|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
insan evrimi nereye giderFelsefe içerisinde insan evrimi nereye gider konusu: Nietzsche'nin teorisine göre toplum eninde sonunda ayıklanarak ,üstinsan toplumu halini alıcaktır.işin insanlar tarafından belirlenicek tarafı; bu sürecin sancılı veya sancısızmı, uzunmu kısamı olucagıdır.
biyolojik olarak mükemmelilk nedir.bunu evrimle birleştirip nietzsche'nin ...

23-09-2008, 22:56
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 21
|
|
insan evrimi nereye gider
Nietzsche'nin teorisine göre toplum eninde sonunda ayıklanarak ,üstinsan toplumu halini alıcaktır.işin insanlar tarafından belirlenicek tarafı; bu sürecin sancılı veya sancısızmı, uzunmu kısamı olucagıdır.
biyolojik olarak mükemmelilk nedir.bunu evrimle birleştirip nietzsche'nin öngördügününde ötesine götürürsek insanoglunun varoluş sürecinin son safhasında birçeşit tanrı olabilecegini düşünebilimiyiz?
|

23-09-2008, 23:45
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-05-2008
Mesajlar: 2
|
|
gelecek cevapları merakla bekliyorum... 
|

24-09-2008, 02:21
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 9
|
|
|
nereye çekerseniz oraya.
insan evrimi nereye gider nedir ki? insan evrimi böyle bizden tamamiyle bağımsız bir özne imiş gibi sunulmuş da..
|

24-09-2008, 23:59
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 24-09-2008
Mesajlar: 9
|
|
|
Evrimi bir tür "ilerleme" olarak görmek temelde yanlıştır. Evrim ilerleme değil bir uyum, hayatta kalma işlemidir diyebiliriz.
Biz ilerleme derken hep daha "iyi"ye ve "karmaşık olan"a doğru bir gidiş algılarız. Ancak evrim bazında ilerleme; bazı yönlerden "gelişme" iken bazı özelliklerin de "yitirilmesi" anlamını taşır.
Örnek olarak: Sudan karaya çıkan bir canlı suda yaşama kabilyetinden "yoksun" hale gelir, ve yeni "çevresine uygun" bir "gelişme" gösterir.
Öte yandan; karmaşık olanın daha "gelişmiş" olması mantıken doğru gibi gözükse de bir canlı için temel problem hayatta kalabilmektir. Bu bakımdan da bir "tardigrad" mikroskobik boyutu ve basit yapısına rağmen bizden çok daha "ileride" kabul edilmelidir. ( Uzay boşluğunda, ağır kimyasalların içinde ve -272'den +151 dereceye kadarki aralıkta hayatta kalmayı başarabilen bir canlıdan daha karmaşık olabiliriz ama onun biyolojik üstünlüğü ortadadır. )
İnsana geldiğimizde ise bizim şuanki biyolojik yapımız tamamen bu atmosfer şartları için optimaldir. Gözümüz de, tüm diğer organlarımız gibi, dünyanın bu şartları, bu atmosfer içinde şekillenmiştir: Misal bizim beyaz olarak algıladığımız ışık demeti aslında bu atmosferdeki görme işlemimize bir referans noktasıdır. Uzay yürüyüşü yapan astronotlara ayın rengi sorulduğunda net bir cevap alınamamıştır, çünkü ay gibi atosferi olmayan bir yerde bizim görme algımız tek kelime ile dumura uğrar. Dünyada gözümüze gelenden çok farklı bir ışığa maruz kalırız çünkü atmosfer dışında, referans noktamızı yitiririz.
Görme ve göz örneğinden gidecek olursak: Başka bir gezengene taşınma imkanımız olduğunu farz edelim, temel değerler yaşamamıza elverişli olsa bile farklı bir ışık kaynağı ve az da olsa farklı bir atmosferde olacağız. Gözümüz böyle bir durumda bugün beyaz olarak algıladığımızdan daha farklı frekansta, dalga boyundaki bir ışık demetini referans noktası, yani beyaz, olarak algılayacaktır, atmosfer ve ışık şartlarının farklılığı nedeniyle. (Akciğerlerimiz ve diğer tüm organlarımız da elbet aynı şekilde uyum sağlamak zorunda kalacaktır.)
Sonuç olarak: Evrimdeki tarihsel "ilerleme"ye bakılarak bir tepe noktası olduğunu varsaymak ( özellikle yüzbinlerce yıldır değişme göstermeyen, köpek balıkları ve timsahlar gibi, ortamlarına mükkemmele yakın bir uyum sağlayabilmiş canlılar varken ) hatalı bir bakış açısıdır. Çevresel faktörler değiştikçe insan (ve diğer bütün canlılar) da değişmeye devam edecektir.
Biyolojik mükkemmelik; çevresel faktörlere gösterilen mükemmel uyumdan başka bir şey değildir yani.
Zeka, akıl bugünün çevre şartlarında hayatta kalmamız için yeterlidir, ama büyük ve ani bir salgın hastalık olduğunu farz edelim; böyle bir durumda hayatta kalabilecekler, o salgına neden olan bakteri veya virüse karşı bağışıklık sistemi "gelişen" insanlar olacaktır. Zeki, akıllı, ahlkalı, kültürlü vs insanlar değil... Böyle bir salgınla dünyanın pek çok büyük beyinden yoksun kalabileceğini ve oluşabilecek kargaşa ortamında da yeniden krallıkların kurulabilecek olmasını (insanlığın binlerce yıl geriye gidebilecek olmasını) göz ardı etmemek gerek. Veya gezegenimizin atmosferinin, ikliminin değişikliğe uyradığını farz edelim, sonuç aynı olacaktır. Sosyal olarak istedimiz kadar evrilelim, gelişelim, ilerleyelim... Zeki ve akıllı olanlar değil değişen çevre şartlarına uyum sağlayabilenler hayatta kalacaktır.
Evrim de tıpkı gravitasyon gibi bir kanundur, amacı veya ulaşabileceği bir son nokta bulunmaz.
Konu MorningStar tarafından (25-09-2008 Saat 00:02 ) değiştirilmiştir..
|

25-09-2008, 20:14
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,592
|
|
|
öküzlüğe...
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

26-09-2008, 02:27
|
 |
Hakkaten Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 44
Mesajlar: 370
|
|
|
Nietzche üst insandan neyi kastetti acaba ? Evrim sürecinde ayakta kalmayı başarabilen her tür üst sayılabilirmi ? Sayılırsa mesele yok, elbette ki son kalan insan üst insan sayılacaktır. Ama evrim her zaman mükemmeli seçmez, bazen mükemmel yok olurken onun mutant versiyonu ayakta kalabilir. Biyolojik olarak ırkların kaynaşması en mükemmeli yaratmaz bence, ortaya çıkacak olan tür o ırkların ortalaması olacaktır... Zihinsel olarak ise gidişatı daha da kötü görüyorum, halk kitleleri yavaş yavaş üretici düşünce yerine, az düşün çok mutlu ol prensibini benimsiyor...Teknoloji ve bilimde ki ilerlemeler de geniş kitlelerin zihinsel ve bedensel olarak emeksiz yaşaması için her türlü konforu sunuyor... Bence dünya da son kalanlar hiç de umulduğu gibi üstinsan olmayacaklar, hatta bugün kü anlayışımıza göre insan bile olmayacaklar....
|

26-09-2008, 18:16
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 187
|
|
Alıntı:
MorningStar´isimli arızadan alıntı
Evrim de tıpkı gravitasyon gibi bir kanundur, amacı veya ulaşabileceği bir son nokta bulunmaz.
|
Buraya kadar yazı mükemmel eline emeğine sağlık.
Ancak evrimin henüz kanun olduğunu söyleyemiyoruz.Bunu evrimi küçültmek adına değil bilimin objektivizmi adına belirtmek istedim.
Demem o ki evrim canlılığı en güzel,en net,en mantıklı açıklayan bilimsel bir teoridir ,henüz kanun değildir.
“Parmaklarımızın altındaki klavyedir, baktığımız ekrandır felsefe, Aristo’nun 1 ve 0’larıdır,Marx’ın adaletidir, Platon’un devletidir felsefe.” lunatic
|

26-09-2008, 23:31
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 24-09-2008
Mesajlar: 9
|
|
Alıntı:
lunatic´isimli arızadan alıntı
Buraya kadar yazı mükemmel eline emeğine sağlık.
Ancak evrimin henüz kanun olduğunu söyleyemiyoruz.Bunu evrimi küçültmek adına değil bilimin objektivizmi adına belirtmek istedim.
Demem o ki evrim canlılığı en güzel,en net,en mantıklı açıklayan bilimsel bir teoridir ,henüz kanun değildir.
|
Evet, burada bariz bir hata yapmışım teşekkür ederim düzeltme için...
Doğru ifade: "Evrimin, gravitasyon kanunu gibi, bir amacı veya ulaşabileceği bir son noktanın olamaz." olmalıydı.
Öte yandan biz teori denince hep ispatlanması gereken bir hipotez anlarız, ancak bilimde teori ikili bir anlam taşır. Biri bizim ilk aklımıza gelendir, diğeri, ve evrim "teorisi" derken bahsettiğimiz, ise : Organize, sistemli açıklamalar bütünü olan teorilerdir.
Evrim ispatlanabilirliği açısından yer çekimi gibi değildir. Test edilip ölçülemez. Bu hem zamansallığı (zaman içinde olmuş bitmişliği ve zamana yayılmışlığı) hem de hesaplayamayacağımız kadar çok değişkeni barındırıyor olması bakımından böyledir. Ancak evrim "teorisi" ile pek çok olayı açıklayabiliyoruz ve be açıklamalarımız da yeni araştırma alanlarına yol verebilmektedir. Evrim teorisinin önemi de budur.
|

27-09-2008, 11:02
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 11-03-2008
Yaş: 32
Mesajlar: 10
|
|
|
merhaba;
sadece Nietzsche de değil onunla çağdaş olan hemen hemen tüm düşünürlerin (özellikle 19yy dakiler Marxistler ve diğerleri) ortak görüşü okuma yazma oranı, bilgi vs arttıkça kilise güç kaybedecek ve insanlık ister istemez iyiye güzele gerçeğe doğru yönelecekti. insanlar bilimsel düşünecek, dini inançlardan sıyrılacak, eşitliğe ve özgürlüğe doğru yol alacaktı.
ama olmadı, olmadığı gibi onun üstün insan görüşü Hitler tarafından manupule edilerek nasyonal sosyalizme hizmet etti.. yukarıda yazıldığı gibi evrim illa da üstüne daha iyiye doğru seyretmez. ve tarih söyelenildiği gibi hep kötü taraftan ilerliyor...
insanın ayıklanıp üstün olanın ortaya çıkması ile ilgili olarak iki şey söylenebilinir... birincisi eskiden yani bebek ölümlerinin fazla olduğu yıllarda insan soyu gerçekten ayıklanıyordu, sadece güçlü olan bebekler hayatta kalıyordu. ama şimdi doğan her çocuk bir takım ilaç ve tekniklerle yaşatılıyor... hümanist yanımızdan sıyrılıp objektiv olarak olaya bakarsak insan soyu şimdi üstün olana değil, zayıf insana doğru ilerliyor... "eski toprak" olanların sayısı gittikçe azalıyor ve şimdi artık "sana bir şey olmaz" muhabbeti yavaş yavaş unutuluyor...
söylenecek ikinci şey, bilimin insan soyunu gen manupülasyonu vs tekniklerle iyileştirebilme ihtimali... eğer böyle bir yeni mutant falan yaratılırsa onlarında hayatta kalma ihtimali eskilerin arasında ne olur? bilinmez...
şahsen kapitalizmin her zaman iğrenç bir sistem olduğuna inandığım için tüm insanlığı kısa zaman içerisinde yok edeceğini inanıyor ve evrim vs için zaman kaldığını da düşünmüyorum... şu son finansal kriz, yiyecek krizi, enerji krizi ve ozon, kutup buzlarının erimesi ve diğer çevre sorunları düşünüldüğünde bunları veri olarak kabul edersek seksenli yıllarımızdaki evrilmiş halimizi görmemiz bile belkide bir mucizeye bağlı olacak
|

27-09-2008, 12:31
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 04-09-2008
Mesajlar: 13
|
|
insan yaratıcılığın son noktasına ulaşacaktır yappay zeka organik teknoloji falan derken insan yeni yaratılar üretecek ve bu yaratıklar insandan daha zeki olacak ve insan nesli yok olacak  Nostradamus gibi oldu ama ...
Yaşam... Saçmalık... ....
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:00 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|