Yaratmak ulvi bir yetenek. Bende ondan olduğunu söyleme büyüklüğüne soyunmak istemiyorum. Çarpılırım diye korkuyorum da ondan, yoksa yaratmak da nedir ki yani
Yine de, bazıları yaratır... Bazıları ise, sadece "yeniden" bir yaratır o yaratılmışlıktan... 
Özür
Posted 12-07-2008 at 00:50 by alchemy
Dışardan söküp getirmiş(iz) yine bir salyangozu. Koymuşuz bir yoğurt kabının içine... Odanın çıfıt çarşılığı karşısında, ezilmesin falan diyerek (güya bir iyilik) atmışız dolabın üzerine... Belki haftada bir, belki iki haftada bir aklımıza geliyor...
O hayvancık mı dedi yani şimdi bize "alın beni" diye...? Orada öylece duruyordu o, onun bize ihtiyacı yoktu... Bizim ona vardı, aldık getirdik... Şimdi de bakmıyoruz... Gitmek ister miydi acaba yine geldiği yere...?
Hayır, duygusal kadın dünyamda bire bir de benzemiyorum ben o salyangoza... O salyangoza asıl benzeyenler, çocuklar... Söküp alıp zorla getirdiklerimiz... Ve sonra da bakmayı bir türlü beceremediklerimiz...
Bereket çok dayanıklı bu salyangoz, bize inat öl(e)medi daha... Fiziksel olarak yani... Duygusu var mı bilemiyorum ki...
Sakın kimse çıkıp saf zihinle bana "o hayvanın duygusu olamaz" falan demesin e mi...? Nerden biliyor ki? Hiç salyangoz olmuş mu?
Kendimde de zaman zaman nefret ettiğim bir özellik bu "korteks sapıklığı" zira... Nefret edilesi bir özellik! O kadar...
İlişkilerde ise, bir türlü bir salyangoz oluruz ama yine de... Bu salyangoz gibi olmayız; zira bu eve zorla girmedi o, aranmadı... Bazan biz salyangozlar, aranırız lakin... Bok varmış gibi, gireriz bir haneye... İçinde aç ve susuz kalacağımız... Haftalarca bizimle ilgilenilmeyecek, bulduğumuza şükretmemiz istenecek bir haneye gireriz... Bizi sadece karşımızdakinin bencil ihtiyaçlarının belirlediği... İşin kötüsü, sokak kapısı da çelikten yapılmış... Kim inecek hem 10 katı şimdi? Asansör düğmesine basmaya gücümüz de yetmez...
Teşbihteki kaçınılmaz hatadan nefret ederim hep, en güzelinde bile vardır... Olsun... Hatalı da olsa, konuma nasıl gelindiği değil de, nasıl hissedildiği önemli benim için sadece... O da şudur: ezik... O salyangoz da aslında şu an aynen bizim gibi işte: eksik...
Özür dilerim salyangoz... Sen şanslısın ama yine de, bunu bil...
Benden kimse özür dilemedi zahar...
O hayvancık mı dedi yani şimdi bize "alın beni" diye...? Orada öylece duruyordu o, onun bize ihtiyacı yoktu... Bizim ona vardı, aldık getirdik... Şimdi de bakmıyoruz... Gitmek ister miydi acaba yine geldiği yere...?
Hayır, duygusal kadın dünyamda bire bir de benzemiyorum ben o salyangoza... O salyangoza asıl benzeyenler, çocuklar... Söküp alıp zorla getirdiklerimiz... Ve sonra da bakmayı bir türlü beceremediklerimiz...
Bereket çok dayanıklı bu salyangoz, bize inat öl(e)medi daha... Fiziksel olarak yani... Duygusu var mı bilemiyorum ki...
Sakın kimse çıkıp saf zihinle bana "o hayvanın duygusu olamaz" falan demesin e mi...? Nerden biliyor ki? Hiç salyangoz olmuş mu?
Kendimde de zaman zaman nefret ettiğim bir özellik bu "korteks sapıklığı" zira... Nefret edilesi bir özellik! O kadar...
İlişkilerde ise, bir türlü bir salyangoz oluruz ama yine de... Bu salyangoz gibi olmayız; zira bu eve zorla girmedi o, aranmadı... Bazan biz salyangozlar, aranırız lakin... Bok varmış gibi, gireriz bir haneye... İçinde aç ve susuz kalacağımız... Haftalarca bizimle ilgilenilmeyecek, bulduğumuza şükretmemiz istenecek bir haneye gireriz... Bizi sadece karşımızdakinin bencil ihtiyaçlarının belirlediği... İşin kötüsü, sokak kapısı da çelikten yapılmış... Kim inecek hem 10 katı şimdi? Asansör düğmesine basmaya gücümüz de yetmez...
Teşbihteki kaçınılmaz hatadan nefret ederim hep, en güzelinde bile vardır... Olsun... Hatalı da olsa, konuma nasıl gelindiği değil de, nasıl hissedildiği önemli benim için sadece... O da şudur: ezik... O salyangoz da aslında şu an aynen bizim gibi işte: eksik...
Özür dilerim salyangoz... Sen şanslısın ama yine de, bunu bil...
Benden kimse özür dilemedi zahar...
Toplam Yorumlar 4
Yorumlar
|
|
Özür dilerim...
|
Posted 17-07-2008 at 14:57 by lunatic
|
|
|
hepsi uzatan izlenince güzel değil midir,bir başka örneğide kuş,alırız besleriz kafeslerde,memnun mudur bilmeyiz ki,bir boşlukta kaçıp gittiğinde nasılda ağlarız peşinden,özgürlüğü mü seçmiştir,onun için mutlu olmak mı gerekir bilinmez ki...
Ve kuştur cocuklar,bir zamanlar bende kuştum ufacık... ve bilirim ki özür beklemedim.Yaşananlar kadarsam en azından hiç değilim... bir zamanlar kafesteydim,uçtum,gittim... (yazını cok begendim genel olarak... güzel bi'yüreğin var cümlelerinde parıldayan... Lakin teşbihine laf etmen iyi olmamış, Anlarım mütevaziliğindendir;Fakat seni güçsüz göstermiştir...) |
Posted 18-07-2008 at 14:17 by siyahbeyaz
|
|
|
Sevgili lunatic, bana ve dolayısıyla kendine gönderdiğin özüre ben de katılıyorum, bilmeni istedim...
Sevgili siyahbeyaz... Olsun... Güç aslında zayıflığının nerede olduğunu bilmesidir insanın VE de bunu kabul etmesidir... O zaman zaten zayıflıktan çıkar olay... Zevahiri hiç takmam ben, zira aslolan öz'dür... Varsın güç sapıkları ve şişik egolar güçsüz bilsin beni... Ben çok güçlü bir kadınım. Bunu sadece benim bilmem gayet yeterli... Hem bunu eğer ben sahiden de BİLiyorsam/biliyorsam, eminim nihayetinde de herkes bilecektir... Yorumlara içten teşekkürlerimle... |
Posted 19-07-2008 at 23:14 by alchemy
|
|
|
özür dilerim
teşekkürler alchemy |
Posted 27-07-2008 at 21:34 by haykirtkan
|
alchemy ait Blog Başlıkları
- Sevgili (13-11-2008)
- Kapı Duvar (13-11-2008)
- Evlerinde Lambaları Yanıyor (II) (09-11-2008)
- Kestanenin Yolculuğu (08-11-2008)
- Evlerinde Lambaları Yanıyor (I) (24-10-2008)

















