Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Geçmişten geleceğe 'KÜLTÜR & SANAT' > Bilimsel Mevzular

Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim.


Gökkuşağı Projesi

Bilimsel Mevzular içerisinde Gökkuşağı Projesi konusu: Adına aldanmayın. Dünyanın en tuhaf deney projesi bahsi geçen. Bir grup çılgın bilim adamı, an az onlar kadar çılgın Amerikan Ordusu?nun projesine dahil olup koca bir destroyeri görünmez kılmaya çalıştılar. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 16:46
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart Gökkuşağı Projesi

Adına aldanmayın. Dünyanın en tuhaf deney projesi bahsi geçen. Bir grup çılgın bilim adamı, an az onlar kadar çılgın Amerikan Ordusu?nun projesine dahil olup koca bir destroyeri görünmez kılmaya çalıştılar. Deneyin dehşet verici sonuçlarını kimse hesap edememişti.

Philadelphia?da dingin bir bahar sabahıydı. İkinci Dünya Savaşı?na dahil oluşunun ikinci yılında Amerika birden fazla cephede Alman ve Japon birlikleriyle savaşıyordu. Tüm dünyayı değiştiren ve her cenahtan milyonlarca insanın hayatına mal olan bu savaşta Amerikan Ordusu artık taktiksel atılımlara ihtiyaç duyduğunu fark etmişti. Amerikan bombardıman uçakları ve donanma gemilerindeki ağır kayıplar tahammül edilemeyecek boyuttaydı. Radara yakalanmayan, ya da düşmana görünmeyen gemi ve uçak imal etmenin bir yolu bulunmalıydı.

Radara yakalanmama teknolojisini geliştirmek üzere ?Project Rainbow? (Gökkuşağı Projesi) adlı çalışma başlatıldı. Proje elbette ki top secret yürütülüyordu. Projenin teorik kanadını Dr. Morris K. Jessup üstlenmişti. Jessup?un önerisi tüyler ürperticiydi: Einstein?in genel görelilik kuramı çerçevesinde ?yoğunlaştırılmış bir yapay manyetik alan? oluşturarak mevzubahis geminin o anda içinde bulunduğu uzay - zaman alanını bükmeyi hedefliyordu. Böylece düşman radarından yayılan dalgalar bükülerek gemiyi es geçecek ve savaş gemisi göreceli olarak ?görünmez? olacaktı.

1943 yılının başlarında projenin teorik ayağı tamamen hazırdı. Projeye göre, özel bir jeneratör sistemiyle gemi etrafında çok güçlü bir manyetik alan yaratılacak, gemiyi saran bu manyetik alan da ışık ışınlarının ve radar dalgalarının sıyrılarak geminin etrafından akmasını sağlayacaktı. Dr. Jessup ve askeri merciler sanal görünmezlik mucizesinin peşindeydi.

Deneyin 28 Mart 1943?te Philadelphia Körfezi?ndeki Deniz Üssü?nde gerçekleştirilmesi planlandı. Denek olarak 104 mürettebatlı ?USS Eldridge? adlı destroyer seçildi. Tüm mürettebat büyük bir gizlilik içinde, deneyle ilgili çok az ayrıntı bilerek göreve atanmıştı. Başlarına geleceklerden henüz hiçbirinin haberi yoktu. Aslına bakılırsa, kimse olacaklara hazır değildi.

USS Eldridge deney için gerekli cihazlarla donatıldı. 75 kVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön silah taretlerinin altına monte edildi. Bu jeneratörlerden, geminin güvertesi boyunca dört manyetik ışın yayılacaktı. 3000 adet güç artırıcı tüp iki jeneratörün oluşturduğu gücü yaymak üzere gemi boyunca yerleştirildi. Her biri iki megavat gücündeki üç radyo dalgası vericisi güverteye monte edildi. Ekipman hazırdı. Oluşacak elektromanyetik alan, gelen ışınları ve radyo dalgalarını iterek geminin etrafında bir görünmezlik kalkanı oluşturacak şiddetteydi. USS Eldridge sabah altı sularında Philadelphia Deniz Üssü?nden denize açıldı. Deneyi kontrol etmek ve gözlemlemek için SS Andrew Furuseth isimli bir şilep seçilmişti.

Saatler tam dokuzu gösterirken elektromanyetik alan jeneratörleri çalıştırıldı. Birkaç dakika sonra USS Eldridge?in etrafını önce mavi - yeşil bir duman kapladı. Gözlem gemisindekiler hayret içinde olan biteni izliyor ve kaydediyordu. Bir süre sonra yeşil duman öyle yoğunlaştı ki gemiyi görmek imkansız hale geldi. Alıcılar geminin kuvvetli bir elektromanyetik alanla çevrelendiğini doğruluyordu. Yeşil duman bir süre sonra yavaş yavaş azaldı ve yok oldu. Gözlemciler hayret içindeydi. Çünkü başarılı olmuşlardı. Destroyer hemen hemen görünmez hale ulaşmıştı. Sadece burnu ve arkası görülüyor, gövde boyunca ise geminin hatları belli belirsiz seçilebiliyordu. Bir süre sonra geminin görüntüsü su üzerinde bir çizgiden ibaret hale geldi. O anda mavi bir ışık çaktı ve son çizgi de yok oldu. Artık geride hiçbir şey kalmamıştı. Deney tahminlerin ötesinde başarılı olmuştu. Çünkü USS Eldridge sadece radarlardan değil, mürettebatıyla beraber gözden de kaybolmuştu! Bilim adamları ve üst rütbeli subaylar korku ve heyecan içindeydi.

15 dakika sonra emir verildi ve jeneratörler kapatıldı. Önce hiçbir şey olmadı. Ardından yeşil duman tekrar oluşmaya başladı ve USS Eldridge?in hatları belirmeye başladı. Mavi yeşil sisin arasında gemi tamamen belirdiğinde gözlem şilebi hızla gemiye yanaştı. Gözlemciler şok içindeydi çünkü ortada anormal bir durum vardı. İlk fark edilen mürettebattan çoğu kişinin geminin yanından sarkıp kusmasıydı. Diğerleri güvertede şaşkın şaşkın dolaşıyordu. Hiçbirinin bilinci yerinde değildi. Yetkililer gemiye girdiklerinde esas şok edici manzarayla karşılaştılar. Beş denizci geminin gövdesiyle iç içe geçmişti. Sanki gemi erimiş ve gemiciler onun içinden geçerken sıkışıp kalmıştı. Denizcilerden sadece birinin metal gövdeye kaynayan kolu kesilerek kurtarıldı. Diğerleri ise feci şekilde can verdi.

O esnada 640 kilometre uzaktaki Norfolk Deniz Üssü?nden bir telsiz mesajı geldi. Mesajda USS Eldridge?in Norfolk açıklarında belirdiği ve 10 dakika kadar denizde kaldıktan sonra aniden yok olduğu rapor ediliyordu. Destroyer kaybolduktan hemen sonra Norfork limanında görülmüş, sonra geri gelmişti. Neler olduğunu kimse anlayamadı. Geminin 640 kilometre öteye ışınlanmış ve geri gelmiş olması mümkün müydü? Geminin önceden Norfolk?ta da görev yaptığı biliniyordu. Norfolk?ta görülen, geminin geçmişte orada bulunduğu zamanki görüntüsü müydü? Yani gemi zamanda yolculuk yapıp geri mi gelmişti? Tüm sorular cevapsız kaldı. Mürettebatın hemen hepsi daha hastanede gözetim altındayken emekliye ayrıldı ve olay hızlı bir şekilde örtbas edildi. Yıllar içinde olayla ilgili iddialar Amerikan hükümeti ve deniz kuvvetleri tarafından reddedildi. Deneyin ya da projenin varlığı asla kabul edilmiyordu. Yetkili merciler tüm hikâyenin karşı propaganda amacıyla uydurulmuş bir yalan olduğunu iddia etti. Ancak diğer taraftan da görgü tanıklarının ifadeleri vardı.

SS Andrew Furuseth gözlem gemisinde o gün görev yapan Carlos Allende, 1959?da deneyi yürüten Dr. Morris Jessup?a gönderdiği mektupta olay hakkında bilgisi olduğunu yazmıştı. Mektupta mürettebatın akıbetinden de bahsediliyordu. Birkaçı aklını tamamen yitirmişti. Bazıları ise psişik yetenekler geliştirmişti. Aniden görünmez olup beliriyorlar, kimi zaman donarak saatlerce hareketsiz kalıyorlardı. Hepsi korkudan sokağa çıkamaz hale gelmiş ve kendilerini eve kapatmışlardı. Jessup bunların hiçbirinden haberdar değildi ve Allende?nin anlattıklarıyla ilgilendiğini belirtti. Nisan ayında görüşmeye karar verdiler. Fakat görüşecekleri gün tuhaf bir olay oldu. Dr. Jessup şüpheli bir şekilde intihar etti. Miami?deki bir otoparkta, kendi arabasının eksozunu bir hortumla camdan içeri sokmuş ve eksoz gazıyla zehirlenerek ölmüştü. Jessup 60 yaşındaydı ve ailesinin açıklamasına göre intihar etmek için hiçbir nedeni yoktu. Jessup neden Carlos Allende ile buluşacağı gün intihar etmeyi seçmişti? Bu da örtbas operasyonunun bir parçası mıydı?
Donanma USS Eldridge?in 1943?te deneyin gerçekleştiği günlerde Philadelphia?da bulunduğunu asla kabul etmedi. Resmi açıklamaya göre gemi o günlerde eğitim amacıyla Bermuda?da görev yapıyordu. Ne böyle bir deney vardı, ne de USS Eldridge bu deneyde kullanılmıştı.

1951?de gemi Yunanistan?a satıldı ve 90?lı yıllara kadar da Leon adıyla Yunanistan donanmasına hizmet verdi. Philadelphia deneyi, sonraki yıllarda birçok kitaba ve filme konu oldu. Fakat yazılan her şey iddia olmanın ötesine geçemedi. Deneyle ilgili gerçeklerin açıklığa kavuşturulamaması ve çelişen ifadeler komplo söylentilerini daha da arttırmıştı. Aradan geçen 60 yılda Gökkuşağı Projesi?yle ilgili her şey bir sır olarak kalmaya devam etti.

kaynak: kemal ekin aysel

Konu Janice tarafından (23-11-2007 Saat 23:17 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 19:03
asmara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
şimdi bu şey gibi olmuş... bir sır var arkadaşlar... ama gerçek mi bilmiyoruz
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 19:07
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Alıntı:
asmara´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
şimdi bu şey gibi olmuş... bir sır var arkadaşlar... ama gerçek mi bilmiyoruz
valla sır benim değil
belgeselinide izlemiştim bunun çok ilginç geldi bana...
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 19:14
deplansman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 22-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 19
inanılmaz. hayır gerçekten inanamadım


HAYAT, CİNSEL YOLLA BULAŞAN ÖLÜMCÜL BİR HASTALIKTIR.
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 19:17
asmara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 730
belgeselini ben de hayal meyal hatırlıyorum... insanın gerçek olmasını dilediği bir sır. heyecan verici.
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 27-10-2007, 19:23
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Alıntı:
asmara´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
belgeselini ben de hayal meyal hatırlıyorum... insanın gerçek olmasını dilediği bir sır. heyecan verici.
olmaması için bi neden yok... imkansız görmüyorum ben bunu...
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 23-11-2007, 04:49
napolyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
is god and unhappy
 
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
gayet olabilir bir sey tabi.hatta bazı çevreler buna bir idda bile demiyor.tamamen bir gerçek gözüyle bakıyolar.bununla birlikte einstein'ın 20.yüzyılın basında söylediği teoriler,aynı yüçyılda ispatlanmaya baslandı.hatta fizikçiler artık devamlı einstein teorileriyle ilgileniolar.einstein'ın görecelik teorisiyle ilgili baska seyler de ispatlandı zaten.günesin arkasından gönderilen bir ısının geç dünyaya geç gelmesi gibi ağır kütleler zamanda çökme yaratıolar ve zaman o noktalarda daha yavas akıyo.bunun ötesi ısınlanma gibi duruyo ama ısınlanma içinse imkansız diyo einstein


her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 23-11-2007, 05:47
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
Konuyu keyifli bir bilim-kurgu öyküsü gibi okudum. Böyle şeyleri henüz sınırlı aklımızla kavramamız biz sıradan insanlar için güç olacaktır, biraz fizik okumuş olanımız var ise elbette onun için ilgi çekici olabilir. Bunun Tesla varyansyonu da okumuştum bir yerlerden. Kuantum aktarımı denen bir değiş tokuşla, atomların yer değiştirebileceği açıklanıyordu. Ben yine de çocukluğumdaki Atılgan'ı yaşayacak kadar ömrüm olmayacağı için, bu tür konulara hep şüpheyle yaklaşıyorum. Kim yazmış bu makaleyi Demett, bilginiz var mı?
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 23-11-2007, 19:32
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Konuyu keyifli bir bilim-kurgu öyküsü gibi okudum. Böyle şeyleri henüz sınırlı aklımızla kavramamız biz sıradan insanlar için güç olacaktır, biraz fizik okumuş olanımız var ise elbette onun için ilgi çekici olabilir. Bunun Tesla varyansyonu da okumuştum bir yerlerden. Kuantum aktarımı denen bir değiş tokuşla, atomların yer değiştirebileceği açıklanıyordu. Ben yine de çocukluğumdaki Atılgan'ı yaşayacak kadar ömrüm olmayacağı için, bu tür konulara hep şüpheyle yaklaşıyorum. Kim yazmış bu makaleyi Demett, bilginiz var mı?
kemal ekin aysel'in makalesi sn maria...
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 09:59
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 18
Mesajlar: 435
Blog Başlıkları: 2
çok ilginç yha.. Ben inandm aslında.. :s
Alıntı ile Cevapla
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:47 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org