|
İnsan toplumu oluştururken bunun kendisine neye mâl olacağını farketmemişti. Ancak birbirleriyle doğasına göre çok daha sosyal ilişkiler kurdukça kendi evriminin olumlu mutasyonlarını ters yöne çevirirken, toplum kurumunun evrimini başlattı. Toplum bedeni gelişirken, insan bedeni zayıfladı. Toplumsal ortak bilgi gelişirken, insan beyni negatif mutasyonlara girmeye başladı.
İnsanlar gitgide birbirlerine benzemeye başladıkça toplum kuvvetlendi, "birlik" güçlendikçe insanlar birbirine daha çok benzedi. Her ne kadar toplumsal birlik ve monotonluk güçlense de insanların kendileriyle çatışan duyguları, birbirlerine benzedikçe birbirlerinden nefret etmeye başlamaları, insanların kendilerinden nefret etmelerine ve kendilerine benzeyen herkesten kaçmalarına sebep oldu. Sonuç olarak toplum çekirdeklerini sıkılaştırırken, aynı yüklerle dolu çekirdekler birbirlerini itmeye çalıştı ki kaosun başladığı yer tam olarak burasıydı.
Öyle görünüyor ki insan kendi benliğini ve kendi bedenini reddettikçe, ortak iradenin yönettiği robotlara evrimleşecek. Toplumun yükünü taşıyan, toplumun -dolayısıyla kendimizin, bir diğer edatla da kendimize ait olmayan- katırları olma yolunda hızla ilerliyoruz.
|