|
|
Charles BukowskiBiyografiler içerisinde Charles Bukowski konusu: ...
|

15-07-2007, 16:16
|
 |
M€M€ÑTØ MØRI
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,423
|
|
Charles Bukowski
Kendi deyimiyle "Alkolik yazar, pis moruk. Çağdaş edebiyatın en içten, en samimi, en ağzı...
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

11-12-2007, 10:28
|
 |
virtüöz
|
|
Üyelik Tarihi: 26-11-2007
Nerden: ....
Yaş: 22
Mesajlar: 482
|
|
Siirlerini genelde hep sarhosken yazdıgi söylentileri vardir...
Sinirler
tiklerim tutmuş çarşafın altında
güneş ışığıyla tekrar yüzleşmek
harbiden
berbat bir
şey
neon ışıkları yanıp da
çıplak kızlar barın
üstünde
hırpalayan müzikle dansettiğinde
şehri daha çok
seviyorum
çarşafın altında düşünüyorum
tarih
sinirlerimi
yıpratıyor
insanlığın en hatırlanası derdi
güneş ışığıyla tekrar
yüzleşme cesaretidir
aşk iki yabancının tanışmasıyla
başlar.
dünyayı sevmek
imkansız.
yatakta kalıp
uyumayı
yeğlerim
serseme dönmüşüm
günlerle sokaklar ve yıllarla
çarşafı
boynuma çekiyorum
kıçımı duvara
veriyorum
sabahlardan kimsenin etmediği kadar
nefret
ediyorum
Charles Bukowski
__________________
pire için yorgansız yatarım
yorganı satar pire beslerim
beslediğim pireyi satar tekrar yorgan alırım
böylece pire sosyalleşmiş olur...
|

11-12-2007, 10:57
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-12-2007
Yaş: 25
Mesajlar: 18
|
|
İnsan kendini çok derin tahlil etmemeli, yoksa hiçbir şey yapmaz, yaşam durur… Bir kaya parçasının üstünde hiç kımıldamadan oturan bilgelere döneriz… Bu da ne kadar bilgecedir bilemiyorum… Aşikâr olanı silerler ama bir şey sildirir onlara… Tek bir sineğin kendisiyle düzleşmesi gibidirler bir anlamda… Kaçış yok, etki yok, etkisizlik yok… Kendimizi zarar hanesine yazmaktan başka çare yok… Oynayabileceğimiz bir hamlemiz kalmamış… Mat olmuşuz…
Charles Bukowski
|

23-12-2007, 04:11
|
|
sui generis
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
|
|
rebound
genellikle, dedi, ayrılık ertesi,
ruhunun
veya ruhunun olduğu yerde olması gereken şeyin
kafasının koparıldığı
duygusu ile öylece otururken
telefon çalar veya kapı vurulur
ve yepyeni ve ferahlatıcı bir
kadın bulursun karşında.
yukardan bir işaret yollanmıştır sana
sanki
ve ordadırlar
en çekici halleri ile
hayatına girmeye
hazır.
ve kabullenirsin
hiçbir şey bir daha ters gidemezmiş gibi,
ikinci bir fırsat hakedilmediği halde
bir fırsat tanınmıştır,
o ilk kahkahalar, bir kez daha
o ilk
sihir.
kim tasarlamışsa bu işi
tilkinin gözüne
şahinin çabukluğuna
ve
korkunç bir mizah duygusuna
sahipmiş.
öte yandan, dedim, her
zaman
öyle olmuyor.
haklısındır umarım, diye karşılık verdi,
dinlenmeye
ihtiyacım
var.
bukowski
|

23-12-2007, 12:21
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 19-10-2007
Nerden: ne fark ederki
Mesajlar: 400
|
|
kendimize işkence etmek için kullanmak isteyeceğimiz bir şey hep bulunur sanırım. hipodromda başkalarının hislerini paylaşırsın; o ümitsiz karanlığı, pes edip vazgeçmenin kolaylığını. bahisçilerin dünyası gerçek dünyanın makul ölçülere indirgenmiş şeklidir; hayatın ölümle sürtüşmesi ve kaybetmesidir. sonuçta kimse kazanmaz. geciktirmektir tek isteğimiz, o göz kamaştırıcı ışıktan gözlerimizi bir an için kaçırmak. allah kahretsin, amaçsızlık üzerine düşünürken sigaramın yanık ucu parmağıma çarptı. bu da beni uyandırıp sartre havasından çıkardı. mizah gerek bize, kahkaha gerek. eskiden daha çok gülerdim, herşeyi daha çok yapardım. yazmak hariç. artık yazıyorum, yazıyorum ve yazıyorum. yaşlandıkça daha çok yazıyor, ölümle dans ediyorum. iyi bir gösteri. iyi de yazdığımı düşünüyorum. bir gün "bukowski ölmüş" diyecekler ve gerçekten keşfedilip yaldızlanacağım. ne fayda? ölümsüzlük fanilerin aptal bir icadıdır. hipodromun işlevini anlayabiliyor musunuz? dizelerin yuvarlanmalarını sağlar. talih kuşu. bülbülün son ötüşü. ağzımdan çıkan her söz mükemmeldir çünkü yazarken kumar oynarım. çok fazla yazar çok dikkatli yazıyor. çalışıyorlar, öğretiyorlar ve başarısız oluyorlar. alışılagelmiş kalıplar ateşlerini söndürüyor.
burada ikinci katta macintosh'umla mutluyum şimdi. dostumla.
ve radyoda mahler çalıyor; kolaylıkla süzülen, büyük risklere giren bir müzik. risk gereklidir bazen. şimdi de o güçlü uzun dalgaları gönderiyor. sağol mahler; senden ödünç alıyorum ve borcumu asla ödeyemeyeceğim.
çok fazla sigara içiyorum, çok fazla içki içiyorum, ama çok fazla yazmam mümkün değil. durmadan geliyor ve doyamıyorum ve herşey mahler'e karışıyor. bazen durdururum kendimi. dur bir dakika derim, git yat ya da dokuz kedini seyret ya da karınla otur biraz. ya hipodromdasın ya da macintosh'un başında. ve dururum, frene basıp park ederim. kitaplarımın devam etmelerine yardımcı olduklarını söyleyen mektuplar alırım bazen. benim de devam etmeme yardımcı oldular. yazmak, atlar ve dokuz kedi.
bu odanın küçük bir balkonu var, şu anda kapısı açık ve harbor karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. sonu gelmeyen bir ışık akışı. bu kadar insan. ne yaparlar? ne düşünürler? hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için bir yeterli bir neden olmalı, ama değil. son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
devam et mahler! harikulade kıldın geceyi. durma, orospu çocuğu! durma!"
(charles bukowski, 'kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi)
|

19-01-2008, 13:03
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 18-01-2008
Mesajlar: 22
|
|
CHARLES BUKOWSKI
Tanımayanlara tanıtmak vazifedir diye dusunuyorum cagımızın gercek bilinc sahibi en buyuk serserisini
Ayrıca diger tanıyan arkadaslarinda yardımlarını bekliyorum ara ara tıkanıyorumda ben
Haklısınız doktora gidecem zaten p.tesi
Nolur iyi olsun...
|

19-01-2008, 13:08
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 18-01-2008
Mesajlar: 22
|
|
oluler boyle sever kitabından...
" Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
charles bukowski
|

19-01-2008, 13:39
|
 |
spartacus
|
|
Üyelik Tarihi: 03-10-2007
Nerden: istanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 279
|
|
-Şiir kitapları var kitapçıda görmüştüm ama bir türlü parayı denkleştirip alamadım kitaplarını....
__________________
vermediğiniz bir şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim'i satın alamazsınız. Devrim'i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır, ya da hiçbir yerde değildir...
|

19-01-2008, 14:49
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 18-01-2008
Mesajlar: 22
|
|
oncelik siir kitaplarına verilmemeli bence
cunku once adamı bi tanımak gerek
farklı biri cunku
siirden bin turlu anlam cıkar
tam anlasılsıın diye once tanınsın bu heriif
|

20-01-2008, 11:19
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 18-01-2008
Mesajlar: 22
|
|
bu adam benim agzıma sıctı
baskalarınında agzına sıcsın, biraz rahatlayayım diye bu forumu actım...
|

20-01-2008, 11:41
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 18-01-2008
Mesajlar: 22
|
|
Öğleden Sonra 2 Birası
hiçbir seyin önemi yok
bir yatakta debelenmekten baska
ucuz hayaller ve bir birayla
yapraklar ölürken ve atlar ölürken
ve ev sahibeleri koridorlarda dikmis gözlerini bakarken;
canlidir müzigi çekilmis perdelerin,
sinek sürüleri
ve patlamalar sonsuzunda
son insan'in magarasi;
hiçbir seyin önemi yok sizdiran lavabodan baska,
bos siseden,
keyiften,
kistirilmis
biçaklanmis ve tras edilmis gençlikten baska,
kendisine sözcükler ögretilip
ölsün diye
arkasi yastikla desteklenmis
gençlikten baska.
Charles Bukowski
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
|
|
|
| Konu Araçları |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:33 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|