|
|
| Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat.. |
tebessüm yok....Edebi Mevzular içerisinde tebessüm yok.... konusu: -ne diyor bu ''nur dass gibt es''
--sadece bu var demek
-müziğin içinde sadece sen olman gibi
--ellerimde ki sızı gibi,boş kalacak olmanın verdiği...
...gözünü açtığında ki kapamış olduğunun bile ...

01-04-2008, 23:43
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-ne diyor bu ''nur dass gibt es''
--sadece bu var demek
-müziğin içinde sadece sen olman gibi
--ellerimde ki sızı gibi,boş kalacak olmanın verdiği...
...gözünü açtığında ki kapamış olduğunun bile farkında değildi,küllükte unuttuğu sigaranın yuvarlanıp o bir şeyler çiziktiremediği beyaz sayfaya yuvarlanarak ortasında sararmış bir yanık bıraktığını gördü...kadehten bolca bir yudum alkolü çekerken içine,yırtmayacağım dedi içinden bu sayfayı...bunun üzerinden yazmalıyım çünkü anılarıma ortak oldu...içinden kaleme müthiş bir sıcaklık duydu...sarıldı nerdeyse ve ilk cümlesi düştü sonunda ortası sararmış beyaz kağıda...''hüzün odamda ki hayatım''...geriye yaslandı,el yazısında ki acıyı ve yalnızlığı kokladı...artık durmazdı,sonuna kadar yazabilirdi sürekli gözünün önüne gelen ve her defasında gerçeğinin aynı tadında yada acıtan acısında ki duygularla...şişeye ve sigara kutusuna aynı anda uzanarak aldı ikisinide...zamanı bu gece umursamayacaktı,hatta masasının ışığı dışındaki tüm ışıkları soldurdu...dışarda camı yalarken ıslık çıkaran rüzgarı anca o zmana duydu...karanlıkta insan daha mı iyi duyuyor acaba diye geçirdi içinden...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Konu Sosyopat tarafından (01-04-2008 Saat 23:48 ) değiştirilmiştir..
|

13-04-2008, 00:44
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-yaklaşıyor son olacak gün ve ben artık korkmaya başladım...
--son dediğin gün,bizim hesapsız yaşanmaya başlayacağımız ilk günümüz olacak...
-ilk giden olmak çok zor...
--asıl kalan olmak zor...uğurlamak sevgiyi...
ilk tartışma...ah zamanın yitik olmadığı an...hiç beklenmedik bir anda sınamıştı cesaret...tepkimesi boğazında düğümlenmişti,ellerinin yumruk hali...ufak bir çıtırdı bile çıksa ağzından öfkesini yönlendirebilecekken kendini vurmuştu...sessiz,çok sessiz kalmıştı...sırtını dönmüştü ama gözleri beraberinde o görüntüyü de almıştı...başını kaldırıp gökyüzüne bile bakamamıştı...yürümüştü,saatlerce sonra yağmur yağmaya başlarken geçtiği dar sokağın ucundaki bir evden gelen müziğe takılmıştı aklı...ohne dich kann ich nicht sein,mit dir bin ich auch alein,ohne dich...sensiz...tek kelimelik koca bir cümle bundan sonra ki yaşamında peşini bırakmayacktı...ortaya koyamadığı gücü içini yakıyordu gün batarken...yaklaşan gecenin sancısını şimdiden duymaya başlamıştı...kendisiyle savaşacaktı ve kazanmamak için bütün enerjisini harcamaya çalışıyordu amaçsız yürüşleri...kesinlikle bu gece dışarda olmalıyım diye düşünmüştü,yıldızlara tutunmak gerek...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

13-04-2008, 23:32
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-baykuş sesimi bu
--evet,bay hüzünlü kuş
-bir tek ona yakışmıyor çift olma hali
--bize de yakışsın istemem...
...yolunu ne zaman değiştirdiğini ve o kayalıklara geldiğini hatırlamıyordu...bilinçsizlik haliydi ayışığı yalamış denizi seyrederken...kendisinden başka herşey çok sakindi,dalgalar ve sahil adeta sevişir çığlıklardaydı...yakamozların titreşimini kendi bedenindeki kopacak olan fırtınanın hareketi olarak görüyordu...elleri hala yumruk halindeydi ve darbeyi indirebilecek açık bir hedefi yoktu...yukarı,önce yarım aya sonrada yıldızlara yöneldi bakışları...esinti yüzündeki sıcaklığı alacak düzeyde değildi fakat saçlarındaki dalgalanma içini serinletmişti nedense...gözlerinin üşümesi damlaların rüzgarda soğuması olarak hissetirdi kendini,daha çok damla dökmeliydi,kendini kurutacak kadar...sonra gömleğinin yakasını açtı ve alabildiğince rüzgarı doldurdu içine...
-eve götürmeliyim bunu...ihtiyacım olacak dedi sesli bir düşünmeyle...geriye doğru dönerken yakasını kaldırdı ceketinin ve dudaklarının kenarına da bir sigara yerleştirdi...adımları isteksiz ve yorgundu,gücünü tüketmişti,gidebilirdi artık...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

15-04-2008, 23:38
|
 |
disconnectus erectus
|
|
Üyelik Tarihi: 28-03-2008
Mesajlar: 66
|
|
|
-mesafenin olcusu metre midir? hasret mi?
-ikisi de degil kisidir.gune guzel baslamak icin tanrinin deklansore basmasi mi gerekiyor acaba? bakalim gunes ve bahar hangisi once sunacak satafatini
-satafat mi ? ne satafati bizimkisi hayattan payimizi almak icin siraya gecmek.. bizimkisi tulsuyu sevmek
-evet siradayiz tanrim lutfen giseleri kapatma..
ozur dilerim boldumse, sacmaladigimi da biliyorum ama hepsi cok guzeldi.. kiskandim sanirim
beyoglu'nda bir paragrafin içindeyim..senden önce bulurlarsa beni, süpheli bakislarimi kanima batirip imla edecekler beni...
|

16-04-2008, 02:26
|
 |
disconnectus erectus
|
|
Üyelik Tarihi: 28-03-2008
Mesajlar: 66
|
|
|
-ic kazalarim var, yuksek bir sevgi duvari ormeye calisirken, yanlislikla kirik bir aska basip sonsuzluga dusmuslugum var...
-sosyal ask guvencen var mi kalbine tedavi sunacak? yada maglulen emekli olma sansin?
-hayir yok, bozulmus ruhum sebebiyle... kandirildim yani, seni sevmeler cumhuriyeti dedi, yonetim bicimi monarsi cikti.
-himm baskent senin kalbin olsa da her karar onun taskentinde alindi yani
-bilmem belki de ben che olmak istedim herseye ragmen, feth edemedigim yerde olmek istedim..bilirsin o bolivyada oldu.
-sen de taskent de oldun
-evet yetemedigim oksuz bir devrim birakarak geride
cok ozur dileyerek...
beyoglu'nda bir paragrafin içindeyim..senden önce bulurlarsa beni, süpheli bakislarimi kanima batirip imla edecekler beni...
|

16-04-2008, 14:41
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 15-04-2008
Yaş: 51
Mesajlar: 1
|
|
|
Ruhu olan biri. Sağol!
|

22-04-2008, 21:54
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-yokluğumu affedecekmisin?
--sadece seni,yokluğu değil...
--boşluk ta ne kadar varım ben?
--boşluk sende ne kadar varsa...
beyninden neler geçmiyordu ki...neler...onca harf bir araya gelmiş kendisini vurabilecek en etkili kelimeyi oluşturmaya çalışıyordu ve savunmasızdı...söze sözle karşılık vermek ahmaklıktı...daha etkili olan yol olan,duyguya bıraktı kendini...ve o saatte sadece hüzün vardı gene...her zaman ki gibi...acıtsa da alışkındı...savaşarak yürümeye devam ederken evine,uzaktan gördüğü evi değldi,sadece odası...oraya kadar gidebilirsem bütün harfler dışada kalır diye düşündü,asla cümle oluşmaz ...eskimiş ahşap merdivenlere küfür etti içinden,yerini belli ediyordu yaşama...içeri girdiği gibi kilitledi kapıyı ardında...boğulacaksam kendi içimde olmalı bu...banyoya yöneldi ve sıcak soğuk aldırmadan çevirdi elini uzatarak ilk musluğu,soyunmaya başladı...içinden rüzgar çıktığını hissetti fakat terk edilmiş bir hisle...bir bedeni kaldığında girdi suyun altına...ne soğuk ne sıcaktı su...ayakta,dimdik durarak karşı koymadan aldı damlaların yoğun darbesini...arınıyormuyum,savaşıyormuyum belli değil diye geçirdi içinde fakat sonuç farketmezdi,nasılsa umarsızdı...aslında bu kadarına gerek yoktu,bir kaşık bile yeterdi boğulmasına yetecek...ama işini şansa bırakmamak adına çömeldi küvete...en dibe girerek uzandı dışarda kalan sadece son hesaplaşmayı yaşayan kafasıydı,gersini çoktan feda etmişti...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

25-04-2008, 00:43
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-anlatsana
--susuyorum ya işte
-anlamam için ne yapmam gerekir
--dinle boşlukta asılı tüm harfler zaten
-keman sesi geliyor
--notaları yakaladın,harflere tutun...
...uzun bir süre tepkisiz kaldı kendine ve suya...banyosunu gözledi bir süre...sessizlikve yalnızlık tek hakimiydi ortamın...hayatı boyunca tek girmişti suya o gelene kadar...ve onunla yaşamıştı en ağır sevişmelerini suyun altında,şimdi ise yargılamalarını...hesabını yaptı geride kalana dair olanın...bir çıkarım elde etmemek adınaydı...bir anlamda teslim etmişti tüm herşeyini,kendisine dair birşey yaratılacaksa,şekil veren eller onun elleri olsun istemişti..o kadar teslimdi ki onun için savaşması gereken yerlerde bile bayrak elindeydi...şimdi anlıyordu,içinde sevgi de olsa teslimiyet yanlıştı...asıl direnmeyle yücelirdi sevgi,sevgiye rağmen...hesapsız ve yargısız gitmişti ona,hep susmuştu...şimdi yargılamaya başladığında bu suskunluğunu,iç hesaplaşmalara dair susmuş olduğunu gördü...bütün silahları kendine doğrultmak ve vurmak,beraberinde götürmek olmuştu ve gidişine karşılık arkasını dönmüştü...hayatı boyunca bütün hisleri donuk yaşamıştı ve soğuk kanlılık kazandırmıştı kendisine bu durum...gurur yaptım diye düşündü,ezik bir gurur...içinin acıdığını hissetti...çok ani verdi kararını,geri dönmeliydi...hatta,belki şimdi...orda olmasa da gitmeliydi,bulmalıydı...hem kendisi hem onun için vermeliydi en ağır savaşını...kendine geldi ve bakındı...ilk önce suya gömdüğü bedenini kurtarmalıydı sonra da hayatında sahip olduğu en güzel şeyin parmaklarının arasından akıp yitmesine izin vermemeliydi...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

20-05-2008, 01:29
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-saçlarım!!
--öperim,gene uzarlar,sevgiyle...
-ya hiç birşey eskisi gibi olmazsa?
--eskiye dair olmasına çabalarız bizde...
-hep burdasın değilmi?
--dönmezsen bende gelirim,gelirsen burdayım...
-ellerimi bırakma olurmu!
farkında olmadığı hava şimdi yırtılarak yol açıyordu boşlukta kendisine,telaş ve kaygı dolu koşturmacasında...kulalarına ses dalgası dolmuştu...ne yana gitmesini gerektiğini bilmiyordu kapıdan fırladığında fakat sanki bıraktığı yerde bulabilecekmiş hissiyle en son gördüğü yere doğru atıyordu adımlarını olabildiğince büyükçe...öte yandan hadi orda hala diyelim diyordu kendi kendine...ne yapmalı ilkten acaba...koşup hiç birşey olmamışcasına sarılmalı mı yanına kadar gidip yüzüne mi bakmalı yoksa bir adım ötede durup af mı dilemeliydi...ya orda bulamazsam yada bir daha asla bulamazsam diye düşündü ki nedense çok yüksek bir ihtimal olarak hissediyordu bunu...avuçlarımda anlamsız bir gururla ne yaparım geri kalan yaşamım boyunca...daha çok hızlanırken karnına ağrılar saplanmaya başlamıştı baldırları kopma aşamasındaydı,liflerin gerginliğini parmak uçlarında hisederken,umursamıyordu,oraya kadar gidip ölebilirdi fakat önce görmeliydi...bastığı su birikintisinden çenesine kadar çamur sıçramıştı gözleri son dönemeci görürken...yalvarıyorum...nolur...orda olsun...dönerken gözlerini yummuştu...bir anda görmeye tahhamül edemeyecekti...önce düşlemeliydi orda olmasını ne kadar isterse o kadar orda olma ihtimali vardı...kendisince böyle bir dayanak bulmuştu asılacağı...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

22-05-2008, 03:52
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 677
|
|
|
-ne kadar tanıyoruz birbirimizi sence!
--şansa yer bırakmayacak kadar...
-yok olursak,yeniden başlayabilirmiyiz?
--bıraktığımız yere ulaşana kadar çabalarız
-ulaşırsak hatırlamak için en derinden sarıl bana şimdi...
...hiçbir şey yoktu ağaçlardan ayrılmış yaprakların rüzagara direnişinden başka...kendisiyle beraber dalını da almış bir yaprakla aynı anda diz çöktü asfalta...o kadar sessiz bir düşüştü ki,ne rüzgar ne dalgalar ne de gecenin sesi duyulmuyordu...zamanın evrende o an yaratmış olduğu bir boşluğun tam ortasındaydı...ıssızlık geçen gece gördüğü rüyayı anımsattı,herşey çok kararsızdı...iradesi yaşam için gereken nefes almayı yerine getirecek gücü bile gösteremiyordu...bitikti ki bitişte bile bir eylem vardı,onda yok...kavramların kendisinde uyandırabilecek tepkimeleri silinmişti...bilinçte yoktu altıda...siz di...kimsesiz,bilinsiz,amaçsız,güçsüz,iradesiz,duy gusuz,algısız...yerinden doğrulup kıyıya vardığını göremiyordu,bir ayağının boşluğa düşüp o boşluğun tüm bedenini aşağıya doğru çektiğini ve düştüğünü hissedemiyordu...çarpmanın etkisini bile anlamamıştı ve dibe gömülürken de aynı hissizlik...görüntü alaca karanlık olduğunda bilinç,bedenin yok olmaya karşı verdiği bir tepkime olarak kendiliğinden yerine gelmeye çalışıyordu,yavaş yavaş suyun soğukluğunu hissetti teninde...içerde,derinlerinde bir zorlanma vardı,ciğerleri ihtiyaç duyduğu şeyi almaya çalışırken,dudakları izin vermiyordu...vucunda karıncalanmalar vardı,milyonlarca küçük iğne kendisine batıyordu...suyun dondurucu soğukluğu değil,kendisinde mevcut olmayan havanın yoksunluğu yakıyordu canını...bütün bunlara sadece beden tepki verirken,ruh olarak çoktan teslim etmişti kendisini...dudakları artık sabredecek durumda değildi ve her an aralanıp ciğerilerini hava yerine suyla doldurmak üzreydi...koskoca yaşamım diyebileceği bir kaç haftalık bir paylaşımın geride bıraktığı yaşamsal tatları düşledi,hepsini baştan yaşayabilirdi geride kalan bu son zamanında...gözleri yorulmuştu ve görüntü dıştan içe kararmaktaydı...karanlıktaki çok az miktardaki ışıkta yavaş yavaş sönerken,kolunda sert bir darbe hissetti...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Benzer Konular
|
| Konu |
Konuyu Başlatan |
Forum |
Cevap |
Son Mesaj |
|
Sahte Tebessüm Rehberi
|
titania |
Hayata Dair.. |
0 |
08-03-2007 01:23 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:29 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|