Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Edebi Mevzular

Edebi Mevzular Özgürlüktür edebiyat..


Philosophe Encyclopedist

Edebi Mevzular içerisinde Philosophe Encyclopedist konusu: La Rovina di Kasch’ın konu edindiği iki şey var: birincisi Talleyrand olayı, ikinciyse, her şey. Her şey dediysek, tarihin başlangıcından bu yana medeniyetimizle ilgili olup biten her şeyden söz ediyoruz... ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 12-03-2007, 22:17
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 89
Standart Philosophe Encyclopedist

La Rovina di Kasch’ın konu edindiği iki şey var: birincisi Talleyrand olayı, ikinciyse, her şey. Her şey dediysek, tarihin başlangıcından bu yana medeniyetimizle ilgili olup biten her şeyden söz ediyoruz... Dostum tam canı istediği gibi yazmış kitabını. Her telden çalıyormuş gibi görünmeyi seven Roberto, doymak bilmez bir merakla, düşünce parçacıkları, alıntılar, anekdotlar ve aforizmalardan kurulu bir kitap yaratmış – baştan sona zevkle okuyalım diye.



Peki La Rovina di Kasch ne tür bir kitap, Roberto ne tür kitaplar yazıyor? Geçmiş dönemlerden birtakım öyküler alıp onları yorumladığını, alıntılarla çalıştığını göz önüne alanlar, bir tür tarihçi olduğunu düşünebilir, ama tarihçi değil. Kitaplarında kıssadan hisseler yok, öyleyse bir masalcı da değil. Romancı olmadığı ortada. Yorumcu desek? Fazla alaycı kaçıyor. Peki bir analist mi? Yazdıkları analiz sayılacak kadar karmaşık değil; daha serbest, hatta başıboş. Fransa’dan bir dostun söylediği gibi: “ Roberto Calasso edebiyat içinde yeni bir kategori yarattı: melez kitap kategorisi, tarih kitabıyla romanın, öyküyle aforizmanın, masalla felsefenin karışımından olma bir melez…”

Şaka bir yana, Calasso’nun kitapları ancak, tarihin derinliklerinde kaybolup giden, artık aramızda olmayan türlere girebilecek kitaplar. Roberto, tıpkı Aydınlanmanın philosophe Encyclopedist’leri, yeni dünyanın bu entelektüel kartografları gibi, tarihi cansız “geçmiş”liğinden çıkarıp çağdaşlaştırmaya, şimdileştirmeye çalışıyor.

Voltaire ya da Diderot’nun ardılı olduğunu düşünürsek, onu doğru konumlandırmış oluruz. Bu bilgin-dâhiler için olduğu gibi Calasso için de, geçmiş ölü değildir; hatta geçmişin, geçmiş olup olmadığı bile sorgulanmaya değer. Çünkü geçmiş modern kaostan sızarak bugüne hükmeder, bugünü dönüştürür. Calasso’yu ilgilendiren tarih, herhangi bir tarih de değil aslında. Tıpkı onsekizinci yüzyıldaki öncülleri gibi, onun da bir ayağı Avrupa’da, bir ayağı Hindistan’da: yani geçmişinin kaynağı Avrupa değil, Hindu-Avrupa. La Rovina di Kasch’ta kurban-adak düşüncesinin Hint kültüründeki açılımları üzerine yazılanlar, Roberto’nun Hindistan’la ilgili bir tür egzotik tutkuya sahip olduğu düşüncesi uyandırmamalı. Onun için Hindistan, tıpkı Yunanistan gibi, kutsal varlığın antikitedeki apotheosis’idir. Hindistan ve Avrupa bir bütünün parçalarıdır; dilbilimciler ve örneğin E.B.Cioran’ın da bir an bile tereddüt etmeden onaylayacağı üzere. Bu yüzden La Rovina di Kasch her şeyle ilgili diyorum.

Onunla aynı hamurdan iki yazar daha var çağdaşlar arasında: biri Sebald, diğeri Cioran. Bu ikisi, aralarında birçok farklılık olsa da, engin bilgi birikimleri ve keskin kavrama güçleri açısından hem birbirlerine, hem de Roberto’ya çok benziyorlar. Aydınlanmaya karşı düşünceler geiştirmiş olsalar da, aydınlanmayla beslenen bu isimler, duyarlılıkları bakımından esas Avrupalılar olduklarını göstermişlerdir. Böyle yaklaşırsak, doğal olarak, Calasso’nun üslupçu bir yazar olması gerektiğini hesap edebiliriz, ki öyle; bir barok ustası. Tüm barok yazarları gibi zeki, şakacı, bilmiş, ama aynı zamanda asla ölçüsüzlüğe kaçmayan, durması gereken yeri bilen.

Üslup açısından, Roberto’nun bu anlamda öncülleri daha da eski: Montaigne, Bacon, Erasmus vb denemeciler. Onların bize bıraktığı eserlerde de, öne sürülen birtakım tezlerden ibaret olmaktan çok, göksel varlıklar ve onların, içinde bulunulan anla ilişkileri üzerine derin düşünmeyle ortaya çıkan metinler: daha açık söylemek gerekirse, düşüncedeki derinlikle, nüfuz gücüyle vücut bulan denemeler. Calasso’nun eserlerinin geliştiği doğal ortam, tüm düşünsel kalıplara nüfuz etme olanağı tanıyan, sınırları olmayan bir ortamdır.

Roberto okurundan çok şey isteyen bir yazar. Onun kitaplarının özenle, dikkatle okunması ve incelenmesi gerekiyor, çünkü özenle ve dikkatle seçilip bir araya getirilen parçacıklardan oluşuyorlar. Eğer Avrupa tarihine belli önyargılarla yaklaşıyorsanız, Roberto Calasso sizin için can sıkıcı, hatta bunaltıcı olabilir. Onun okuru, gizlerin peşinden giden, derin sırlar taşıdığına inanılan metinlerin başında ömür eskiten sofuların heyecanına ortak olmalı. Ayrıca yavaş yavaş, özümseyerek okumak gerekir Calasso’yu, çünkü okurundan sürekli bir karşılık bekler, okurunu düşünmeye kışkırtır. Hatta bir defa okunup bir kenara kaldırılacak kitaplar da değildir onun kitapları, ikinci bir okuma bambaşka düşünceler doğuracak, bir üçüncüsü belki bambaşka bir düşünce zemini üzerinde hareket edebilmenizi sağlayacaktır.

Italo Calvino
kitap-lık
Sayı: 62 Haziran 2003
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:37 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org