|
|
| Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir.. |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Akıl hastaları ve çocukların yaptıklarına sanat diyebilir miyiz?Felsefe içerisinde Akıl hastaları ve çocukların yaptıklarına sanat diyebilir miyiz? konusu: Bu soruyu düşünmeden önce size göre sanatın ne olduğu, ne olması gerektiği, varsa şartları vs. konuşabiliriz.
Size göre diyorum çünkü sanatın tanımı sözlüklerde yazılanlardan çok daha karmaşık, veya basit olabilir. ...

29-08-2008, 03:00
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 172
|
|
Akıl hastaları ve çocukların yaptıklarına sanat diyebilir miyiz?
Bu soruyu düşünmeden önce size göre sanatın ne olduğu, ne olması gerektiği, varsa şartları vs. konuşabiliriz.
Size göre diyorum çünkü sanatın tanımı sözlüklerde yazılanlardan çok daha karmaşık, veya basit olabilir. Size göre diyorum çünkü sanatın tanımı yoktur. Her düşünürün, her sanat akımının kendine özgü tanımları vardır. Tarih ilerledikçe sanatın tanımı dönemin paradigmalarının değiştiği gibi değişmiş, evrim geçirmiş, ve geçirmeyede devam ediyor.
Sanat kesinlikle şudur diyemeyiz çünkü sanat din gibi dogmatik değildir. Bilim gibi olanı en doğru şekilde açıklamaya çalışmaz. Sanat zaten "olandır", yaratıcılarıda insanlardır.
Sanat kesinlikle şudur diyemeyiz: Sanat bana göre, sana göre, ona göre... şudur diyebiliriz ancak.
Şimdi soruyorum. Size göre sanat nedir? Ve kimlerin eserlerine sanat diyebiliriz? Akıl hastaları (Deli dediklerimiz), ve küçük çocuklar (Yaş sınırı 6 7 8 9 1 0 vs olabilir. Bildiğiniz çocuk işte). Onların yaptıklarına (hepsine değil ama hiçbirinede değil) sanat diyebilir miyiz?
Tabi bu soruyu plastik sanatlar için soruyorum. Resim, heykel, vs gibi şeyler...
Saygılar
|

29-08-2008, 03:10
|
 |
psychedelic
|
|
Üyelik Tarihi: 05-01-2008
Nerden: Eskişehir
Yaş: 22
Mesajlar: 74
|
|
|
Sanatın ozgurlukten geldigini inananlardanım.Nasıl desem yani kendi hayalerinizi insanlarla paylasmaktır.Ne kadar ozgurseniz veya korkusuz yaptıgınız eserlerin dunyada bırakıcagı etki o kadar buyuk olucaktır.Ve buda hayalerinizin insanlara ulasmasını dogrudan etkilicekdir.Simdi bunu anlatmamın altında yatan temel neden ben aklı insanların onundeki en buyuk engel olarak goruorum.Aklın cemberinin dısına cıkarsanız vea onu yoq ederseniz iste o zmn yaratacagınız eserler gercekden ozgur olur ve topluma kendinizden bisiler katabilirsiniz(:Ama kendi dusunceme bile kuskulu yaklasıorum acıkcası daha tam kabullenmedim suana kadar hayatla ve sanatla ilgili cozdugum problemlerin cvplari benim bu kanıya varmamı saglayan en buyuk etken.saygılar efenim

Soğuk psikozlu gözlerin ardındaki inatçı hezeyanlar...
|

30-08-2008, 01:14
|
 |
The Zaza
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 46
|
|
|
Bence Sanat insanın özüdür. özünü yansıtan çozukta olabilir Akıl hastasıda.
|

30-08-2008, 01:27
|
 |
Kış Armudu
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Yaş: 41
Mesajlar: 780
|
|
|
Çocuk ya da akıl hastalarında ortak bir payda vardır: az işleyen ya da devre dışı bir korteks...
Sanat = korteks demek ise, buna sanat den(e)mez bu durumda.
Bana kalırsa, durum tam tersidir. Kortekstir sanatı ve sanatsallığı iğfal eden... İnsan bilerek üretirse, o tekniktir... BİLerek üretirse, o sanattır... 1.si için korteks lazımdır, 2.si için kortekssizlik...
Bence...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

05-09-2008, 02:55
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 172
|
|
Yorumlarınız için teşekkürler
Konuyu açan olarak kendi fikrimi de yazsam iyi olucak
Şimdi bir şeye bu sanat eseridir diyebilmek için o şeyi yapanın akıl sağlığı, eğitim, durumu, felsefesi, yaşı vs gibi özelliklerine mi bakmalıyız? Evet diyorsanız ben öyle düşünmüyorum.
Bir şeyin sanat eseri olup olmaması yapana bağlı olmamalı.
Mesela picasso ve resimlerini bilmesek ve picasso'nun yaptığı bir resimi bir akıl hastasının yaptığını söyleseler, esere değilde onu yapana önem verdiğimiz için, yani resmi yapan kişinin akıl hastası olmasından ötürü picasso'nun resmine sanat eseri diyemicektik.. Böyle yapmak mantıklımı sizce???
Eğer bir şeyin sanat olup olmaması onu yapan kişinin herhangi durumuna bağlıysa, o yapılan şeyin bir değeri kalmıyor demektir.
Sanatçıyı yaptığı sanat eseri ile bir bütün olarak görmemeliyiz bence. eseri sanatçısından bir nebze ayrı tutmamız gerektiğini düşünüyorum. Tamamen ayrı değil çünkü sanatçı eserine kendi iç dünyasını, veya dış dünyayı nasıl gördüğünü yansıtabilir. Bir sanat eseri çoğu zaman sanatçısını anlatır. Ondan kopmuş bir parçası gibidir. Ve koptuğu andan itibaren eser sanat olma niteliğini sanatçısı dahil herşeyden ayrı olarak içinde taşır. O niteliği göremememiz olmadığı anlamına gelmez.
O yüzden bir nebze ayrı tutmalıyız diyorum.
Bana göre sanatta önemli olan tekşey sanat eserleridir, sanatçı değil. Eserin yaratıcısı bile olsa ben yaratıcıya değil esere bakarım. Sanatçıyı sadece eseri daha iyi anlayabilmek, görebilmek için kullanırım. Sanatçının esere verdiği anlamı göremiyorsam, sanatçıya sorarım.
Peki sanatçı soruma cevap veremiyecek kadar akıl hastasıysa. Bende doktoruna sorarım Çevresine bakarım. Rüyalarını göremem. Ama rüyaların sürrealist olabileceğini bilirim. Ve akıl hastasının resmettiği şey rüyalarıysa ben sanat derim.
Bir akıl hastası hep gerçek dünyadan kopuk bilinç altlarında, yani kendi hayal düyasında yaşadığı için içinden geldiği gibi yaptığı her resim onun derin anlamlar taşıyan bilinç altını ortaya koyucaktır. Hele birde resme yeteneği varsa... Yani bir akıl hastası her daim hayal dünyasında yaşar, onu hayal dünyasını gösterebileceği bir uğraşa zorlarsanız elinize en büyük sanatçıları bile kıskandırıcak eserler ortaya çıkar.
Her akıl hastasını aynı kefeye koyamazsınız. Hepsi de çiçek böcek çizen, şuursuz, hayvandan farksız ucubeler değil. Aralarında çok farklar var, çünkü beyin hala tam olarak çözülememiş çok karmaşık bir organ. Beynin neresinin hastalıklı olduğu tam olarak bilinemez.
Bütün akıl hastalarını aynı hastaneye yatırmaları hepsinin aynı olduğunu göstermez !
Çocuklar hayal gücü en geniş belkide en iyi sanatçılardır. Ama yaptığı şeyler özgün olmayabilir. Çünkü Çocukların yaptığı resimlere şöyle gelişi güzel bakarsak birbirlerinin benzediğini hatta aynı olduğunu zannedebiliriz, ama dikkatli bakınca aralarında çok farklılıklar olduğunu görürüz (akıl hastalarının yaptığı resimler içinde geçerli). Resimlerde tıpkı insanlar gibi eşsizdir, başkalarının tarzına benzetmeye çalışsalar bile yinede aynı olamazlar. O yüzden her yapılan resim özgündür diyebiliriz belkide..
Çocukaların hayal gücü yetişkinlere oranla çok daha geniştir, en büyük sanatçılardan teknik bakımdan olmasada iyi resim yapabilirler. Hangi rengin nereye gelmesi gerektiğini düşünmezler, boyayı cesurca sürerler (ne yazıkki bu çoğu sanatçının yapamadığı bir şeydir). Çünkü beğenilme kaygısı yoktur . Beğenilme kaygısı para kazanmak için olabilir ancak. Yapılan resmi karalamadan ayırabilirsen yani anlayabilirsen beğenirsin ve ona sanat dersin (bazen anlamsız karalamalarda bile bir anlam vardır) . İşte çocuklarda bu kaygı yoktur, yaptığı resmi kendisinden başka anlayan olmamasını umursamazlar, ama başka biri onun gözünden bakmayı başarıp yaptığı resimdeki anlamı çıkarabilirse ozaman sanat ilan edilir (7 8 yaşında sanatçılara örnek çok)..
Gerçeği nasıl görüyorlarsa öyle resmederler. Yada Zihinlerindeki gerçekliği resmederler.
Bu çocukların yaptıklarına "coşkunluk" deyip sanattan saymamak kıskançlıktan başka bir şey değil bence...
Bakınız:
http://www.anarsist.org/felsefe/1044...stu/#post88699 ('Çığlık' günışığıyla buluştu)
Konu vasko tarafından (05-09-2008 Saat 03:00 ) değiştirilmiştir..
|

05-09-2008, 16:57
|
 |
Bad Sector
|
|
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: Bursa
Mesajlar: 46
|
|
|
Sanatta kısıtlama yoktur. Yaratıcısının hissettiklerini tamamen yansıtabildiği bir alan. Anlaşılmazlığı yada büyüsü yaratıcısına bakış açısına bağlıdır. Sınırsızlığın,yaşam evresinde farkedilebileceği ve özgürlük diye adlandırılabileceği tek kapsam sanat. Ve elbette ki doğallık açısından düşünüldüğünde yada sanata birim getirme,değerlendirme çabalarına girişildiğinde benim için henüz eserle tanışmamışken araştırma , bilgi edinme sürecinde popülaritesi negatiflik yansıtır. (...ünlenen herşey gibi eserde kirlenmiştir... katı yargımdan ötürü)

Yıka kirli kadehlerle,yıka günahlarımı...
|

17-09-2008, 14:02
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 21
|
|
|
delilik kime göre?onların susturamadıklarına deli damgası vurup küçümsiyerek insanların dikatleri söylenenlerden uzaklaştırdıklarını bilmiyormyuz.
|

17-09-2008, 15:46
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 9
|
|
|
"art is in the eye of the beholder" demeyi seçeceğim ben. sanat, iyi sanat dediğin, beynin estetik kurallarına en iyi hitap edebilendir, yani. yapandan çok gören gözü bağlar. ondan sonra ha ajdar yapmış, ha goril, ha akıl hastası... ben sanata sanat demem sanat bana bakamamışsa.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:20 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|