Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


tebessüm yok....

Edebi Mevzular içerisinde tebessüm yok.... konusu: -bütün anlamları kaldırmalıyım -neden -hepsi sana dair çünkü -beni silmek daha kolay değilmi -kaynağı silmek yitirmektir,dokunulmaz olsun diye anlamı seçtim adım atmak gittikçe daha zor hale geldi,bıraksamıydı kendini acaba...bırakamadı,hep yalnız ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 17-02-2008, 20:20
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-bütün anlamları kaldırmalıyım
-neden
-hepsi sana dair çünkü
-beni silmek daha kolay değilmi
-kaynağı silmek yitirmektir,dokunulmaz olsun diye anlamı seçtim




adım atmak gittikçe daha zor hale geldi,bıraksamıydı kendini acaba...bırakamadı,hep yalnız yaşamıştı ama yanlız ölmek istemiyordu,en azından...belkide meraktı onun kendisini salıvermesini engelleyen,bütün bu bilinmezliklerin ardındaki nedene olan merak...biraz daha yürümeye çalıştı,gidebildiğim kadar diye düşündü,yaşarken gösteremediği mücadele yok olma zamanında ortaya çıkmıştı,tuhaftı...gözkapaksız gözleri sızlarken karanlığa biraz daha alışmıştı...kaldırınca başını ilerde bir yerde kayalığa benzer birşeyler gördü,oraya kadar kendini atıp dinlenmeyi düşündü,az daha yürümeliydi sonra soluklanacaktı ya nefes almasına da şaşırdı...bu kadar sessizlikte nefes almak olağan değilmiş gibi...yaklaştıkça kaya dibinde bir karaltı gördü,yada öyle sandı çünkü hareketsizdi karaltı...bunun bir canlı olmasını düşünmek bir yandan yalnız olmadığını bilmenin cesaretini verirken öte yandan içinde o eski zamanlardan kalma ürkekliği duydu...neredeyse dibine kadar gelmesine rağmen karaltıda bir kıpırtı görmedi oysa bir insana benziyordu önüne kadar gelip durduğu...başı önüne eğilmiş bir adam...kısa bir teredüüt anı sonrası heyy dedi,merhaba...bir ses duymayı umut ettiği halde karaltının başını yavaş yavaş yukarı kaldırmasından rahatsızlık duydu...herzaman gözgöze gelmekten kaçınmıştı ama şimdi öyle bir şansı yoktu,kapaksız gözlerle yabancı kırmızı gözler karşı karşıya geldi...gülümsediğini biliyordu adam,çünkü hemen ardından gülmeye başladı ve kahkayaya kadar götürdü...bir ses vardı şimdi adı gülmek ama hissettirdiği yoğun bir acı...alaycı ve küstahdı gülüşü...bu kadar karanlık ve sessiz bir yerdeki gülüş değildi onu dehşete düşüren eğilip iyice baktığında adamın suratına...anında geri çekti yüzünü ve gözlerini,gerildi bütün vücudu...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 18-02-2008, 23:11
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-kapısı varmıdır
-neyin
-ölüme giden yolun işte
-sanmam,bence bir dipsiz kuyudur ölüm
-nasıl yani
-düşersin,bir daha çıkmazsın




...zamanın bi anda durduğunu onaylayan bir gerilim,nefesin soluk borusundan çıkış hızı sürüngen..karşısında mutluluktan kahkaha atan adam...kendisiydi...bilinçsizce geri çekildi...ya yangın artığı gözlerimin yada boğucu sıcaktan etkilenmiş beynimin bir oyunu diye düşündü...hala geri geri adım atıyordu,bir amacı olmayan...o kadar çok korkmuştu ki ses telleri büzüşmüş çığlık atamıyordu...neydi bu olup bitenler böyle,rüzgar bile yoktu burda,ölümün kolay birşey olduğunu düşünmüştü ama bu korku ölümün bir adım ötesinde duruyordu...elleri sızlamaya başladı ansızın,sadece elleri...nedenini sorgulamak aklından bile geçmedi,şaşkındı ve korkuyordu hala...arkasını dönerek bedenini yürümeye zorladı,korku güç vermişti ona,bir süre sonra takip edilme kaygısıyla geriye döndüğünde uzakta kalmıştı sahte kendisi ama o hala hızla sürtüyordu toprağa adımlarını,koşar adım kaçmayı ne çok isterdi...ne yana gideceğini bilmedi ama uzaklarda bir yerde bir su birikintisi gördüğünü hayal etti,susuzluğu geldi aklına...ulaşabilse bırakacaktı kendisini suya ve bir daha hiç çıkmayacaktı ordan...kendisini o hayale kaptırdı...hızlandı,ayaklarını sürttüğü toprağın sesi daha sık aralıklarla duyulmaya başlandı...yaklaştıkça bunu bir hayal olmadığını gördü,su oradaydı işte,yada su sandığı şey...çünkü gözlerine bu sefer güvenerek gördüğü sıvının kırmızı olduğuna emindi...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 20-02-2008, 19:48
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
--harcananları düşündünmü hiç?
-
ben neresindeyim bunun
--gittiğimde sadece sen gelmeyeceksin aklıma
-nedir harcanmışlıklarımız?
--anlaşılamadığımız ve anlayamadığımız herşey




...kan gölünün ortasında çırılçıplak diz çökmüş yıkanan adama seslenmeye korkuyordu artık,ama sorular cevapsız kalmayı sevmezdi hiçbir zaman.Cevapsız kalmış her soru merakı büyük bir şehvetle üzerine çeker,dayanılmazdır yakıcılığı.Hele de insiyatiflere her zaman boyun eğimiş kendisi asla dayanamazdı.Bütün bedenini aynı anda silkeleyerek şok etkisi yapmaya çalıştı...bundan sonraki kayıplarım ancak kazanım olur diye düşündü...merhaba dedi ama ses çıktığına emin değildi...ancak kendisine doğru dönmekte olan kafayı görünce ses verebildiğini anladı...sahiden de kafaydı,sadece kafa...üzerinde bir yüze ait olabilecek herhangi bir uzuv yoktu bu kafada...yüzü olmayan bir suratla tek taraflı bir yüzleşmedeydi şimdi...hiç şaşırmadı bu duruma,sadece kimsin diye sordu susuzluğunu gidermeyi düşündüğü bu kan gölünün ortasındaki yüzü olmayan adama...sessizliğin hemen ardından gelen yırtık ses tonumu,yüzü olmayanın konuşabilmesimi yoksa gelen yanıtmı büyük bir gürültüyle dizüstü çökmesini sağladı,anlayamadı...''AYNALARA BAKINCADA SORARDIN BUNU SEN''...bu kadarı fazlaydı,kaldıramazdı...kendisi istememişti yaşamayı ve hatta anlamsız bir yaşamı da o seçmemişti.Bir son yaşanacaksa,kendisine dair her şeyle böyle bir küstahlıkla alay edenle karşılaşmak istiyordu artık...yeterdi ve hatta çok fazlaydı bütün bunlar,ne ağlayabilirdi ne de üzülebilirdi,sınır çoktan aşılmıştı...öfke,kendisi dışında kalmış tüm duyguları hortumlayarak yükseldi ve içinden dışarıya doğru bir çığlıkla çıktı,yeter diye...YETERRRR....


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 04-03-2008, 14:22
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-ıslanacaksın
--deniz yıkasın beni,aldırma
-soğuk ve su sadece bardakta güzeldir
--içimlik
-yaşam sercenin yüreğinde ne kadarsa işte...




...kendi sesiyle irkilerek uyndığında kolunun çarptığı kahve fincanındaki telve,çiziktirdiği sayfaların üzerinde ince ve ağır bir yol çizdi...algılama sistemi sadece bunu kaydedebildi,gerisi flu kaldı...odasındaydı,yazarken dalmıştı uykuya...gördüğü kabus olamayacak kadar gerçek,gerçek olamayacak kadar korkunçtu...saate baktığında zamanın ilerlememiş olmasında ürktü,doğrulup pencereye doğru giderken gecenin bitmiş olmasını umdu...tek hareketle çektiği perdelerden odaya yoğun bir ışık dalgası düştü,sevindi...saatin pili bitmiş olmalı dedi neşeyle...gerginliğini alabilmek adına,gerinebildiği kadar gerindi...masaya doğru döndüğünde sayfaların boş olduğunu gördü,yazamamışım dedi içinden bir sesle...önemsemedi,yaşadığı şeyin bir kabus çıkması ertelemiş gibiydi yaşanacak acıları...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 07-03-2008, 19:47
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-bu benmiyim
--elimden geldiğince
-bence düşlerinde karışmış içine
--düşlerimde,senden başka birşey yoksa,hata yapmamışım demektir



...yeniden oturmak gelmedi içinden masaya,o beyaz sayfaların başına...kabusundan etkilenmek istemiyordu,belkide yazdıklarından dolayı kabusları etkilensin istemiyordu...montunu kaptığı gibi dışarı atmak istiyordu kendisini ki aklına geldi kapıdan en son çıkanı ve o anı...aslında herşeye sebep olan o yaşamsal kırıntıydı...paylaşılamayacak sanılan herşeyi paylaşamadıktan sonra gitmişti biri,ve yapabilecek birşey bulmamıştı öteki...geride kalan yüzbinlerce pişmanlık ve keşkeli cümleleri ardı ardına sıralamıştı ya,giden neler düşünmüştü o an,işte onu bilmiyordu...şimdi önündeki hiç bir yola girmeye cesareti ve onuru yoktu...yollar ordaydı ve o da burda...bir sıcaklıktı onu saran,şimdi üşüyordu...başa sarma şansım olsa yapabileceğim şeyler neler olurdu diye düşündü ağzına götürdüğü sigarayı yakarken...fakat aynı tepkimeyi gördü,sustu...içinde kabarıp duran duyguya bir isim takmaya çalıştı boş bir çabayla...gün kendisinden umarsız geceye doğru ilerlemeye devam ettikçe boğulma hissine kapıldı...bu gece daha kötü geçecek dedi,biliyorum...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 22-03-2008, 13:45
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
- ya gideceğim yerde kimse yoksa?
--o zaman gideceğin bir yer de yok demektir.
- sadece yok olacağım yani!
--hiç bir şey yok olmaz,sadece dönüşür.



Yaldızı sol alttan başlayarak yıpranmaya başlayan aynasına baktı.Yüzündeki değişimi izleme koyuldu...ışık yüzündeki kıvrımlara dolmuştu,gözleri gezinirken en derin kıvrımda durdu,daldı...çok zaman önce bir tren istasyonunun bekleme odasındaki banka elinde ki kitaba daldığı an ki duygularla...
-merhaba.Demişti içini ürperten zarif bir ses,adım Sevgi.elinizdeki kitabı soracaktım...
-Sevgi.Diye tekrarlamıştı bilinçsizce.
-Etrafımda dans eden onca kelimeye el atsam,adınızı oluşturacak olanları seçemezdim,merhaba kendini yaratan kadın...kadındaki duraklamayı ve şaşkınlığı görünce aynı bilinçsizlikle konuştu.
-Az önce düşünmüştüm vede,bir kitabın ortasında kaybetmişken kendini,ansızın çıkıpta gelen kadın,şiirin ta kendisidir diye...
Yüzüne bakakaldığı kadında pişmanlık yada utanmaya benzer bir ifade olduğunu görünce kendine gelmişti ancak...özür dileyerek beceriksizce ayağa kalkmaya çalışırken uyuşan bacakları sendelemesine yol açmıştı,uzun süredir orada oturmuş olmalıydı,elini uzatırken düşürdü kitabını,eğilip almaya kalkıncada çarpmıştı dirseği kadına...tekrar özür dilerken gözgöze gelince kadındaki utanma ifadesinin sempatik bir gülümsemeyle yer değiştiğini görmüştü,utanma sırası kendisine gelmişti bu sefer...o tüm zamanlarının eski duygusu gelip içine yerleşirken kitabı anlatmaya koyuldu telaşla...
-bir adam ve kadının evlerinden çok uzakta yabancı diyarlardaki gezintileri dedi,aslında kendi içlerinde geziniyorlar.Gördükleri herşeyin kendi içlerinde bir şekilde var olduğunu görüyorlar.
-yani bir anlamda kendi içlerine yolculuk gibi,öylemi?
cevap beklemememişti kadından ama özet yorumu çok hoşuna gitmşti...anlaşıldığını görmek sevindirmişti.Anlatabildim diye düşünmüştü içinden.Tuhaf bir mutluluk doldu içine...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 26-03-2008, 02:05
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-ne zaman uyandın
--hala uyanmış değilim,düş gibi
-belkide aynı düşteyiz
--ve bir gün uyanacağız,ne acı



ikiside susuyordu...seyretmenin keyfi...suskunluk hiç batmıyordu bir yerlerine...paylaşabilmek suskunluğu,çığlıklara geldiğinde kolaylık sağlardı...neden sonra kadın teklifi sundu...
-beraber okumayı isterim
--en baştanmı? dedi çok gereksiz yere ama içine sığmayacak bir heyecanla...
-evet dedi kadın -neden olmasın.nasılsa daha çok var trenin gelmesine...
oturmalıyım hemen dedi,düş gibi dedi,kenara ben oturmalıyım,sıkmamalıyım dedi,kaçırmak istemiyorum dedi,tren gelmesin dedi,kitap bitmesin dedi,zaman akmasın dedi...dedi...kendisinin bile duyamayacağı kadar içlerden bir yerden...

gözlerinin acıdığını hissetti...kapatıp açtığında hala aynanın karşısında dikilmiş duruyordu...hayatındaki en tatlı yaşanmış anı tekrar ama aynı lezette yaşamıştı,onca yaşanmış olumsuzluktan sonra bile...içeriye geçti,masaya doğru yürüdü...ki masa bir yandan kendisini geçmişe götürecek bir araç olup öte yandan yaşanmış acıları tekrarlamayı sağlıyordu...iç çekişle oturdu yerine...herşey bir önceki geceden kalmaydı,değişen tek şey akıp gitmiş olan zamandı...ağır ve acıtan zaman...






imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 27-03-2008, 02:29
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-ölümsüz olmak nasıl bir duygudur acaba?
--yaşamı unutmaktır ölümsüzlük...
-ölümü demek istedin sanırım...
--yaşamı...
-anlamadım...
--sonu olmayan bir şeyi önemsemez insan,bir ölümle sonuçlanmayacaksa yaşam,yaşamak anlamını taşımaz artık...




...elindeki kalemi çevirip duruyordu bakarken hala beyazlığını koruyan boş kağıtlara...o kadar derin bir boşluk hissi veriyorlardı ki,sanki ne yazsa asla dolduramayacağını düşünüyordu...oysa yaşanılan ve hissedilenler,bütün bir zaman kavramına göre bile çok fazlaydı...yitirdiğinin ardından hangi hislerin açığa çıktığını yakalayamamasına rağmen,hepsini yazma gereği duymuştu,belki yazarken kavrayabilirim bütün bu olanları demişti...fakat kalemi kağıda her uzanışında anlaşılmaz bir kaygıyla geri dönüyordu her seferinde...ve bu geri dönüşler geçmişe dair bir görünüm ve onun verdiği duygusal tahribatla sona eriyordu...geçmiş ve şimdi arasında bir yerde sıkışmıştı.Gördüğü her ışığı geleceğe süzülen bir açıklık gibi görmesine rağmen,yine aynı noktada buluyordu kendisini...zaman bir çember olmuştu ve dönüp duruyordu yaşamı...gidebildiği en uzak nokta başladığı yerde son buluyordu...belki çiziktireceği tek bir kelime çemberin kırılmasına yol açabilirdi fakat bunu yapacak gücü henüz toplayamamıştı...


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 30-03-2008, 20:43
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
..........................


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр

Konu Sosyopat tarafından (02-04-2008 Saat 23:40 ) değiştirilmiştir.. Sebep: anlayamıyorum...2 defa açmışım yine...
Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink)  
Alt 30-03-2008, 23:39
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 789
-hüzün dolu değilmi?
--bazı melodiler alıp götürür insanı,daha önce gitmemişsindir oralara ama tanıdık gelir nedense...
-dans etmek istiyorum...
--bende uçmak...



ilk önce kadehine biraz viski aldı sonra eğilip paketten bir sigara çıkardı,parmakları arasında yuvarladı sıgarayı,en sonunda da yaktı,derin bir yudumda dikti kafasına viskiyi,geriye yaslanıp o ilk anı düşünmeye koyuldu......
...perona giren trenin sesiyle irkilerek başını kaldırmış ve okumayı bırakmıştı kadın...kendisiyse mutluluk sarhoşuydu o an ,yaşanmış bir rüyadan uyanmış hissediyordu...sonra,kaygılandı...trenin gelişi,onun gidişi demekti...kadın çoktan ayağa kalkmıştı ve ona bakıyordu...
-siz! dedi...-gelmiyormusunuz?
--geliyorum tabiki,ama yolculuk nereye,aynı yöndemiyiz?
kadının yüzündeki gülümseme yaşama merhaba sunarcasına güzeldi ve anlam yüklemeye cesaret edemiyordu ona bakarken...
-en uzağa gidiyorum ben,olabildiğince...
--ben...o kadar değil,ama gittiğim yere kadar eşliğinizde olmak isterim demişti kararsızca...utanmıştı ama bir o kadar da cesaretini sevmişti...
-tabiki,sevinirim demiş ve arkasını dönerek yürümeye başlamıştı kadın...
hareket edemedi ilk önce,ardından giderse bir çok şeyi kendi ardında bırakacak hissi uyanmıştı ve nedensiz kaygı duymuştu...
-e hadii diye seslendiğini duydu,başını kaldırdığında bekleme odasının kapısında durmuş eliyle ona gel işareti yaptığını gördü...zaten ne var ki geride bırakabileceğim,hepsi bu işte bir ben birde ben,neden kaygı duyuyordu ki...çantasını alıp kitabını hızla içine atıp yürümeye başladı,hatta koşar adımdır,mutluydu...

insanlar iniyordu trenden ve insanlar biniyordu yine…kalabalığın içinde rastladıkları görevliden rica etmişlerdi aynı bölümde yan yana oturabilmek için…ve başarmışlardı,eşyalarını yerleştirip yemek bölümün olduğu vagona geçtiler hemen...susamışlardı…yemek için hafif bir şeyler isteyip,şarap siparişi verirken ansızın kalkmış ve hızla dışarıya doğru yürümüştü,pencereden gördüğü şeyi almak için…tekrar dışarı çıkarak kalabalığa karıştı…kadının şaşkın bakışlarını görmüştü giderken ama nasılsa geri döndüğünde sevineceğini umuyordu…ve ordaydı işte,pencereden gördüğü…elinde gül dolu bir sepetle yaşlı bir çiçekçi…en küçük tomurcuğa sahip tek bir gül almış ve elini cebine sokup kağıt para çıkararak kadına uzatmıştı,bedelini sormadan hiç…yaşlı kadın memnun bir ifadeyle teşekkür etmişti kendisine…geri döndüğünde masasına,kadehin yanına bırakırken gülü,kendisine şaşmıştı…hayatında hiç bu günkü kadar cesur hamleler yaptığını hatırlamıyordu…


imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
tebessum, yok


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sahte Tebessüm Rehberi titania Hayata Dair.. 0 08-03-2007 01:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org