sayın perhaps, bu yazı size ait mi, değil mi bilmiyorum ama, lütfen şu soruma cevap verebilir misiniz?
"Marks, Nietzshe’nin aksine eşitlik için mücadele veren bir düşünürdür."(yukarıdaki yazıdan alıntıdır)
marx ne tür bir insan eşitliğinden bahseder?
nietzsche ne tür bir insan eşitsizliğinden bahseder?
eşitlik kavramı her iki filozofda da aynı olgu bağlamında mı ele alınmıştır?
üzgünüm ama bu cümleyi yazan kişi ne marx'ı ne de nietzsche'yi anlamamıştır, karşılaştırma yapma da ise komik duruma düşmüştür.
"Nietzshe, Marksın bu görüşlerine ve eşitlik anlayışına doğal yasaya uygun olmadığını düşünerek karşı çıkmıştır."(alıntı)
" "doğa yasası" bir batıl inanç sözcüğü... doğadaki zorunluluk "yasalara uygunluk" deyimiyle insanileşir ve mitolojik hayalciliğin son sığınağıdır"(nietzsche, insanca pek insanca 2.cilt, 9.pasaj,s.22 ithaki yayınları).
Ona göre, güç kimdeyse o iyidir. Yani burada bir birliktelik ve insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir güçten bahsedilmiyor. Her varlık kendi potansiyelini doğadaki diğer yaşayan varlıklar gibi oluşturmalıdır. Çünkü doğada güçlü olan kazanmıştır. Tıpkı ormanda kralın aslan olması gibi.(alıntı)
aslanın kral olması gibi öylemi, bu yazıyı yazan nietzsche okumadan yazmış sanırım. şu iyi anlaşılmalı, nietzsche'de "güç" kavramı somut bir nitelik taşımaz, hele aslanın krallığıyla hiç bağlantı kurulamaz - ne krallığıysa da!- bu paragrafta ne anlatmaya çalışmış yorumcu? cümleler cümleleri tutmuyor, çok ilginç gerçekten. doğada denge vardır, aslan geyiği, onun üzerinde tahakkum sahibi olmak için parçalamaz, zavallı hayvan karnını doyuruyor sadece.
Günümüzde çeşitli ideolojik görüşler yada başka nedenlerle bir araya gelen insanlar oluşturdukları sürülerle varken, aslında insan kendi olarak bir yerlere gelmeli kısaca kendi olmalıdır. Nietzshe’nin gerçekte söylediği de budur.(alıntı)
bir yanlış anlama daha - aslında bu yazı örnek olarak asılmalı bir yerlere, nietzsche'den ne anlamamalıyız diye!- insanın bir yere gittiği yok, bir yere gelmeye çalışmasına da gerek yok. yapacağı tek şey olmadığı bir yere getirildiğinin farkına varmasıdır; yani "develikten" kurtulmalıdır. zerdüştteki deve, aslan, çocuk metaforunun anlaşılması ümidiyle...
Nietzshe’nin burada varmak istediği nokta insanın kendi özündeki güce dönmesini sağlamaktır.(alıntı)
hadi bu yanlışı da düzeltelim, nietzsche'nin varmak istediği nokta, insanın kendini tanıyamamasından dolayı "güç istenci" için "özü" dediği doğasının temeline "metafizik" bir varlık tasarımı yerleştirme "güçsüzlüğünden" kurtulması gerektiğidir.
Nietzsche’nin görüşlerinde,İyi; insanda güç duygusunu, gücün kendisini yükselten her şeydir. Kötü; zayıflıktan doğan her şeydir. Mutluluk; gücün büyüdüğü duygusu, bir engelin aşıldığı duygusu. Doygunluk değil daha çok güç, barış değil savaş, erdem değil yetenek anlamına gelirken.Zayıflar, nasipsizler yıkılmalı. Bu bizim insan sevgimizin baş ilkesidir. Onlara bu nedenle yardım edilmelidir.(alıntı)
bu pasaj(ın)- deccal, 2.pasaj, s.10, ithaki yayınları- devamı: herhangi bir günahtan daha zararlı olan nedir?-nasibi kıtlara, zayıflara duyulan acımadan doğan eylem-hıristiyanlık.
İnsanlık bugün inanıldığı gibi, daha iyiye yada daha güçlüye yada daha yükseğe doğru bir gelişme göstermemektedir.’İlerleme’ modern bir düşüncedir.(burda araya girelim, çünkü can alıcı nokta tam da bundan sonrası ama ne hikmetse orası bay geçilmiş: ilerleme modern bir düşüncedir
yani yanlış bir düşüncedir. )Bugünün Avrupalısı, değerlilik bakımından Rönesans Avrupalısının fersah fersah altındadır. İleriye doğru gelişme, herhangi bir zorlukla, yükselme, yücelme ve güçlenme değildir.(alıntı)
nietzsche'yi bir yere bağlayarak yapılmaya çalışılan tüm okumalar fiyaskoyla sonlanacaktır, bu kaçınılmaz. çünkü nietzsche bir yerde durmaz, nietzsche'yi nietzsche ile bile çürütebilirsiniz. nietzsche'nin tüm yapmaya çalıştığı, "insanca, pek insanca" olan herşeyi -ki bu da herşeydir

- ortaya döküp "işte insan bu kadar" onun için, "insan aşılması gereken birşeydir(zerdüşt)" aşın onu demesidir. nietzsche'de ne inanılacak ne de savunulacak birşey vardır, formüle edersek, o size sizi resmetmektedir. bu yüzden şöyle der: "yoldaşlar arar yaratıcı, cesetler değil ve sürüler ve inançlar değil (zerdüşt)." yani sonuç olarak onunla yola çıkılması gerek, savunulacak ya da yadsınacak birşey yoktur nietzsche'de.
ve şu cümlesi olaya da son noktayı koymaktadır aslında: "cümle alem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü."
saygılar.