|
|
Edith PiafBiyografiler içerisinde Edith Piaf konusu: Bir buçuk metrelik boyu ve buğulu sesiyle Fransız müziğini etki altına alan, Fransızların 'Kaldırım Serçesi' Edith Piaf, varoşların asi çocuğu olarak yaşadığı döneme damgasını vurdu. Gelmiş geçmiş en büyük jazz ...
|

09-12-2007, 02:58
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 791
|
|
Edith Piaf
Bir buçuk metrelik boyu ve buğulu sesiyle Fransız müziğini etki altına alan, Fransızların 'Kaldırım Serçesi' Edith Piaf, varoşların asi çocuğu olarak yaşadığı döneme damgasını vurdu. Gelmiş geçmiş en büyük jazz solistlerinden biri olarak kabul gören Edith Piaf, okul ve konservatuvar yüzü görmedi, varoşların sesiydi, şan şöhret sahibiydi, sınıf atladı ama hiçbir zaman burjuvaziyle yıldızı barışmadı. Burjuva yaşam tarzını ihlal ettiği için kilise tarafından 'günahkâr' ilan edildi, öldüğünde (dini) cenaze töreni yapılmadı ama 40 bin kişinin katılımıyla görkemli bir şekilde toprağa verildi.
ONUN KONSERVATUVARI SOKAKLARAsıl adı Edith Giovanna Gassion olan Edith Piaf, 19 Aralık 1915'te Paris'te doğdu, dünyanın savaş ve toz duman içinde olduğu günlerde... Edith, annesini hiç tanımadı, doğduktan sonra anneannesine bırakıldı. Geçirdiği bir rahatsızlık yüzünden 'gözlerine perde' inen Edith, tam üç yıl görmeden yaşadı. 3 yaşına kadar, sokaklarda ve meyhanelerde dans ederek yaşamını sağlayan, 'Kenar Mahalle Kırlangıcı' olarak tanınan anneannesinin yanında kalan Edith, 3 yaşından sonra genelev işletmecisi olan babaannesine teslim edildi babası tarafından.
Genelevin 'sermaye' kızlarının yoğun ilgisi ve babaannesinin bol kesesi kısa sürede sonuç verdi, Edith'in gözleri burada açıldı. 7 yaşına kadar 'sermaye' kızların maskotu olarak mutlu bir yaşam süren Edith, 7 yaşına geldiğinde o da her yaşıtı gibi okula gitmek istedi ama okul kendisini kabul etmedi.
Burjuva beyleri ve hanımları kendi çocuklarının okuduğu okulda bir genelev işletmecisinin torununun okumasına izin vermiyorlardı. Bunun üzerine Edith, babasına, yani sokağa dönmek zorunda kaldı. Böylece Edith'in benim konservatuvarım dediği sokak yaşamı da başlamış oldu.
BURJUVAZİ HAZMEDEMEDİ
Babası kahve ve barlarda 'aerobik' şovlar yaparak geçimini sağlamaya çalşıyordu. Bundan böyle bu işi kızıyla yapacaktı ama kızının böyle bir yeteneği yoktu, onun yeteneği gırtlağındaydı. Sadece bir sesi vardı. Bu yüzden kısa süre sonra babasıyla da yollarını ayırdı ve üvey kız kardeşi Simone Berteaut ile sokak yaşamını sürdürdü, tüm horlanma ve yok sayılmasına rağmen şarkıcılığını kabul ettirdi cümle Fransa'ya. Ama tüm ününe ve Fransız müziğine yaptığı etkiye rağmen, burjuva beyleri ve hanımlarının asık suratlarından oluşan duvarı aşamadı. Onlara göre Edith, 'Kaldırım Serçesi'siydi. Bu 'Kaldırım Serçesi' adı altında aslında sınıfsal bir kimlik vardı. Burjuvazi bunu hazmedemezdi.
SORUNLARINI ŞARKIYLA DİLE GETİRDİ
Kaldırımlardan sanatının zirvesine kadar Edith Piaf'ın yanında ayrılmayan kız kardeşi, Simone Berteaut, ablasının yaşamını kaleme aldı ve 'Kaldırım Serçesi' adı altında kitaplaştırdı. Aydın Emeç'in çevirisiyle dilimize kazandırlan bu biyografi, sadece Fransa'da değil, tüm dünyada ve yaşamın her alanında sınıfsal çelişkilerin günlük yaşam üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor.
Yaşamı boyunca 'Ne işte, ne aşkta, ne de parada' ekonomiye inanmayan Piaf, 48 yıllık ömründe hiçkimsenin himayesine girmedi, korkusuz ve çalkantılı bir yaşam sürdü. Beyler ve hanımlar rahatsız olur diye okula kabul edilmedi ama o sokakları kendine 'konservatuar' eyledi, önüne konan tüm engelleri aştı, üstelik paranın egemenliğine boyun eğmeden.
Çocukluğundan beri yaşadığı sorunları şarkılarıyla dillendirdi. Bu durumdan rahatsız olan ve Edith Piaf'ı zapturapt altına alamayan egemen sınıf, çareyi kilise aracılığıyla cezai yaptırımda buldu. Kilise Edith Piaf'ı 'günahkâr' ilan etti. Kendi değerleri aşındırıldığında her zaman dini yöntemlerle muhalifleri boğmaya çalışan egemen sınıfın bu ilkel ceza yöntemi de pek işe yaramadı. Edith Piaf, 11 Ekim 1963'te öldüğünde kilise dini tören yapılmasına izin vermedi. Ama bu dini yaptırım da işe yaramadı, son yolculuğunda 40 bin kişi Edith Piaf'ı görkemli bir şekilde uğurlandı. Fransa Fransa olalı böyle bir tören görmemişti.
ÇÜNKÜ 0 BİZDEN BİRİYDİ
Simone Berteaut, "gece bacağını bir erkeğin beline sarmadan yatmayı hiç beceremedi, neonlardan da hiç inmedi, savaş sırasında Yves Montand'a da kök söktürdü, kafası basmayınca erkeklere kapıyı göstermekte iki dakika tereddüt etmedi, şarkı söylerken hep tırmandı, para saymayı bilmedi" diyor. İşte bu yüzden o bir 'günahkâr'dı. Alt gelir gurubuna mensup 'Kaldırım Serçesi'ydi, 'bizden biri' değildi.
Sevenleri için de o bir 'Kaldırım Serçesi'ydi, çünkü o 'bizden biriydi', kaldırımların ve kenar mahallelerin, milyonların sesiydi. Şarkılarında onları anlatıyordu. Bu yüzden son yolculuğunda 40 bin kişi kendisine eşlik etti, kiliseye rağmen....
Bir kuşak için hâlâ Avrupa demek, Fransız demek, Edith Piaf demek. Piaf, yani buğulu bir ses, romansın unutulmaz şantözü. Ufak tefek olmasına rağmen fransız müziğine ve dolaylı olarak müziğe etki eden, sesinde garip bir şeyler olduğundan şüphenilen bir kadın. Gariptir ki kaldırım serçesi deniyor.
Kim bilir kaç kişi Edith Piaf'ın seslendirdiği eserlerle hüznün kollarına attı kendini, kim bilir kaç dudaktan fısıldanarak tekrarlandı romansları Piaf'ın. Söylediği her şarkıda farklı bir tat ve bu tatta da bambaşka anlamlar vardı.
II. dünya savaşında da onun şarkıları eşliğinde şehirlere girilmiştir.
İlk olarak La Garçonne (1936) filmiyle de sinema dünyasında yer alan Edith Piaf, toplam 10 tane filmde de rol almış. Tabii sadece filmlerde başrol değil, aynı zamanda ölümünden sonraki filmlerde "tema" olarak da anılmış.
En son olarak Fransız yönetmen Olivier Dahan'ın vizöründen, Marion Cotillard ve Sylvie Testud'un başrollerini üstlendiği "La Môme" adlı filmde çıkıyor karşımıza Piaf.
la vie en rose en sewdiğim parçasıdır...
KAYNAKLAR;
Kaldırım Serçesi-Edith Piaf
Simone Berteaut
Çev: Aydın Emeç
Agora Kitaplığı................
Ayşe sevim.....................
youtube........................
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
Konu Sosyopat tarafından (09-12-2007 Saat 03:13 ) değiştirilmiştir..
|

09-12-2007, 03:04
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,752
|
|
Alıntılamalarımızda genellikle kaynak yazıyoruz..
Kaldırım Serçesi-Edith Piaf
Simone Berteaut
Çev: Aydın Emeç
Agora Kitaplığı
__________________
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

09-12-2007, 03:13
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 791
|
|
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Alıntılamalarımızda genellikle kaynak yazıyoruz..
Kaldırım Serçesi-Edith Piaf
Simone Berteaut
Çev: Aydın Emeç
Agora Kitaplığı
|
uyarı için teşekkür...dikkate alındı...
__________________
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

09-12-2007, 03:15
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,752
|
|
Alıntı:
Sosyopat´isimli arızadan alıntı
uyarı için teşekkür...dikkate alındı...
|
Asıl ben teşekkür ederim ...
Saygılarımla..
__________________
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

09-12-2007, 11:27
|
|
Lethe..
|
|
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
|
|
Bu konuyu forumda görünce oldukca sasırdım..İsmini sık duymaya alışkın olmadığım bir değerdir Edith Piaf..Onda ne var bilmiyorum ama büyüsünün etkisinden kaçmak zor..Uzun zamandır sesini duymayı özlemiştim..Tesekkürler..
|

17-12-2007, 15:24
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 34
Mesajlar: 791
|
|
Non, je ne regrette rien (1961)
__________________
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

17-12-2007, 15:58
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 30
Mesajlar: 3,492
|
|
sıkı bir piaf hayranıyım..
teşekkürler videolar için..
__________________
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

17-12-2007, 16:08
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 40
Mesajlar: 4,009
|
|
Ben hayranı değilim ama severim dinlemeyi...
Birde Gülriz Sururi'den Kaldırım serçesi oyununu severim...
Hiç kimse şansonlara onun kadar hüzün katamaz kanaatimce...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:46 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|