|
|
| Duyurular Anarsist.Org'da neler oluyor? |
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
Kendini anarşist sanan vandallar!Duyurular içerisinde Kendini anarşist sanan vandallar! konusu: Daha önce yürünmemiş bir yol varmı der bilirsiniz F.Nietzsche onunla son kez yazayım buraya.
Alıntı:
duarden ´isimli arızadan alıntı
Henüz Yeterli Değil!
Bir şeyi kanıtlamak yeterli değil, insanları ona ikna ...

03-02-2008, 20:02
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
Daha önce yürünmemiş bir yol varmı der bilirsiniz F.Nietzsche onunla son kez yazayım buraya.
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Henüz Yeterli Değil!
Bir şeyi kanıtlamak yeterli değil, insanları ona ikna etmek yada onun düzeyine yükseltmekte gerekmektedir. Bu yüzden bilen kimse bilgeliğini söylemeyide öğrenmelidir: bir aptallık gibi sık sık tınlayacak şekilde.
F.Nietzsche Tan Kızıllığı
|
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

03-02-2008, 20:03
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-11-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 38
Mesajlar: 23
|
|
|
sayın tenere,
vandalizmi; şu şu sosyal sebeplerden ötürü ortaya çıkan bu bu davranış bozukluklarıdır diye tanımlayıp bir kenara gönül rahatlığıyla koyan "tıp doktorlarının" görüşlerini bize copy-paste yaptığınız için teşekkür ederiz.
evet sınıflama, tanımlama, adlandırma gereklidir bir çok disiplinde, terimler oluşturulmasına bi itirazım yok (olsa kaç yazar). ama bu terimleri (bilim insanlarının ömürlerini vererek oluşturdukları..) oturduğumuz yerden terimsel anlamlarının dışına çıkarıp, felsefi, edebi vs. kaygılarla çekiştirip genişletmek hakkımız değil mi?
|

03-02-2008, 20:07
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Alıntı:
ren´isimli arızadan alıntı
yerinde edilen küfürler de en kıymetli şiirlerden daha bi haz verici olur kimi zaman. inkar etmeyin, sizin için de öyledir 
canım küfürlerle canım şiirler yazmış nice şairler de yok değilidr.
kimin kime neden küfür ettiğidir aslında bizi sinirlendiren. keyfidir! özneldir! canın nasıl istiyorsa öyledir!
|
Ren, sakil küfür ile şiirselliği ayırt edemediğinizi düşündürttü paragrafınız. Kösnül öğelerle şiirlerini örgüleyen kimi ozanlarımız vardır, lakin hiçbir zaman sıradan sürüden ûslupta insanın kullandığı küfür olarak algılanamaz dizeleri, velakin «yenice» bir değer katma kaygusu güdülür, böyle bir değerden bahsedemiyorsak şiirden de bahsedemeyiz zaten.
Adorno'da kimi vecizlerle kendi öznel yargılarınızı çıkarsamanızı anlarım ama mutlak dayanak yapmanız çok mümkün görünmüyor. Lakin öznellik baki.
Benim litaratürümde küfrün öznelliği yoktur Ren, bu şu demeye geliyor söyleminizden çıkarsadığım kadarıyla; beğendiğiniz kişilere küfür edilmesi sizi rahatsız eder, beğenmediklerinize edilmesi keyiflendirir. Bunu örneklendirmeye lûzum görmüyorum, ama herkesin bu kadar "çıkarperest" bir duruşu olamayacağını da bir kez daha düşünmenizi salık veririm.
Konuya dönecek olursak;
Patolojik durumlarda anarşizmden söz etmek olası görünmüyor.
«Nefret kardeşliği» mi kurulmak isteniyor, jargonun özgürlük kılığı altında jelatinlenmesinin amacı nedir?
Önce bitkileri sonra hayvanları ve en nihayeti birbirimizi yiyecek kadar aciz canlılarız. Yüksek umutlara inanmaksızın -asla esrikliğine aldanmadan- bilincin keskinleşmesi mümkün görünmüyor.
«Serseri»leri severim, asıl bitimsiz dertlerinin kendilerinde olduğunu idrak etmiş olanlarını. Hiçbir etin üzerinde masturbasyon yapmayanları, sevişmek işteş velakin, tıpkı iletişim gibi.
Düşünsel masturbasyonla birey olamamış "vandalların" (ki anlam değişikliğine uğramıştır haliyle günümüzde) son koyu "hürlük" makyajı altındaki saldırganlıklarıdır. Acı çekmenin her şeyin bahanesi yapılmasını da farkındalığın içselleştirilememesiyle açıklayabiliriz herhalde. Hakiki bilinç sürecinde 'içe kıvrık kirpidir' gerçek serseriler, büyük yazgılarının kendi kendilerini olduğunu idrak ederler, asla 'ok'larını etrafa saçmanın gerçekliğini savunmazlar. (Bknz. "yazgı"; Kavafis)
Düzensiz kafalı serserileri ise hiç sevmem.
Kimsenin kimseden «içtenlik» talep etme şansı yok (bu uzak bir düş) ama ideal nezaket bekleme hakkı ve ödevi de bakî. Lakin anlam kargaşası yaparak bu "ideal"i sorgulama ise beyhude bir uğraş olarak göründü gözüme şimdilik. Ahlak bireysel etik evrenseldir, küfrü ve hakaretamiz söylemi "düşünce" olarak yutturmak da aynı boş uğraştan göründü yine gözüme.
Sahi bu platformda alenen küfrü ve hakareti özgürlüklerden sayıp onaylanmasını dileyenler mi var?
Küfrün başladığı yerde «düşünce» biter.
|

03-02-2008, 20:19
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
|
|
|
Tesla,
Bu öneriyi yakın zamanda düşündük ve uygulamaya koyduk. Artık her üyelik başvurusu yapan üye olamıyor.
ren,
Numaralandırma yapmayayım, küfür ya da hakaret içerikli sözler kişileri hedef aldığı zaman kimse tarafından saygı beklenecek bir davranış olmuyor.
sangre,
Hem Atatürk ve devletçiliği savunup hem de vandal olduğunu söylemek çelişkili bir söylem olur. Hiçbir şeyi baskı aracına döndürdüğümüz yok. Peki dediğin gibi yapalım sebeplerini yazmadan banlayalım. Aslında her gidenin arkasından konular açmak ya da yorumlar yapmak da birilerine baskı altında olduğu izlenimi veriyor. En iyisi her birey kendi özyönetimini üstlensin de yetki sahipleri devre dışı kalsın.
Tenere,
Bu yazı, forumda sorumsuz eylemlerinin neticesinde gördüğü tepki karşısında burası “özgür bir platform değil mi” düşüncesinin arkasına sığınan bütün bireyler için yazılmıştır. Kısaca foruma osuran herkes üzerine alınabilir. Kriterlerin ne olduğunu, forumdaki bireylerden gelen tepki ile görebilirsiniz.
Zaten tahammülümüz kalmadı: Forumdaki mesajları takip etmek için birilerini görevlendirmek gibi bir mecburiyetimiz yok. Kendini bilmeyen bireylere tahammülümüz kalmadı. Kim, nasıl bir söylem olarak algılarsa öyle algılasın, bu bizim tavrımızı değiştirmeyecek.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

03-02-2008, 20:57
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-11-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 38
Mesajlar: 23
|
|
"Ren, sakil küfür ile şiirselliği ayırt edemediğinizi düşündürttü paragrafınız"
muğlak derinlikler, sığlıkla ittifak halindedir.
hatırlayın
üzerinde düşünülmeye değer bi aforizma olduğunu söylemiştiniz, düşünün!
-------------------------
"Önce bitkileri sonra hayvanları ve en nihayeti birbirimizi yiyecek kadar aciz canlılarız."
bu da ne demek?
ne tür bi ütopyadan bahsediyoruz??
"ölüm" denen tek mutlak gerçekliği mi içimize sindiremedik yoksa??
-------------------------
"Adorno'da kimi vecizlerle kendi öznel yargılarınızı çıkarsamanızı anlarım ama mutlak dayanak yapmanız çok mümkün görünmüyor. Lakin öznellik baki."
kavafis'ten alıntılarınızda aynı yanılgıya(!) düşmemenizi öğütlerim
--------------------------
"ideal nezaket??............."ideal"i sorgulama ise beyhude bir uğraş olarak göründü gözüme şimdilik."
zekice  ama yemezler ( küfre yakın söylemimi bağışlayın)
--------------------------
"Sahi bu platformda alenen küfrü ve hakareti özgürlüklerden sayıp onaylanmasını dileyenler mi var?"
ben onlardan değilim.
---------------------------
böyle saldırgan davranmak niyetinde değildim. ama biraz sinirlendim. evrensel etik, ideal nezaket, serseriliğe evet ama düzenli kafalı olanlarına(!) falan diyerek garantili yoldan gitme eğiliminiz beni hayal kırıklığına uğrattı. hayaller kurmuş değildim. yalnızca deyim olarak alın...
|

03-02-2008, 21:01
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-11-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 38
Mesajlar: 23
|
|
|
eshquia,
ekran başına geçtikten sonra altta kalmadan herkese birden laf yetiştirme telaşınızı anlayışla karşılamaya çalışıp aradan çekiliyorum.
size yazdıklarımı daha telaşsız bi zamanınızda okuyup değerlendirebilmenizi dilerim...
|

03-02-2008, 21:05
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
|
|
|
Ben de aynı şeyleri sizin için söyleyeyim. Yöneltilen sözlere konunun muhattabı olarak elbetteki yanıt yazacağım. Bundan daha doğal ne var?
Henüz çıkış noktasını anlamadan konuya balıklama dalsanız da, dilediğiniz gibi adlandırmakta özgürsünüz.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

03-02-2008, 21:12
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-11-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 38
Mesajlar: 23
|
|
|
çıkış noktasını bilmediğimi baştan belirterek bunu çok önemsemediğimi ifade edemedim sanırım. benim bilmediğim o çok özellikli (!) çıkış noktası üzerine yazdıklarınızı çıkış noktası olarak alıp, o hiç umursamadığım çıkış noktasından farklı bişeylerden bahsetmeye çalıştığımı anlatamamak üzücü.. dönüp dolaşıp aynı şeyi defalarca yazacak gibiyim, vazgeçeyim en iyisi..
|

03-02-2008, 21:20
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
|
|
|
Çıkış noktasını bilmediğiniz bir konuya da hakim olamayacağınızı biraz geç farkettiniz sanırım. Yoksa her yazdığımı laf yetiştirmek olarak adlandırıp bana sataşmak için geldiğinizi düşünecektim.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

03-02-2008, 21:38
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Alıntı:
ren´isimli arızadan alıntı
"Adorno'da kimi vecizlerle kendi öznel yargılarınızı çıkarsamanızı anlarım ama mutlak dayanak yapmanız çok mümkün görünmüyor. Lakin öznellik baki."
kavafis'ten alıntılarınızda aynı yanılgıya(!) düşmemenizi öğütlerim
|
Kavafis'ten alıntı yapmış değilim, yalnızca dogmatik «yazgı» kavramının kullandığım metindeki benzeşini gösterdim, anlayabilene. Lakin alıntıları da severim, devlerim vardır. Ama salt alıntılarla konuşmayı «teşeronluk» olarak görürüm, üzerine 'yenice' bir katkı sunmaksızın. Size öğüt vermeyeceğim, öyle bir bilge oturaklığı sezmiyorum kendimde, öğütleriniz de özgün oldukça kulağıma değecektir, tabii önce bu mertebeye yükselmeniz gerekiyor devlerin omuzlarına oturup da fetva vermezden evvel
Üzerinde düşünülmesi gereken aforizmik söylemlerin üzerinde düşünüp, fikrimi beyan ettiğim forumunuzda da "marianın dikkatine" diye eklektik bir metinle karşılaştım ve yenice bir şey söylemediğinizi, bir başka forumdan iletileri kopyala-yapıştır yaptığınızı gördüm. Ortak bir dil kuramadığımızı fark ettim, yanıt dahi yazmadım gördüğünüz gibi. Fikir üretmiyorsunuz, fikir ürettiğinizde hasbihalimiz devam eder.
Alıntı:
ren´isimli arızadan alıntı
"ideal nezaket??............."ideal"i sorgulama ise beyhude bir uğraş olarak göründü gözüme şimdilik."
zekice ama yemezler ( küfre yakın söylemimi bağışlayın)
|
"Yemiyorsanız" gargara edeceksiniz (beni bağışlamanıza ihtiyacım yok), yenice bir şey hâlâ söyleyebilmiş değilsiniz. Umudum da hâlâ baki...
Küfrü savunuyor musunuz, savunmuyor musunuz, kime ne için karşı fikir sunuyorsunuz, çıkış noktası nedir nazarınızda muamma; vecizdeki muğlak derinliklerdesiniz. Sığlığa düşmemeniz temennilerimle...
Not: Bana dair biçeminizin umuyorum ki "beyin jimnastiği" forumundaki benim size söylediğim 'mesafemizi koruyalım' türü bir söylemle bağlantısı yoktur. Umuyorum, lakin öyleyse çok boşa vakit kaybetmiş olacağım size meramımı anlatma hususunda kendileyim...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:04 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|