Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Vicdan

Edebi Mevzular içerisinde Vicdan konusu: Savaş çıktığında Luigi adında bir adam, gönüllü olarak gidip gidemeyeceğini sordu. Herkes onu övdü. Luigi tüfek dağıtılan yere gitti, bir tane aldı ve dedi ki: "Şimdi gidip Alberto denen herifi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 12-03-2007, 22:22
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 89
Standart Vicdan

Savaş çıktığında Luigi adında bir adam, gönüllü olarak gidip gidemeyeceğini sordu.

Herkes onu övdü. Luigi tüfek dağıtılan yere gitti, bir tane aldı ve dedi ki: "Şimdi gidip Alberto denen herifi öldüreceğim."

Alberto kim diye sordular ona.

"Bir düşman," dedi Alberto, "benim bir düşmanım."

Ona belirli bir tür düşmanı öldürmesi gerektiğini, öyle istediği herkesi öldüremeyeceğini anlattılar.

"Ee?" dedi Luigi. "Siz beni salak mı sandınız? Bu Alberto tam sizin dediğiniz gibi biri, onlardan biri yani. Bütün o gruba karşı savaşa girdiğinizi duyduğumda şöyle düşündüm: ben de gideceğim, böylece Alberto'yu öldürebilirim. O yüzden geldim. Alberto'yu tanırım ben: sahtekarın biridir. Bana ihanet etti, neredeyse bir hiç uğruna, benim kendimi bir kadın yüzünden küçük düşürmeme yol açtı. Eski hikaye. Bana inanmıyorsanız size herşeyi anlatabilirim."



Tamam, dediler, boşver.

"İyi öyleyse," dedi Luigi, "bana Alberto'nun nerede olduğunu söyleyin de gidip dövüşeyim."

Bilmiyoruz dediler.

"Fark etmez," dedi Luigi. "Bilen birini bulurum. Eninde sonunda onu yakalayacağım."

Bunu yapamayacağını, nereye yollanırsa oraya gidip savaşması, orada kim varsa onu öldürmesi gerektiğini söylediler ona. Bu Alberto hakkında da hiçbir şey bilmiyorlardı.

"Bakın," diye ısrar etti Luigi, "size hikayeyi anlatmam gerekecek. Çünkü bu adam gerçek bir sahtekar ve ona karşı savaş açmakla doğrusunu yapıyorsunuz."

Ama öbürleri dinlemek istemiyordu.

Luigi laftan anlamıyordu: "Özür dilerim, sizin için şu ya da bu düşmanı öldürmem fark etmeyebilir, ama Alberto'yla ilgisi olmayan birisini öldürsem çok üzülürdüm."

Diğerlerinin sabrı taştı. İçlerinden biri ona uzun bir konuşma yaptı ve savaşın ne olduğunu, nasıl istediğin belirli bir düşmanı gidip öldüremeyeceğini açıkladı.

Luigi omuz silkti. "Eğer öyleyse," dedi, beni yok sayın."

"Varsın ve de olacaksın," diye bağırdılar.

"İleri marş, bir-ki, bir-ki!" Savaşa yolladılar Luigi'yi.

Luigi mutlu değildi. Rastgele adam öldürüyordu, Alberto'ya ya da ailesinden birine denk gelir diye. Öldürdüğü her düşman için ona bir madalya verdiler, ama Luigi yine mutlu değildi. "Alberto'yu öldürmezsem," diye düşündü, "Bir sürü insanı boş yere öldürmüş olacağım." Kendini kötü hissetti.

Bu sırada ona hala birbiri ardından madalyalar veriyorlardı, gümüş, altın, ne varsa.

Şöyle düşündü Luigi: "Bugün birkaçını öldürürüm, yarın birkaçını daha öldürürüm, sonuçta sayıları azalır ve bu sahtekarın sırası da elbet gelir."

Ama Luigi Alberto'yu bulamadan düşman teslim oldu. Boş yere o kadar insanı öldürdüğü için kendini kötü hissediyordu, şimdi barış ilan edildiği için de bütün madalyalarını bir çantaya doldurdu ve düşman ülkede dolaşarak ölenlerin karılarına ve çocuklarına hepsini dağıttı.

Böyle dolaşırken Alberto'yla karşılaştı.

"İyi," dedi, "geç olsun da güç olmasın," ve Alberto'yu öldürdü.

İşte o zaman Luigi'yi tutukladılar, cinayetten yargıladılar ve astılar. Mahkemede vicdanının sesini dinlemiş olduğunu defalarca söylediyse de kimse onu dinlemedi.


(1 Aralık 1943 tarihli elyazmasından; İngilizceye çeviren Tim Parks)

italo Calvino
Türkçe Çeviri: Cem Akaş
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 16-11-2007, 04:33
Lethe..
 
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
Gercekten etkileyici bir parca..
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 19-11-2007, 04:57
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
Adı "savaş" olunca itibarlanan; payelendirilen, yüceltilen insan öldürme eylemi, erklerin pompaladığı ruh halleri ortadan kalkınca, bildiğimiz adi cinayetten hiçbir farkı olmadığını irdeleyen hoş bir alıntı gerçekten de.
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 22-11-2007, 19:04
LoST CoNTRoL
 
Üyelik Tarihi: 22-11-2007
Nerden: ankara
Mesajlar: 14
hayatımda tanıdığım herkes vicdansızdı.kimse acımadı bana.artık ben de vicdansız olucam..ben de kimseye acımıcam
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 22-11-2007, 23:27
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2007
Nerden: dünyadan
Yaş: 32
Mesajlar: 249
insanoğlunun tanrıyla hesaplaşabilme
yeteneği, yani vicdanı. gerçi vicdan da bizi acılardan ve ölüm
korkusundan geçirir, çaresizliğe ve suça götürür, ama aynı zamanda o
dayanılmaz, yalnızlık kokan anlamsızlıktan kurtulmamızı sağlar,
anlamın ve sonsuzluğun bağlantılarına kavuşturur. vicdan dediğimiz
şeyin ahlakla, yasalarla hiçbir ilintisi yoktur, onlarla en korkunç,
en öldürücü karşıtlıklar içersine girebilir, ama öte yandan sonsuz
denecek kadar güçlüdür, bencillikten, gururdan daha güçlüdür.
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:57 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org