre ''var oluşu bulunanların varlığı yoktur, varlığı olanınsa varoluşu yoktur'' Daha açık bir deyişle, doğada ak çiçek, ak böcek, ak taş var ama aklık yoktur. İdealizme göre bütün bunlar geçicidir ve görüntüden ibarettir ama asıl gerçeklik aklıktır.. İdealizmin diliyle varlığın varoluşu yoktur.. Demek ki var oluşu bulunanların tümü soyutlanarak, tek ve değişmez olan varlığa, Odur'a indirgenir.. Örneğin, ''bu kuştur'' diyoruz.. kuş nedir?? Onu ancak bir çok kavramlar yükleyerek tanımlayabiliriz.. Omurgalıdır, yumurtlayandır, akciğerlidir, tüylüdür, hayvandır vs vs.. Kuşu bütün bu niteliklerinden soyutlayalım.. Orada sadece bir Odur, mantık diliyle Dır, idealist dille Varlık kalacaktır.. Ortada kalacak olan ve varoluşu bulunmayan tek ve değişmez bir Odur(varlıktan) başka birşey değildir..''
Orhan Hançerlioğlu
|
DeKadaN EtKi_!!
/gölge'li_
|

27-07-2008, 22:27
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 258
|
|
|
"Birşeyin var olmadığını kanıtlamak basit.. Bakarsın etrafına, hani yok!? Demek ki o zaman ruh'ta yoktur.. Bize etki ettiği halde, 5 duyu organımızla algılanamayan varlıklar yoktur.. Eğer bize etki etmiyorsa, varlığı veya yokluğu kanıtlanamaz.. Diye düşünüyorum"
düşüncelerein var mı
onları koklayamıyorum
onları göremiyorum
onlara elleyemiyorum
onları tadamıyorum
onları duyamıyorum söylersen duyabiliyorum
|

27-07-2008, 22:35
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 258
|
|
|
bedenim uyumak istiyor iyi geceler
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:55 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|