Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Emil Michel Cioran: Aforizmalar / Burukluk

Felsefe içerisinde Emil Michel Cioran: Aforizmalar / Burukluk konusu: Bir varlığın sırrı ile umduğu acılar birbirini tutar. *** Ölümü tozpembe görmeyenin kalbinde bir renkkörlüğü vardır. *** Her yerde olma avantajının sefasını süren, Tanrı değil Acı'dır. *** Çok önemli sınavlarda, ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 10-03-2007, 10:10
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 89
Standart Emil Michel Cioran: Aforizmalar / Burukluk

Bir varlığın sırrı ile umduğu acılar birbirini tutar.

***

Ölümü tozpembe görmeyenin kalbinde bir renkkörlüğü vardır.

***

Her yerde olma avantajının sefasını süren, Tanrı değil Acı'dır.

***

Çok önemli sınavlarda, sigaranın yardımı İnciller'den daha etkilidir.

***

Her put düşmanı gibi ben de ilahlarımı, döküntülerine kurban etmek için kırdım.

***

Ebediyetin nasıl EVRİM GEÇİREBİLECEĞİNİ anlamamızı yalnızca org sağlar.



***

İntihara meyilli olmak, yasalara saygılı pısırık katillere mahsustur; öldürmekten korktuklarından, kendilerini yok etmeyi düşlerler, cezalandırılmayacaklarından emin olarak...

***

"Tıraş olduğum zaman," diyordu yarı-delinin biri, "Tanrı değilse kim,
gırtlağımı kesmeme engel oluyor?" İman, eninde sonunda, korunma güdüsünün bir hüneriymiş. Her tarafta
biyoloji...

***

Cennet'e en uzak nokta olan Paris, yine de ümitsizlik çekmenin hoş olduğu tek
yer olarak kalır.

***

Tanrı'nın dahi kurtaramayacağı ruhlar vardır; dizlerinin üzerine de çökse,
onlar için dua da etse.

***

Bazı ebediyet ve ateş nöbetlerinden sonra, Tanrı olmaya niçin tenezzül etmemiş
olduğumuzu kendimize sorarız.

***

Üst üste düşüncesizlik edip kendini öldürmeyi ihmal eden kişi, kendi kendine,
acıda kıdemli birinin etkisini yapar; intihardan emekli birinin etkisini...

***

Boğucu sıkıntılarımızı yatıştırmak, onları ŞÜPHELERE dönüştürmek -
korkaklığın, o herkese açık kuşkuculuğun bize ilham ettiği strateji.

***

Şüphelerimi zahmetle elde ettim; hayal kırıklıklarımsa, sanki beni ezelden
beri BEKLİYORMUŞ gibi, kendiliklerinden geldiler - temel bir içe doğuş
halinde.

***

Kendi mezartaşını yazan bir yerkürede, terbiyeli cesetler gibi davranacak
kadar ağırbaşlı olalım.

***

Bezginlik anlarında ruhun ve mekanın en alt noktasına doğru kayarız; vecdin
çok uzağına, Boşluğun kaynağına doğru...

***

Bir hasta bana şöyle diyordu: "Benim acılarımın neye hayrı var? Acılarımdan
yararlanabilecek, ya da onlarla böbürlenebilecek bir şair değilim ki."

***

Böyle bir acı çekme iştahıyla kahrolunduğu zaman -bunun sonunu getirmek için-
binlerce hayat gerekirdi; ruhların göçü fikrinin nasıl bir cehennemden çıkmış
olabileceği anlaşılıyor.

***

Maddenin dışında, herşey müziktir: Tanrı bile sesli bir halüsinasyondan başka şey değildir.

***

Bir iç çekişn evveliyatını izlemek; bu bizi bir önceki âna götürebilir -Yaratılış'ın altıncı gününe de...

***

Tanrı'nın içinde artık ilerleyemediğimiz o geceler; onu bütün yönlerde
katettiğimiz; çiğneye çiğneye aşındırdığımız; içinden, onu ıskartaya çıkarma,
dünyayı bir atıkla zenginleştirme fikriyle çıkılan geceler...

***

İstihzanın açıkgözlülüğü olmasa, bir din kurmak ne kolay olurdu! Çalçene
translarımızın etrafına işsiz güçsüz takımının toplaşmasına ses çıkarmamak
yeterdi.

***

Benim inanmazlıkta daha büyük bir kuvvetim ne diye yok! Tenime başka bir ismi,
Hasım'ın ismini yazıp, onun için ışıklı tabela hizmetini ne diye göremiyorum!

***

Zaman'ın içine yerleşmek istedim; oturulmaz bir haldeydi. Ebediyet'e doğru
döndüğüm zaman, ayaklarım yere değmez oldu.

***

Dini tecrübe konusunda artık sadece teferruatlı bilginin endişelerini yaşayan
modernler, Mutlağı TARTAR, onun çeşitlerini inceler ve ürpertilerini mitoslara
saklarlar - tarih meraklısı bilinçler için başdöndürücü olan o mitoslara.
Artık dua etmez olunduğundan, dua üzerine uzun uzadıya yorumlar yapılır. Artık
hayret nidaları yoktur; sadece teoriler...

Din imanı boykot eder. Bir zamanlar, ama sevgiyle ama nefretle, Tanrı'nın içinde maceraya çıkılıyordu;
tükenmez bir Hiçlik iken, artık sadece bir MESELE olmuştur - ve bu durum
mistiklerle ateistleri çok üzer.

***

Azizlik beni tir tir titretiyor: Başkasının mutsuzluklarına öyle karışmak,
hayırseverliğin o barbarlığı, o TEKLİFSİZ merhamet...

***

Sürüngenlik saplantımız nereden geliyor? - Son bir günaha çağrıdan, pek
yakındaki bir düşüşten çekinmemizden olmasın sakın? Hem bu defa, tamiri
imkânsız olup Cennet'in ANISINI bile unutturacak bize.

***

Hıristiyanlık, kuşkuculuğu yozlaştırmış olmaktan dolayı ne kadar suçludur! Bir
Yunanlı hiçbir zaman iniltiyi şüpheyle bir arada tutmazdı. Pascal'in önünde
dehşetle gerilerdi; hele Haç'tan beri tinin değerini düşüren o ruh
enflasyonunun önünde, daha da fazla...


Burukluk/Metis Yayınları
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:17 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org