Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..


Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne....

Felsefe içerisinde Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne.... konusu: Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne.... YYalnızlığına kaç, dostum! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum. Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 03-02-2007, 12:49
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne....

Pazar Yerindeki Sinekler Üstüne....


YYalnızlığına kaç, dostum! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum.

Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ağaca benze yine sen, o geniş dallıya: sessiz ve dinlercesine sarkar o, denizin üstüne.

Yalnızlığın bittiği yerde, pazar yeri başlar; pazar yerinin başladığı yerdeyse, büyük oyuncuların gürültüsü ve ağılı sineklerin vızıltısı başlar.

Dünyada en iyi şeyler dahi, göstereni olmazsa, değersizdirler: Bu göstericilere "büyük adam "der halk.

Halk pek anlamaz büyükten, yani: yaratıcılıktan. Ama büyük şeylerin bütün göstericilerinden ve oyuncularından hoşlanır.

Yeni değerler yaratanların çevresinde döner dünya: -görünmeden döner. Oysa oyuncuların çevresinde döner halk ve şan :" dünyanın gidişi" böyledir.

Ruh vardır oyuncuda, ama ruhun vicdanı pek yoktur. O hep, en çok inandırdığı şeye inanır, - kendine inandırdığı.

Yarın buna inanır, öbürgün başkasına. Keskin gözleri vardır halk gibi, ve değişken huyları.

Devirmek, -onca kanıtlamaktır bu. Çıldırtmak, -onca kandırmaktır bu. Ve onca kan, bütün kanıtların en iyisidir.

Ancak duyarlı kulaklara sızan gerçeğe, yalan ve hiç der o. Gerçek, dünyada büyük gürültü koparan tanrılara inanır o ancak!

Gösterişli soytarılarla doludur pazar yeri, - ve halk övünür büyük adamları ile! Bunlar onlara göre, anın efendileridirler.

Fakat an onu sıkıştırır, o da seni sıkıştırır. Ve senden "evet" ya da "hayır" ister. Yazık, "...yana olma" ile "...karşı olma" arasına mı koymak istiyorsun iskemleni?

Bu dediği dedik, bu sıkıcı kişileri kıskanma, ey gerçek tutkunu! Dediği dedik kişinin koluna hiçbir zaman asılmamıştır gerçek.

Bu apansız kişiler yüzünden, güvenliğine dön; kişiyi ancak pazar yerinde bastırır; Evet mi hayır mı?

Ağır duyuşludur bütün derin kaynaklar; derinliklerine düşenin ne olduğunu anlamak için uzun süre beklemeleri gerekir.

Pazar yerinden ve şandan uzakta yer alır büyük olan herşey; hep pazar yerinden ve şandan uzakta barınmıştır yeni değerler yaratanlar.

Yalnızlığına kaç dostum; görüyorum ki her yerini ağılı sinekler sokmuş. Sert ve sağlam bir havanın estiği yere kaç!

Yalnızlığına kaç! Sen küçük ve acınacak kişilere pek yakın yaşadın. Onların göze görünmez öçlerinden kaç! Onlar sana karşı öçten başka bir şey değildirler.

Artık el kaldırma onlara! Sayısızdır onlar, hem senin yazgın sinek kovmak değil ki.

Sayısızdır küçük ve acınacak kişiler, nice mağrur yapıların yıkımı olmuştur yağmur damlaları ve yabanıl otlar.

Sen taş değilsin, ama sayısız damlalar seni şimdiden oymuşlar. Sayısız damlalardan yarılıp parçalanacaksın daha.

Görüyorum ki ağılı sinekler bitirmiş seni; görüyorum ki kan akıyor deşilmiş binbir yerinden; ve gururun kızmak dahi istemiyor.

Senden kan isterler tam bir suçsuzluk içinde; kansız canları kana susamıştır, ve sokarlar bundan ötürü, tam bir suçsuzluk içinde.

Ama sen, ey derin kişi, küçük yaraların acısını dahi pek derin duyarsın; ve daha iyileşmeden, aynı ağılı kurt elinin üstünde yürümektedir.

Bu pisboğazları öldüremeyecek kadar gururlusun sen. Ama sakın, onların bütün ağılı haksızlıklarına katlanmak senin alınyazın olmasın!

Onlar senin çevrende övgüleriyle dahi vızıldarlar; yılışıklıktır onların övgüsü. Onlar senin derine ve kanına yakın olmak isterler.

Sana tanrı ya da şeytanmışsın gibi yaltaklanırlar; senin önünde, sanki tanrı ya da şeytan karşısındaymış gibi sızlanırlar. Neye yarar ki! Yaltaklananlar ve sızlanandırlar onlar, o kadar.

Ve sık sık sevimli görünürler sana. Fakat bu öteden beri korkakların kurnazlığıdır. Evet, korkaklar kurnaz olurlar.

Seni dar gönülleriyle çok düşünürler, hep kuşkulanırlar senden! Çok düşünülen herşey, kuşkuyla düşünülür.

Seni erdemlerin yüzünden cezalandırırlar. Yürekten bağışladıkları ancak, yanlışlarındır.

Sen yumuşak ve doğru olduğun için, dersin ki: "suçsuzdur onlar küçük varlıkları içinde." Fakat onların dar gönülleri düşünür: "suçludur bütün büyük varlıklar."

Sen onlara yumuşak davranırken dahi, kendilerini horgördüğünü sanırlar; ve senin iyiliğini gizli kötülüklerle öderler.

Senin sessiz gururun onların beğenisine hep aykırıdır; bir kez olsun hafiflik etmek alçakgönüllülüğünü gösterirsen, sevinirler.

Biz, bir kişide bulduğumuz şeyi, onda alevlendiririz de. Onun için sakın küçüklerden!

Senin önünde kendilerini küçük bulurlar ve alçaklıkları sana karşı bir görünmez öç içinde parıl parıl yanar.

Görmedin mi, sen yanlarına varınca sık sık nasıl sustuklarını, ve güçlerinin, sönen bir ateşin dumanı gibi, onlardan nasıl ayrıldığını?

Evet dostum, komşularının tedirgin vicdanısın sen; çünkü onlar senin dengin değildirler. Bunun için senden nefret ederler ve kanını emmeye can atarlar.

Senin komşuların hep ağılı sinekler olacaktır.; sende büyük olan, -işte bu, onları daha bir ağılı, daha bir sineksi kılacaktır.

Yalnızlığına kaç dostum, -ve oraya, sert ve sağlam bir havanın estiği yere. Senin yazgın sinek kovalamak değildir.

Böyle buyurdu Zerdüşt.


F.Nietzsche

Konu duarden tarafından (30-06-2007 Saat 20:20 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 01-07-2007, 20:10
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Pazar yerinde ki sinekleri görürde insan neden uzaklaşamaz o yerden demek lazım aslında bu metinde sonra. Birde okuyanlar neden sinekliklerini görmezde hep o yüce ruha sahip kişidir.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 08-09-2007, 11:59
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Pazar yerinde ki sinekleri görürde insan neden uzaklaşamaz o yerden demek lazım aslında bu metinde sonra. Birde okuyanlar neden sinekliklerini görmezde hep o yüce ruha sahip kişidir.
İyi yorum da haksızlık etmeyin bence nereye kaçsın. Okuyanlarda hiç sineklik yoktur herhalde. Kur'an okuyan herkesin (ya da benim tüm bildiklerimin) cehennemdeki işkenceler üzerine yazılan bölümleri üzerine almayıp hep huşu falan içinde olmaları gibi. Bu bir tür sinekliktir: Hayvan'da öz-sakınım güdüleri vardır ve sadece kendine yararlı olana yönlendiren bir doğaya sahiptir.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 08-09-2007, 12:14
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum.
Yalnızlığın bittiği yerde, pazar yeri başlar. (şu söz fazla karamsar hiç katılmadım yine katılmıyorum) Eğer öyle olsaydı. Bu yalnız adamdan yeryüzünde sadece bir tane olması gerekirdi. Veya birden çoksalar her iletişim kurduklarında sinekleşiyor falan olmaları gerekirdi.
Sert ve sağlam bir havanın estiği yere kaç[/b] Heyo be! İşte yine sertlik önerisi/ortam da sert olsun icabında.

Onlar senin çevrende övgüleriyle dahi vızıldarlar; yılışıklıktır onların övgüsü. Onlar senin derine ve kanına yakın olmak isterler.

Sana tanrı ya da şeytanmışsın gibi yaltaklanırlar; senin önünde, sanki tanrı ya da şeytan karşısındaymış gibi sızlanırlar. Neye yarar ki! Yaltaklananlar ve sızlanandırlar onlar, o kadar.

Ve sık sık sevimli görünürler sana. Fakat bu öteden beri korkakların kurnazlığıdır. Evet, korkaklar kurnaz olurlar.

Seni dar gönülleriyle çok düşünürler, hep kuşkulanırlar senden! Çok düşünülen herşey, kuşkuyla düşünülür Buraları Nietzsche'nin olağanüstü bir psikolog olduğunun kanıtlarından biri olarak alınabilir.
Ve son olarak bu tavsiyeye uyulduğunu da görmedim: yere. Senin yazgın sinek kovalamak değildir Ben de uymuyorum. belki biz sineğizdir. Sinek olmasak söz dinlerdik. Yani adam buyuruyor, yine olmuyor. Yazıklar olsun bize ve/veya bana.

Bence düpedüz sinek, şöyle gönül rahatlığıyla saçından topuğuna sinek yok. Sineksilikler var ve hepimizde var ve onları sevdiğimiz, koruduğumuz, ellerimizle besleyip büyüttüğümüzde bol bol olur. Yine de vücudunun her yerini sinek kaplamış birini düşünün: o çok şanslı biri olabilir mi? Ne güzel dağıttım ama.
Siz sinek değilseniz arada bile bile kan bağışlar mısınız? Senden kan isterler tam bir suçsuzluk içinde; kansız canları kana susamıştır, ve sokarlar bundan ötürü, tam bir suçsuzluk içinde.
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 09-09-2007, 21:55
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus ...
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,679
Blog Başlıkları: 1
Bütünü parçalayıp yargıların gücünü bozmak yada anlamını azaltmak gibi bir çaba gördüm dedi adam ve sanki bunu daha öncede görmüştü.

Okuyup anlamaya çalıştığı kitap tanrısal bir kitapsa onu yazan anlar yoksa yorumla aktardığın herşey seni tanrı yapar yoksa iki mi yapmak amacın.


"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 09-09-2007, 23:47
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bütünü parçalayıp yargıların gücünü bozmak yada anlamını azaltmak gibi bir çaba gördüm dedi adam ve sanki bunu daha öncede görmüştü.

Okuyup anlamaya çalıştığı kitap tanrısal bir kitapsa onu yazan anlar yoksa yorumla aktardığın herşey seni tanrı yapar yoksa iki mi yapmak amacın.
Yorumu içinden yap gibi. Çünkü yorumlamadan alabilmek imkansız. :icon_beuj:Bütünü parçalayıp yargıların gücünü bozmak yada anlamını azaltmak gibi bir çaba Budur işte. Bunu yapıyor muydum bilmiyorum, ama bana müthiş fikirler verdiniz -istem dışı olsa. Önce, estetik nedenle karşı çıkıyor olabilirsiniz, şiirsellik güzelliğini yitirir gibi. Sonra, dokununca dağılmasın gibi. Mitlerdeki bakire seven tanrılar gibi. Ama yorumlayacağım, yani iyi yapmışım. Yani bir şey olmaz el atarsan, hatta daha iyi olma olasılığı da vardır. Kaldı ki zaten herkes bir şeyler çıkarsıyordur. Neyse ben yapacağımı yaptım, gidiyorum. Aman kalsın tanrısal pasajın
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:57 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org