Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Farklı Düşüncelere Saldırı! (Yeniden..)

Felsefe içerisinde Farklı Düşüncelere Saldırı! (Yeniden..) konusu: " Yok hemen başlığa bakıp herkesi yargıladığımı sanmayın yada kimseye saldıracağımı. Ama biraz konuşalım ve fikirlerimizi paylaşalım istedim. Burda yada yaşadığımız toplumda hepimizin farkettiği bişeydir muhakkak. Belki kimbilir bizde yapıyoruz ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-03-2007, 22:45
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Farklı Düşüncelere Saldırı! (Yeniden..)

"Yok hemen başlığa bakıp herkesi yargıladığımı sanmayın yada kimseye saldıracağımı. Ama biraz konuşalım ve fikirlerimizi paylaşalım istedim.

Burda yada yaşadığımız toplumda hepimizin farkettiği bişeydir muhakkak. Belki kimbilir bizde yapıyoruz bunu bizden farklı olanları(dil,din,ırk...) farklı düşünenleri(siyasal,felsefi,dinselanlamda...) bunları çoğaltmamızda mümkün. Sanki yargıç olup karşımızdakini hemen yargılayıp hemen sen yanlış düşünüyosun sen ...
veya başka şekillerde hadi saldırı demiyelim buna bence kötü bi söz karşımızdakini kınama yada bunu siz kendi içinizde adlandırın yani karşı bi tepki veriyoruz.

Benim burda aramaya çalıştığım bunun nedenleri, farklı renkleremi tahammülsüzlüğümüz, o renkleri hiç bilmemekmi, yada o rengi bana niye gösteriyosun kızgınlğımı...?
Garip gelecek biraz dürüstce bunları tartısalım istedim.
Ama yine yargıç olmadan kimse.

Tüm fikirler iyi yada kötü sana insan olma yolculuğunda yardım edecektir! Bir klan atasözü
"

Bu yol sohbetini yapalı nerdeyse iki yıl oluyor (30-06-2005) ama insanın yaptığı yolculuk bazen tekrar aynı manzaraya sunuyor. Belki bu seferki sohbet bize yeni manzaralar sunar.

Konu duarden tarafından (15-04-2007 Saat 22:05 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 11-03-2007, 23:12
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
Blog Başlıkları: 1
Evet toplumumuzun en büyük sorunlarından birisi bu.
İnsanları düşünceleri, fikirleri, inançları ile yargılamak, farklı olanları değersiz varlıklar gibi görmek.
Yaşadığımız ülke de böyle değil mi?
"Elin gavuru bile yapmış" deriz hep sanki farklı dinden olmak suçmuş gibi..


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 11-03-2007, 23:28
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Temel bu fikirin başkası olan tarafından mı dillendirilmesi, o fikirlere ne kadar sahibiz mesala sadece o fikre bizim giydirdiğimiz elbiselermi saldırı nedenimiz yada kendi elbisemizi biliyormuyuz neden giydik yada giydiğimiz şey ne kadar bize ait.Saldırganlığın alt nedenlerini arıyoruz şimdi ne acaba sizce başkaca...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-03-2007, 00:13
dilek
Guest
 
Mesajlar: n/a
yeterince okumuyor düşünmüyoruz kulaktan dolma bilgileri alıp bize aitmiş gibi üzerine birkaç süslü kelime ekleyip başkalarına satmaya çok meraklıyız kolaycıyız !
karşımızdaki insanları tanımadan anlayıp dinlemeden hemen daha önce tanıdığımız kalıplardan birine oturtuvermeye meraklıyız evet bu solcu bu anarşist bu kesin dinci vs. oysa herşeyden önce karşımızdaki de bizim gibi bir insan belki ona verebileceklerimiz ve alabileceklerimiz var?
kendimizi yeterince sevmiyoruz karşımızda ki bireyde kendi görüntümüzü görüyoruz oysa ve bu tahammülsüzlükler aslında bireyin kendisi ile çatışamalarının ürünü ...
farklı fikirler olmalı elbette farklı bakış açıları farklı renkler de aksi taktirde çok sıradan iletişimlerle yerimizde saymaya mahkumuz
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-03-2007, 02:54
ches - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kişisel Rütbe
 
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: Oksijenli Bir Ortamda...
Yaş: 25
Mesajlar: 52
Çok İyi bir konu Açtığınız İçin teşekkür ediyorum size sayın duarden...

Bunu Bizzat yaşıyoruz yaşıyorum...

Benim en iyi dostum bana kardeşim diyen benim kardeşim dediğim bir arkadaşım var...

Ve kesinlikle Siyasi Düşüncelerimiz Birbirine çok Zıt...

Ama Bunu Problem etmeyecek kadar olgunlaşmamız gerektiğini bildiğimiz için çok iyi dostuz...

İnsanları dinlemek lazım...

İnsanların Önyargısını kaldırmak benim atomu parçalamamdan daha zordur.
Albert EINSTEIN


"Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir. Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır: bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer(her evrede, istek ve korku bakımından bir önceki için erişilmez görünür aslında), yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi(insanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir) yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur."
Franz KAFKA
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 24-03-2007, 03:23
duarden
Guest
 
Mesajlar: n/a
Bunun birçok şeklini hepimiz yaşıyoruz ches bu konuyu daha öncede konuşmuştuk birbbirinden farklı düşünen bir grupla hemde. Aslında sadece cıkmaz söylemlere saplanıp(tekrarlı amaçsal) karşı tarafa yapılan kışkırtmalar bile bu saldırıların içindedir ches.

Ben kişinin kendi edinimleri ile elde ettiği kendi deger ve fikirlerine dosdogru neyse saygı gösterilmesi taraftarıyım. Ama mesala ki bir ak bir kara tarzı durumsal ve içinde bulunduğu çıkarlar dogrultusunda hareket ediyorsa burda ne yazık ki ortada fikir karmaşası oldugundan bu durumlar özel bir hal alıyor.

Şimdi sorgunun özüne dönelim burda kişi kendi fikirlerine bile tam anlamıyla sahip değilken bunlardan endişe duyarken dogruluğunu kendine açıklayamazken fanatizm sonucu karşı fikir hakkında duyulduğu andan sonraki panik haliyle yaptuğı aşağılama ve küfür,fiziksel siddet gibi eylemleri temellerine bakış atmaktı bir yerde tabiki farklı boyutlarıda tartışılabilir dediğim gibi yol yürüyen için yeni sorgulamalar doğuracaktır muhakkak.



Tan kızıllığında Nietzsche Ahlakın nasıl kullanıldığını anlatır mesela iktidarlar tarafından hatta saldırganlık ve kışkırtma amaçlı sorgulamayla alakası yok bu bilginin kişinin ben aslında ne yapıyorum bunu yaparak sorgulamaları için açılan bir pencere olabilir kimi zaman diyelim.
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 24-03-2007, 10:48
ches - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kişisel Rütbe
 
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: Oksijenli Bir Ortamda...
Yaş: 25
Mesajlar: 52
Firkirlere saygı Yoksa Düzende Yoktur...

Herkes Huzursuzdur...


Kesinlikle İlk önce şunu anlamalıyız onaylamadığımız Fikri Yokmuş saymak Çözüm Değildir.

İnsanlardan Şunu Bekleyemeyiz Herkes tek tip Düşünsün...
Farklılıklar olmazsa Yaşamda Olmaz...

Zaten herkes aynı şeyi düşünüyorsa Kimse düşünmüyor demektir kimse üretmiyor demektir...

duarden'in söylediği gibi öncellikle hangi fikre sahipsek gerçekten bunun farkında olmalı neyi savunduğumuzu bilmeliyiz...

Fenerbahçenin en büyük olduğunu söyleyen arkadaşlar aslında fenerbahçeye anlamını kazanındıranın Galatasaray olduğunu kabul etmeleri gerekir...

Aynı şekilde Galatasaraylılarda böyle düşünmeli ama gene tutsun sevdiği renkleri...

Önemli olan inandığımız fikri, düşünceyi, inancı holiganlaşmadan yaşamamızdır...

Bunu başaranlar var...


"Çevremizdeki acıları bizim de çekmemiz gerekmektedir. Hepimizin ortak bir vücudu yoktur, ama ortak bir büyümesi vardır: bu ise, şu ya da bu biçimde acılar içinden çekip götürür bizi. Nasıl ki çocuk belli bir gelişim sonucu yaşamın tüm evrelerinden geçer(her evrede, istek ve korku bakımından bir önceki için erişilmez görünür aslında), yaşlanır ve sonunda ölürse, biz de bunun gibi(insanlıkla aramızdaki bağ, kendimizle aramızdaki bağdan güçsüz değildir) yaşadığımız dünyanın tüm acılarından geçerek gelişiriz. Bu konuda adalete yer yoktur, acılardan ürkmeye ya da acıları üstünlük diye yorumlamaya yer yoktur."
Franz KAFKA
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 14-04-2007, 15:59
elpis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 33
Bir çok kişi yukarda denildiği gibi 'sen yanlış biliyorsun benim bildiğim doğru'şeklinde çıkışmalarda bulunuyor bunu hepimizi yaşıyoruz ancak burada önemli olan birinin yanlış düşünüp diğerinin doğru düşünmesi değildir önemli olan farklı düşünceleri farklı noktaları düzgünce ifade edebilmektir daha konuşmanın başında sen yanlış biliyorsun ben doğru biliyorum gibi bir yargının fikir alışverişinin önünü keseceğini düşünüyorum.düşünün bir kere bir fikri savunuyorsunuz bir inancı içinize sindirmişsiniz ki inanç insanı hayata bağlar ve biri çıkıyor geçiyor karşınıza sen yanlış düşünüyorsun diyor ya da o kişinin özümsediği bu fikir yerine kendi düşündüklerinin doğru olduğunu söylüyor; bu durumda ne yapabiliriz? aslında birisi bizim davranışlarımızın inancımızın yanlış olduğunu söylediğinde doğru yanlış olayına fazla takılmadan yaptığımızın doğru olduğunu düşünüyorsak böyle bir savunma yerine düşündüklerimizi güzel bir üslupla dile getirsek onun düşüncelerini sorgulamasını sağlasak daha iyi olmaz mıydı? kimbilir belki de bizim düşüncelerimizin yanlış olduğunu bile görürüz ancak önemli olan insanın kendi düşüncesini kendinin oluşturmasıdır,kişiye sen yanlış düşünüyorsun bak benm ki doğru diyerek hazır bir fikir sunulması zaten çok yanlıştır önemli olan düşündüklerimizi hareketlerimizle doğruluğunu düşündürtmektir.
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 18-04-2007, 16:05
MümtazUlusoy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-04-2007
Nerden: ankara
Yaş: 39
Mesajlar: 64
Standart "fikir çatışmaları"

Parantez içinin anlamı Aristoteles'in olanak olarak valığına gönderme. Fikir çatışmalarının gerçeklik bulması ,hele ki yenide ;büyük bir olanak diyalektiğin anlamını bilen ve dialektik düşünen bilinç için.
Önce bir ayrım yapmamız gerekiyor fikir-fakir çatışmaları. Ayrım varsa kavramlardan ne anladığımızı açık kılalım. Fikir , kuarklara benziyor, kendine yabancılaşmış insanın yabancılaşmadığı ana denk geliyor;bilincinden geçen o mini parçaları önemsediği,üstünde durduğu,onun için çaba harcadığı varolma anı. Hep şu düşünce ortaya konur "varlıkla ilişkili olmalı fikirler" ; fikirlerin varlıkla ilişkisinin olmaması değil varlıkla ilişkisinin kurulamaması sorunu var. Yine geldik yabancılaşma sorununa.
Bilinçsel yabancılaşma. Felsefe "yolda olmak" ve farklı bakış açıları"persfekektif"ndan bakabilme gücü. Hiçbir fikir soru ve açmazsız kendini doğuramaz. Soru ve açmazların neye,niye ilişkin olduğunun yanıtı soruyu kavrama gücünden geçiyor. Yanıtın yanıtı soruyu ve açmazı kendi bilincimizde yaratmakla mümkün. Hiçbir fikir hiçbir biçimde öznel olamaz-bireyselliklerden bahsetmiyorum- ,tabi yeni düşüncelerden bahsediyorum,varetmesi,var tutması en zor olan.
Fakir çatışmalarına gelmeyi deneyelim. Zaman değişim olarak ,yeni fikirlerin ortaya konması ,gerçekliğe aktarılması,kullanılması,yeni açılıları takip eden yeni fikirlerin ortaya konması süreci olarak anlamlandırılabilir. Öyle anlamlandırıyorum. Ya karşıtı,durağanlık ne demek? Devinimsizlik? Geriye adım atmak? Sıkıştırmadan kendimizi izmlerin,düşünürlerin temel önermelerin arasına. En iyi filozof "ölü" filozoftur.
Dilek hocaya da teşekkür ederim bana bu siteyi önerdiği için



Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 14-10-2007, 23:58
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 41
Mesajlar: 4,006
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
En iyi filozof "ölü" filozoftur.
En iyi tespit bu olmuş bence...

Tartışmak kelimesini kavga etmek olarak bilen bir nesil ile birlikte tartışmak zor oluyor. Karşıtlar kendimizi tekrar ürettirirken, zıtlıklar öteki olduğu andan itibaren yabancılaşıyor kimliklere bazen. Şuanki sorun bence, düşünce ve fikir insanlarının tartışmalarından çok, siteye giren mücahitler, serdengeçti tosuncuklar, birde bunların tam zıddı olması gerekirken olamıyan bukelamunlar. Geriye dönüp baktığımızda ise tek şey görülüyor, rahatsız edici her durumun arkasında bu saydığım şahıslar var. Zaten forumun aktif nüfusu belli. Bir ara her sağduyulu sn. üye gibi bende bu ızdırabı neden çekecem dedim kendi kendime. fakat gerçekten güzel yazılar ve yorumlar var, güzel insanlar var bu forumda. her zaman dediğim gibi, herkes için özgürlük, herkes fikrini açıklama özgürlüğüne sahiptir, diğerlerini rencide etmediği yada hakaret vb. durumlar oluşturmadığı sürece. Zamanla taşlar yerine oturdukça sanırım dahada keyifli tartışmalar ve konular olacaktır bu forumda.

Benim tespitim ise bu konuda, çoğu sn. üye konunun tamamını okumadan cevap yazıyor, konu içersinde karşıt görüşten aykırı birisi varsa direkt ona saldırıda bulunabiliyor, bir kaç yazı yada küfür yazıp kaçanlar bu konunun dışındadır, yazı yazdığı konudaki kişilerin yaklaşık bir tanımını yapamayacak kadar uzak olarak o kişilerle tartışıyorlar çoğunlukla, fikirlerini bilmediği, tanımadığı birisi ile tartışmak ise bence konuyu kısır döngüye götürür, yazılan cevabı okumadan ve anlamadan cevap yazanlar var birde, bütün bunlar karmaşaya ve saldırı tekabülünde eylemlere yol açıyor. Taraf olma durumları var ve dayatılmak isteniyor bazen, bazı konularda bazen aynı dili konuşan bir kaç kişi cephe oluşturuyor.

Karşı fikrin olmadı yerde ne tartışma olur nede üretebilmek mümkün olabilir. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlarla tatışmak ise, havanda su dövmeye benziyor. zaten onun adıda atışmak oluyor.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
yeniden, saldiri_, dusuncelere, farkli


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:05 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org