Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Felsefe

Felsefe Felsefe Rusya gibidir. Bataklık çoktur ve sık sık Almanlar tarafından işgal edilir..

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Nietzsche-marks ve doğu felsefesi

Felsefe içerisinde Nietzsche-marks ve doğu felsefesi konusu: Farklı düşünceleri, farklı idealleri olan ve bu ideallerinin temeline insanı alan bu iki filozof yaşamı derinlemesine incelemişler ve insan sorunlarına kayıtsız kalmamışlardır. Bu iki filozofun farkı ideallerine giden yollarıydı. Nietzshe’nin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 10-08-2008, 23:34
perhaps... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
..
 
Üyelik Tarihi: 04-08-2008
Nerden: hatay
Yaş: 17
Mesajlar: 34
Standart Nietzsche-marks ve doğu felsefesi

Farklı düşünceleri, farklı idealleri olan ve bu ideallerinin temeline insanı alan bu iki filozof yaşamı derinlemesine incelemişler ve insan sorunlarına kayıtsız kalmamışlardır. Bu iki filozofun farkı ideallerine giden yollarıydı. Nietzshe’nin umudu üstün insan iken Marks ın umudu işçi sınıfıydı.

Marks, Nietzshe’nin aksine eşitlik için mücadele veren bir düşünürdür. Kimi düşünürlere göre o bir hümanisttir. Yüreğimde insan sevgisi, insan saygısı ve insan sıcaklığı olmadan hiçbir düzenin kurulamayacağına inanırdı. Sahte Marksçılara inat katılaşmamakta direnen bu düşünce akımı tek tek insanların mutluluğundan geçerek bütün insanların mutluluğuna varılacağına inanan bir kuramcı hümanisti. Kapitalist anlayışa karşı çıkan Marksa göre herkesin ekonomik olarak refaha kavuştuğu her çeşit sömürüden kurtulup insanca yaşayabileceği düzeye ulaştığı bir ortamın var olabileceğini hayal eder. Ataol Behramoğlu bu düşüncelerden etkilenerek şu sözleri yazmıştır.

Bütün insanları sevmek gerektiğini düşünün
Düşmanlarımız dışında
Düşmanlarımız çünkü
Sevgiyi yok ettikleri için
Düşmanlarımız oldular

Nietzshe, Marksın bu görüşlerine ve eşitlik anlayışına doğal yasaya uygun olmadığını düşünerek karşı çıkmıştır. Ona göre, güç kimdeyse o iyidir. Yani burada bir birliktelik ve insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir güçten bahsedilmiyor. Her varlık kendi potansiyelini doğadaki diğer yaşayan varlıklar gibi oluşturmalıdır. Çünkü doğada güçlü olan kazanmıştır. Tıpkı ormanda kralın aslan olması gibi.

Günümüzde çeşitli ideolojik görüşler yada başka nedenlerle bir araya gelen insanlar oluşturdukları sürülerle varken, aslında insan kendi olarak bir yerlere gelmeli kısaca kendi olmalıdır. Nietzshe’nin gerçekte söylediği de budur.

İnsanlık daima dünyaya deha sahipleri ortaya koymak görevi ile mükelleftir ve bundan başka görevi yoktur. Nietzshe kötümserdir. İnsan bu kötümserliği ile kahraman olmalıdır. Köşeye çekilmeyi hayali bir amaç, yorgunluğun edilgenliği olarak görür. Her kötümser gibi Nirvananın esinlerine bağlı olarak hayattan elini çekmek yerine tersine Nietzshe bu kötümserlik ile hayat arzusunun gelişip yaygınlaşmasına çalışır. Bu aslında çoğu kişi tarafından düşünülen kötümser bir düşünce değildir.

Nietzshe’nin burada varmak istediği nokta insanın kendi özündeki güce dönmesini sağlamaktır. Bunu da şu sözü ile ifade eder.’ Ben size beni kaybetmeyi, kendinizi bulmayı emrediyorum. Ne vakit beni tamamen inkar ederseniz ben size o vakit geri dönerim’.

Nietzsche’nin görüşlerinde,İyi; insanda güç duygusunu, gücün kendisini yükselten her şeydir. Kötü; zayıflıktan doğan her şeydir. Mutluluk; gücün büyüdüğü duygusu, bir engelin aşıldığı duygusu. Doygunluk değil daha çok güç, barış değil savaş, erdem değil yetenek anlamına gelirken.Zayıflar, nasipsizler yıkılmalı. Bu bizim insan sevgimizin baş ilkesidir. Onlara bu nedenle yardım edilmelidir.

Herhangi bir günahtan daha zararlı olan Hristiyanlıktır. Güzellik güce dayanır. Güç, hayatın biricik ilkesi, tavlayanı olmalıdır. Yaşamak için insanlar yalnızca ona dayanmalıdır. Kısaca insansal kurtuluş için güzellik ve güç üzerine temellenmiş olan hayat aşkı gerekir.

İnsanlık bugün inanıldığı gibi, daha iyiye yada daha güçlüye yada daha yükseğe doğru bir gelişme göstermemektedir.’İlerleme’ modern bir düşüncedir. Bugünün Avrupalısı, değerlilik bakımından Rönesans Avrupalısının fersah fersah altındadır. İleriye doğru gelişme, herhangi bir zorlukla, yükselme, yücelme ve güçlenme değildir.

Yaşamın ağırlık noktası yaşamın içinde değil öteye (hiçliğe) yerleştirilince o zaman yaşamın ağırlık noktası toptan kaldırılmıştır. Kişi aldanmaya kapılmamalıdır. Büyük tinliler kuşkucudur. Zerdüşt bir kuşkucudur.

Budizm, genç insanlar için bir dindir. İyilikli yumuşak hale gelmiş üst düzeyde tinselleşmiş, çok kolay acı duyabilen ırklar için Budizm bu ırkların barışa ve neşeliliğe tinsel olan bir perhiz koymaya bedenin sertliklerini azaltmaya yönelmişliklerdir.

Hıristiyanlık ise yırtıcı hayvanlar üzerinde efendi olmak istiyordu. Bulduğu yol ise onları hasta yapmaktır, zayıflaştırmaktır. Buda uygarlaştırma reçetesi olarak sunulmuştur.

Budizm uygarlığın ve yorgunlaşmanın dinidir. Hıristiyanlığın önünde ise uygarlık yoktur. Budizm, yüz kez daha soğukkanlı, dürüst ve nesneldir. Acısını acı duyabilirliğini kendi kendine günah yorumu ile saygıdeğer kılmak zorunda değildir. Budizm de şeytan sözcüğü bir rahatlamadır. Kişinin son derece güçlü ve korkunç bir düşmanı vardır. Böyle bir düşmandan dolayı kişi çektiği acılardan utanmamalıdır.

Hıristiyanlığın temelinde Doğuya ait bazı incelikler vardır. Bir şeyin doğru olup olmadığı hiç fark etmez. Ama buna doğru diye inanılması son derece önemlidir. Bu konuda bilgili olmak Doğuda bilgeliğin ta kendisidir. Brahmanlar, Platon ve esoterik bilgeliğin her öğrencisi bunu anlamıştır. Örneğin günahtan kurtulduğuna inanmak insana mutluluk veriyorsa, bunun için önemli olan insanin günahkar olması değil,günahkar hissetmesidir. Genel olan insanca akıl ve bilgi araştırma gözden düşürülmemelidir. Sevgi insanın şeyleri en olmadıkları gibi gördüğü durumdur.
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 11-08-2008, 09:18
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-07-2008
Mesajlar: 22
nietzsche çekiç ve örsle felsefe yapmıştır.aslında herkesin farkedebileceği ama kendine bile itiraf edememiyeceği şeyleri çok rahat bir şekilde ifade etmiştir.kitaplarını okuyan az da olsa bir muhakeme gücü olan insan evet doğru söylüyor diyebilir.
tabi ki güçsüz aciz biri değilse.eşitliği güçsüzler ister.
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 11-08-2008, 13:42
lunatic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 187
Blog Başlıkları: 1
Yüz kere marx mı nietzsche mi diye sorsalar,98 kere marx derdim


“Parmaklarımızın altındaki klavyedir, baktığımız ekrandır felsefe, Aristo’nun 1 ve 0’larıdır,Marx’ın adaletidir, Platon’un devletidir felsefe.” lunatic
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-08-2008, 06:32
frei_geist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-08-2007
Mesajlar: 37
sayın perhaps, bu yazı size ait mi, değil mi bilmiyorum ama, lütfen şu soruma cevap verebilir misiniz?
"Marks, Nietzshe’nin aksine eşitlik için mücadele veren bir düşünürdür."(yukarıdaki yazıdan alıntıdır)
marx ne tür bir insan eşitliğinden bahseder?
nietzsche ne tür bir insan eşitsizliğinden bahseder?
eşitlik kavramı her iki filozofda da aynı olgu bağlamında mı ele alınmıştır?
üzgünüm ama bu cümleyi yazan kişi ne marx'ı ne de nietzsche'yi anlamamıştır, karşılaştırma yapma da ise komik duruma düşmüştür.
"Nietzshe, Marksın bu görüşlerine ve eşitlik anlayışına doğal yasaya uygun olmadığını düşünerek karşı çıkmıştır."(alıntı)
" "doğa yasası" bir batıl inanç sözcüğü... doğadaki zorunluluk "yasalara uygunluk" deyimiyle insanileşir ve mitolojik hayalciliğin son sığınağıdır"(nietzsche, insanca pek insanca 2.cilt, 9.pasaj,s.22 ithaki yayınları).

Ona göre, güç kimdeyse o iyidir. Yani burada bir birliktelik ve insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir güçten bahsedilmiyor. Her varlık kendi potansiyelini doğadaki diğer yaşayan varlıklar gibi oluşturmalıdır. Çünkü doğada güçlü olan kazanmıştır. Tıpkı ormanda kralın aslan olması gibi.(alıntı)
aslanın kral olması gibi öylemi, bu yazıyı yazan nietzsche okumadan yazmış sanırım. şu iyi anlaşılmalı, nietzsche'de "güç" kavramı somut bir nitelik taşımaz, hele aslanın krallığıyla hiç bağlantı kurulamaz - ne krallığıysa da!- bu paragrafta ne anlatmaya çalışmış yorumcu? cümleler cümleleri tutmuyor, çok ilginç gerçekten. doğada denge vardır, aslan geyiği, onun üzerinde tahakkum sahibi olmak için parçalamaz, zavallı hayvan karnını doyuruyor sadece.
Günümüzde çeşitli ideolojik görüşler yada başka nedenlerle bir araya gelen insanlar oluşturdukları sürülerle varken, aslında insan kendi olarak bir yerlere gelmeli kısaca kendi olmalıdır. Nietzshe’nin gerçekte söylediği de budur.(alıntı)
bir yanlış anlama daha - aslında bu yazı örnek olarak asılmalı bir yerlere, nietzsche'den ne anlamamalıyız diye!- insanın bir yere gittiği yok, bir yere gelmeye çalışmasına da gerek yok. yapacağı tek şey olmadığı bir yere getirildiğinin farkına varmasıdır; yani "develikten" kurtulmalıdır. zerdüştteki deve, aslan, çocuk metaforunun anlaşılması ümidiyle...
Nietzshe’nin burada varmak istediği nokta insanın kendi özündeki güce dönmesini sağlamaktır.(alıntı)
hadi bu yanlışı da düzeltelim, nietzsche'nin varmak istediği nokta, insanın kendini tanıyamamasından dolayı "güç istenci" için "özü" dediği doğasının temeline "metafizik" bir varlık tasarımı yerleştirme "güçsüzlüğünden" kurtulması gerektiğidir.
Nietzsche’nin görüşlerinde,İyi; insanda güç duygusunu, gücün kendisini yükselten her şeydir. Kötü; zayıflıktan doğan her şeydir. Mutluluk; gücün büyüdüğü duygusu, bir engelin aşıldığı duygusu. Doygunluk değil daha çok güç, barış değil savaş, erdem değil yetenek anlamına gelirken.Zayıflar, nasipsizler yıkılmalı. Bu bizim insan sevgimizin baş ilkesidir. Onlara bu nedenle yardım edilmelidir.(alıntı)
bu pasaj(ın)- deccal, 2.pasaj, s.10, ithaki yayınları- devamı: herhangi bir günahtan daha zararlı olan nedir?-nasibi kıtlara, zayıflara duyulan acımadan doğan eylem-hıristiyanlık.
İnsanlık bugün inanıldığı gibi, daha iyiye yada daha güçlüye yada daha yükseğe doğru bir gelişme göstermemektedir.’İlerleme’ modern bir düşüncedir.(burda araya girelim, çünkü can alıcı nokta tam da bundan sonrası ama ne hikmetse orası bay geçilmiş: ilerleme modern bir düşüncedir yani yanlış bir düşüncedir. )Bugünün Avrupalısı, değerlilik bakımından Rönesans Avrupalısının fersah fersah altındadır. İleriye doğru gelişme, herhangi bir zorlukla, yükselme, yücelme ve güçlenme değildir.(alıntı)
nietzsche'yi bir yere bağlayarak yapılmaya çalışılan tüm okumalar fiyaskoyla sonlanacaktır, bu kaçınılmaz. çünkü nietzsche bir yerde durmaz, nietzsche'yi nietzsche ile bile çürütebilirsiniz. nietzsche'nin tüm yapmaya çalıştığı, "insanca, pek insanca" olan herşeyi -ki bu da herşeydir - ortaya döküp "işte insan bu kadar" onun için, "insan aşılması gereken birşeydir(zerdüşt)" aşın onu demesidir. nietzsche'de ne inanılacak ne de savunulacak birşey vardır, formüle edersek, o size sizi resmetmektedir. bu yüzden şöyle der: "yoldaşlar arar yaratıcı, cesetler değil ve sürüler ve inançlar değil (zerdüşt)." yani sonuç olarak onunla yola çıkılması gerek, savunulacak ya da yadsınacak birşey yoktur nietzsche'de.
ve şu cümlesi olaya da son noktayı koymaktadır aslında: "cümle alem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü."
saygılar.


çok az çekerdi bilgi bizi, yolunun üstende bu kadar çok kaldırılacak utanç olmasaydı.(nietzsche)
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 12-08-2008, 13:56
Kumru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 17
Mesajlar: 205
Blog Başlıkları: 1
Eğer bu Marks-Nietzsche karşılaştırması sana aitse bence Nietzsche yi duyduğun kalıplaşmış sözcüklerden ibaret kılma"Güçlü olan iyidir"gb, buradaki gücüde iyiliğide örneklerde verildiği gb somutlaştıramazsın."Nietzshe Ağladığında" adlı kitabı okumanı tavsiye ederim o zaman nasıl bir güçten bahsedildiğini anlarsın...
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 12-08-2008, 17:21
perhaps... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
..
 
Üyelik Tarihi: 04-08-2008
Nerden: hatay
Yaş: 17
Mesajlar: 34
Yazı bana ait değildir.Bakış açısı farklı geldi ve tam olarak yorumlayamadım.Sizlerle paylaşmak istedim sayn frei_geist in açıklamalıryla birçok şeyi anlamlandırabildim .Sayın kumru sizdende böyle bir açıklama beklerdim.Yinede önerinz için teşekkürler.

saygılar..


Soldu içli sesin beslediği tomurcuk,alaycı çalgıcılar dükülüyor şarkılardan...Hüzün sürgün,aşk yılışık...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dogu, felsefesi, nietzsche-marks


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Proudhon ve Anarşizm - L. Gambone kaos Tarih 2 12-08-2008 21:18
Milliyetçiliğin Bitmeyen Çekiciliği kaos Güncel Mevzular 0 06-08-2008 13:50
İspanyol Devriminde Anarşizm kaos Tarih 0 06-08-2008 13:39
işte 21.yüzyılın ergenekonu sakin Güncel Mevzular 15 28-07-2008 21:33
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:11 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org