
Ludwig (Josef Johann) Wittgenstein
(26 Nisan 1889, Viyana - 29 Nisan 1951, Cambridge)
Viyanalı zengin bir ailenin, bir çelik üreticisinin oğlu, sekiz kardeşin en küçüğüydü. On dört yaşına dek evde eğitildi. Berlin'de iki yıl makine mühendisliği eğitimi aldı. 1908'de İngiltere'de atmosferin üst kesimlerinde uçurtmayla deneyler yaptı, ardından bir uçak motoru üzerine çalışmaya başladı. Manchester Victoria Üniversitesi'nde araştırma öğrencisiyken deneysel bir motor tasarladı, yaptı ve denedi. 1911'de Cambridge'e giderek Bertrand Russell'dan matematiksel mantık dersleri aldı. 1913 yılının büyük bölümünü Russell ile giriştiği uzun tartışmalarla geçirip ardından Norveç'de ıssız bir fiyortun yamacına yaptırdığı kulübede inzivaya çekildi.
I. Dünya Savaşı başlayınca Avusturya ordusuna yazıldı. İtalyanlara tutsak düştü. 1919'da toplum yaşamına dönmesinin ardından babasından miras kalan serveti dağıttı; aşırı sade ve tutumlu bir yaşam biçimini benimsedi. Felsefeye yapacağı katkıları tükettiğini düşünerek Avusturya'nın köylerinde ilkokul öğretmenliği yapmaya başladı. Çok mutsuz olduğu ve sık sık intiharı düşündüğü bir dönemdi. 1925 yılında öğretmenlikten ayrıldı, birkaç ay için bir manastırda bahçıvan yamaklığı yaptı. Kız kardeşlerinden biri için Viyana'da bir köşkün inşasını üstlendi.
1929'da Trinity College'de öğretim üyeliği yapmaya başladı. Üniversite yaşamından hoşlanmıyordu. Yemek salonundaki zekice konuşmalardan nefret ettiğinden salona gitmemeye başladı. Akademik felsefe düşüncesine karşı olduğu için, birçok öğrencisini üniversitede felsefe öğretme tasarısından caydırmaya çalıştı.
II. Dünya Savaşı sırasında Cambridge'den ayrılarak gönüllü olarak Londra'daki Guy's Hastanesi'nde hademelik, ardından Kraliyet Victoria Kliniği'nde laboratuvar asistanlığı yaptı. 1944 yılında yeniden Cambridge'de ders vermeye başladı ama bu onu tatmin etmemeye başlayınca, 1947'de istifa ederek İrlanda'ya geçti. 1950'de kanser olduğunu öğrendi ve yaşamına devam etti.
~~ Ona göre felsefede çözülecek bir problem, kanıtlanacak bir teorem, sınanacak bir varsayım yoktur. ~~
Wittgenstein'ın Oruç Aroba çevirisi ile Altıkırkbeş yayınlarından çıkan "Yan Değiniler" kitabından alınmıştır.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."