alıntıdır: hayatımdan!
sadece kendi olabilmek-2
...
KADIN : Ağzın kokuyor.
ADAM : Öyle...
KADIN : (sadece bakar.)
ADAM : Peki öpmem o halde seni.
KADIN : Her neyse... Tırnakların ne kadar uzamış senin. Hem ellerin nasıl bu
kadar terliyor anlamıyorum!?
ADAM : Öyle işte...
KADIN : Bunun bir cevap olduğunu sanmıyorum.
ADAM : Peki... Dokunmam sana daha fazla.
KADIN : Neden bana öyle bakıyorsun? Dur bakayım ; yüzünü yıkamadın mı sen?
Gözlerin ne kadar çapaklanmış...
ADAM : Peki bakmam sana bundan sonra...
KADIN : Immh... Söylemeyeceğim diye tutuyorum kendimi ama dayanamayacağım! ağzını şapırdatmadan yer misin şunu! Lütfen...
ADAM : Peki...
KADIN : Ayrıca ağzında yemek varken konuşma ; içerideki çalışmayı görmek zorunda olduğumu sanmıyorum.
ADAM : Peki... Haklısın, sindirmek de sinmek kadar sessizce olmalı.
KADIN : İmalarından bıktım.
ADAM : Ama...
KADIN : Savunmalarından da...
ADAM : Ben...
KADIN : Ben, ben, ben... Başka birşey bilmiyorsun zaten!
ADAM : (sadece susar.)
KADIN : Susman bir çözüm değil.
ADAM : Git.
KADIN : Gitmemi mi istiyorsun yani?!
ADAM : Hayır ama...
KADIN : Daha ne istedğini bile bilmiyorsun.
ADAM : Biliyorum.
KADIN : Biliyorsun demek...Ukalaa...
ADAM :Evet.(adam kadını tokatlar ve fiziksel hakimiyetinden emin olunca onu bağlar.ardından ağzını bantlar.) Şimdi gidip tırnaklarımı keseceğim,dişlerimi fırçalayacağım ve yıkanacağım...Korkma bu bir tehdit değil...Sakın çırpınma.
...
ADAM : (içeri girer) Nasıl , güzel kokuyorum değil mi...Bakalım sen nasılsın bugün... (kadını soyar,ama bandı çıkarmaz)
az önce yediklerini düşünürsek ağzını açmasam daha iyi olur canım...kulaklarına yaklaşmam bile...Birikenleri görsen kusarsın... Uuuvvv...Bak yine memelerinde kıllar çıkmış...Sıcak tutuyor mu bunlar seni? Hımmm...bir güne bu kadar akıntı fazla değil mi tatlım? Sanırım ona da fazla yaklaşamayacağım... Bu arada söylemeyim diyordum ama sanki iyice kilo almışsın sen yahu!
Ya, alakasız olacak ama annemin elleri de seninkiler gibi tombul tombuldur biliyor musun. Onun da bileğine doğru küçük bir beni vardır... Ben hep oradan öperdim annemin elini... Bir anlamı var mı bunun...? Yok aslında, ama bunca zamandır birlikteyiz, bundan daha önemli pek birşey paylaşmamışız sanki...
Alnımdaki izin merdivenden yuvarlandığım için olduğunu anlatmış mıydım mesela? İlk sinmişlik hissini o yuvarlanıp içime dolandığımda kazandığımı...
Ya da ilk paramı kazandığımda nasıl her yer benimmiş gibi yürürken takılıp düştüğümü ve burnumun nasıl kanadığını...
Ya da ...Neyse...
Çok şey vardı konuşacak belki. Ben sana anlatırım diye sakladım hep. O kadar birikmiş ki dilimde her şey ağzım kokuyor artık...
Haklısın. Kokmuş hayatımı ne yapacaksın zaten. Beni n'apacaksın... Bu kirli dünya sana göre değil. Burnun o kadar farkında ki her şeyin sana ağır geliyor...
Bence kesmeli onu... ( bıçağını alır gelir...keser.)
Üzülme lütfen... Hem her şey dokunacak kadar kıymetli değil biliyor musun; bu parmakları yormaya değmez... ( parmak uçlarına derin çizikler atar...)
Bu kötü dünyayı görme artık. ( gözlerini çeker çıkarır parmaklarıyla)
Ve duyma artık beni sesim çok yordu seni bunca zaman biliyorum... ( kulaklarını keser.)
( bandı açar ölümü yakın kadına iyice yaklaşır, dilini dışarı çeker.)
Senin ağzın hiç kokmadı değil mi... Bana anlatacak birşeyin hiç olmadı. dilin sende kalsın, artık kendimi seviyorum.
( kadın ölür.adam gider.öykü biter. Ya da kadın-adam, adam-kadın, herkes-insan olur, öykü büyür. ben biterim. ya da ...)
"sulu bir şaka bu hayat"
Konu sokakkizi tarafından (01-07-2007 Saat 17:02 ) değiştirilmiştir..
|