|
|
AKP'ye Kapatma DavasıAnketler içerisinde AKP'ye Kapatma Davası konusu: Yola nasıl başladılarsa, durdurulmaları da aynı yöntemle olmalıdır. Halkın iradesiyle.
Halkın iradesi önemsiz derseniz, rejimi değiştirmek için devrim önerebilirim, ki o da halksız olmaz. Başarılı olursanız "kahraman", olmazsanız "vatan haini" ...

15-03-2008, 21:27
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
|
|
|
Yola nasıl başladılarsa, durdurulmaları da aynı yöntemle olmalıdır. Halkın iradesiyle.
Halkın iradesi önemsiz derseniz, rejimi değiştirmek için devrim önerebilirim, ki o da halksız olmaz. Başarılı olursanız "kahraman", olmazsanız "vatan haini" olursunuz.
Yok illa ki atanmışlardan medet umarsanız, amanın kulakları çınlasın Erbakan gibi "pansuman" bunlar derim.
Halkın bilinçlenme süresi öyle bizim ömürlerimizle sınırlı değildir, belki bizden birkaç kuşak sonra meyvaları toplanacak bir fedakarlık ister; ama yaşadığınız "ân" için çözümü atanmışlardan beklerseniz, demokrasi Demokles'in Kılıcı gibi sizi de o "an"da bulur ve başınıza iner.
Yasaklarla madem çözüm olmuyor; demek ki artık başka çözümleri düşünme vakti geldi de geçiyor.
Ha bu arada bu siyasal oyunda AKP katlanarak iktidarını güçlendirecekse, en başta AKP'ye karşı olanların bu hususta karşıt fikir sunması ve sürece tepkili olmaları gerekiyor, meydanlarda slogan atmakla bir yere varılamadığını çoktan öğrenmiş olmak da...
|

15-03-2008, 21:40
|
 |
''Damaged People''
|
|
Üyelik Tarihi: 07-09-2007
Mesajlar: 44
|
|
|
açıkçası tüm yolsuzlukların gözlerinin önünde yapıldığı ama buna rağmen ''çalışıyorsa çalsın sorun yok'' gibi saçma sapan ve mümkün olmayan bir zihniyetteki halkın ne iradesine güvenirim ne başka bir şeyine.devrim de ise dediğiniz gibi halksız olmaz halk olsa bu halkla olmaz!halkın bilinçlenmesinin ben de en mantıklısı olduğunu ama bunun çok uzun süre gerektireceğini söylemiştim.bu süreç içersinde akp karşısında görüş bildirmenin bi anlamı olcağını düşünmüyorum çünkü görüldüğü üzere istedikleri şeyi istedikleri gibi yapıyorlar.görüşünüzü bildirdiğiniz zaman da Sayın Bekir Coşkun'a olan gibi ağır ithamların,ne olduğu belirsiz bir medyanın,koyun sürülerinin vs nin hedefi oluyorsunuz.ve mecburen sesinizi kısıyorsunuz.
|

15-03-2008, 21:49
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 170
|
|
|
ben şunu tekrar söylemek istiyorum, bu dava sonunda kapatılmayabilir de, evet sonunda güçlenebilir de, belki başka bir oyun var.. ama bu gerekliydi... hukuka artık saygımızın kalmadığının artık farkında mıyız akp sayesinde.. burada birşeylere itaatten söz etmiyorum.. laiklik demokrasinin bir koşuludur gerçekten, ve eğer demokrasi diyorsak burada hukuk gerekeni yapıyordur.
evet halkın bilinçlenme süresi çok uzundur, ama buna çözümler varsa imkanları koşullara göre kullanmak gerek. şimdi hukukun bu fırsatından yararlanarak. kayıp bir kuşak yetiştiğini görüyor muyuz... tvlerde sihir büyü dizileri çocuklar için, altıncı his programları.. insanları hayat karşısında edilen tavır almaya yönlendiren.. eğitim rezalet..saymakla bitmez, neler olduğunu burada sayamam.. ayrıca sınav üstüne sınav.. insanların yaratıcı üretici olması için rahat olması boş zamanlarının olması gerek..biliyoruz eskiden de felsefede ilerlemiş toplumlar refahı yüksek, rahat toplumlardır.. artık 6.sınıftan başlayarak üniversite bitse bile sürekli sınav... yani başa döneyim, kayıp kuşak yetişiyor ve bilinçleme içinn çok büyük bir boşluk var.. bu ülkenin her şeyi satıldı, talan edildi... neredydi bu halk.. bundan sonra daha da edilgen olacak kuşaktan da bu yönde bir şey beklememek lazım...
bir de sayın maria'nın söylediği bir şeyle ilgili yorum yapmak istiyorum... meydanlara inmek bence çok şık bir eylem yöntemi, bilmiyorum.. çok da demokratik ve kitle hareketi yaratmakta etkili..
Yürümek
yürümek;
yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek..
yürümek;
dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek ..
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek ..
yürümek;
yürekten gülerekten yürümek ...
.
Nazım Hikmet Ran
yürümek iyidir...
|

15-03-2008, 21:51
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 170
|
|
bu konu yeterince meşgul edecek gündemi, bıraksak da mesela maria'nın güzel sesinden şiirler dinlesek... 
|

15-03-2008, 22:11
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,075
|
|
|
Çaresizlik demokrasi dışı yöntemlerin bahanesidir ama asla çözüm getirmez. Ussal olarak da getirmemelidir zaten, bugün laiklik karşıtı ilan edilen A partisi kapatılır, yarın Kemalist B partisi, hepsi birer ideolojidir, ideolojileri fetişleştirmemek lâzım. Önemli olan "yasak"çı zihniyete -kendi beğenmediğiniz ideolojilerin ifade hakları için de- koşulsuz şartsız muhalif durabilmektedir.
Meydanlara inmenin "sebebi de" benim için pek önemlidir; Cumhurbaşkanını türbansızından çıkaralım haydi kelle hesabı milyonlar yürüdü diyelim demek için, ben o meydanlara çıkmayı onamam, yüceltmem, meydanlarda eski asker emeklisi STK'larının provakasyonuyla Cumhuriyet çığırtkanlığı yapmak da, karnaval havasında sosyalleşmek de benim nazarımda gereksizdir; gerekli bulan yürüyebilir, buna da saygı duyarım, o da ifade özgürlüğüdür, ama hürmet etmem (saygı ve hürmet kelime anlamıyla aynıysa da içtenlik anlamında başkadır.) Jopsuz miting yapıyorsanız o muhaliflikten değil, beğenmedim oynamıyorumculuktandır. Yürüyün bakalım 301 için, F tipleri için, Dink için; resmî ideoloji sizi de joplar (joplama metafordur). Resmî ideolojiyse mevcut AKP'nin ideolojisiyle uzak yakın alakalı değildir, biline...Evrensel hukuk anlayışı parti kapatmaları, askerî darbeleri üçüncü dünya ülkelerinde sıradan buluyor, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin demokrasilerineyse müthiş bir darbe vuruyor, partilere bir şey olmaz, biri kapatılır diğeri açılır, ama demokrasi kan kaybeder.
Olur Saqelenge, zaten ben de pek yorgunum, bahar vuruyor beni, bütün gün sokaklarda sürttüm de, Nazım'dan okumalı ama tam da bunun üzerine...)
|

15-03-2008, 22:16
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 170
|
|
""""Jopsuz miting yapıyorsanız o muhaliflikten değil, beğenmedim oynamıyorumculuktandır. Yürüyün bakalım 301 için, F tipleri için, Dink için; resmî ideoloji sizi de joplar (joplama metafordur). """""" .. 
aslında ortak değerlerimiz aynı, bu sitede olmak da bunu gerektiriyor belki.. farklılıklar var elbet... sanal ortamda tartışmayı da çok sevmem aslında, çok verimli olmuyor.. bu tartışmalar, örneğin yüz yüze olsa çok daha güzel olur..
|

15-03-2008, 22:17
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 170
|
|
|
haber edersin umarım maria başlayınca
|

16-03-2008, 03:58
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2007
Nerden: antalya , muğla
Yaş: 19
Mesajlar: 51
|
|
|
halkın oylarıyla gelmesi , partinin atatürk ilke ve inkîlaplarına bağlı olmasını garanti etmez.fazilet ve refah partileri de halk oyuyla gelmişti.halkta biraz var gerçi gericilik..oy verenlerin bir kısmı şeriat istiyor diye , yargıtay , ülkenin şeriat ülkesine doğru kaymasına sessiz kalamaz değil mi ?
umarım akp kapatılır..
"ki zaten akp , kapatılma taraftarı değil mi (:" şeklinde bir sms gelmişti.hoşuma gitti (:
ha , akp'nin kapatılmasını akp'ye oy vermediğim için istemiyorum tabi ki.demokrasi olsun parti kapatılmasın diyenler var.kendileri demokrasi yanlısı mı acıba ? "demokrasi bir amaç değil araçtır" diyen babam mıydı ? peki , "Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma. Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime.Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan. şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim. Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim." şeklinde yemini olan da babam mı ? ya da , 29 ekim cumhuriyet bayramında "bayram değil seyran değil" diyen yine babam mı ? abdullah öcalana sayın , şehitlere de kelle diyen babam mı ? peki ya "hem laik hem müslüman olunmaz" diyen kim ? konuşmasında "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye. Yahu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek " diyen kim onu da merak ettim ?
bu kişinin partisinin kapatılması demokrasiyi korumak adına bence iyi bir hareket olacak.ki kapatılır mı . hiç zannetmiyorum.ama olsun...
|

16-03-2008, 14:31
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 209
|
|
|
Demokrasiler de parti kapatılması fikrine pek sıcak bakmam. Düşünce ile yenemediğinizi yargı gücünü siyasallaştırarak "Mahkûm"(!) etmeye kalkmak ancak bir acz ifadesidir. Belli etnik ayrımcılık hususunda faaliyet gösteren, kendi kafasında oluşturduğu amaçlarına şartlanmış, hiç bir değişik düşünce ve fikre itibar etmeyen ve adına "Parti" denilen oluşumların faaliyetleri engellenebilir.
Bizim milletimiz düşüncelerine katılmasada "Mazlum" durumunda gördüğünü destekler. Hele hele inançları sebebiyle mağdur edildiğini düşündüğü insanlara daha keskin destekler sunar.
Fakat bazı şeyler benim midemi bulandıryor. Memlekette en basiretsiz liderin ve en iş bilmez partinin dahi, ana sorunlarımız olan "İşsizlik/hayat pahalılığı/terör/eğitim sorunu" gibi mevzuların üzerine giderek hükumeti altı ayda erken seçime zorlaması imkânı varken, neden tam genel seçimler yaklaşırken milletin tepksini çekecek ve AKP ye yarayacak "e-muhtıra"lar verilr; neden mahalli seçimler arefesinde "Kapatma davaları" açılır ?
Aklıma bir fıkra geldi.
Hristiyanların yaşadığı bir memlekette pazar günü kilise önünde oturmuş ve oradan çıkmakta olan insanlardan para dilenen iki dilenciden hemen kapı önünde oturanı,
"Musa aşkına bu fakire bir sadaka.!" derken, az ileride oturan ikinci dilenci de,
"İsa aşkına bir sadaka.!" diyormuş.
Tabii kiliseden çıkan herkes Hristiyan olduğu için, "Musa aşkına" diyenin önünde açtığı mendil boş duruyor, "İsa aşkına" diyenin açtığı mendil de parayla doluyormuş. Bunu görenlerden birisi diğer dilencinin haline acımış ve yanına gidip kulağına eğilerek,
"Yahu neden Musa aşkına diyorsun ? Buradan çıkan bizler hep Hristiyanız. Bak az ötede oturan adam paraları istif ediyor." deyince dilenci şöyle cevap vermiş.
"Biz ikimiz ortağız. Ben "Musa aşkına" deyince bana kızan, hiç para vermeyecek olsa da, gidip oratağıma para bırakıyor."

Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Konu Erdoğan tarafından (16-03-2008 Saat 15:15 ) değiştirilmiştir..
|

17-03-2008, 00:24
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2007
Nerden: antalya , muğla
Yaş: 19
Mesajlar: 51
|
|
|
oktay ekşi bu konu hakkında şöyle bir şey yazmış , gerçekten okunası..
Oy mu büyük hukuk mu? // Oktay Ekşi
GÜNDEM yoğun. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kapatılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın açtığı dava, haklı olarak herkesi meşgul ediyor.
Biz "yargıya intikal etmiş bir konuda görüş beyan etmenin" karşısında olduğumuz için bu dava konusunda da "içeriğe" ilişkin bir şey yazmayacağız.
Bize düşen, yargının vereceği kararı beklemektir.
Konu yargının elinde ama her şey orada değil. Örneğin, başta Başbakan olmak üzere -bir ölçüde TBMM Başkanı dahil- AKP’liler, dava açan Başsavcı’ya söylenmedik laf bırakmadılar. Yargıyı düpedüz baskı altına aldılar. İfade ettikleri ortak gerekçe, "Biz yüzde 46.7 oy aldık. Milli irade bizi iktidar yaptı. Bize karşı dava açmak, milli iradeye karşı dava açmaktır" cümlesiyle özetlenebilir.
Bu, "seçimi kazanan parti, aklına gelen her şeyi yapabilir" demektir. Böyle bir anlayış "hukuk" nedir bilmeyen, "hukukun üstünlüğü" kavramını duymayan bir kafada olabilir.
Hani AKP, "yasalar önünde herkesin eşit olduğunu" savunuyordu. Bunda samimi ise neden "Yüzde 5 oy alan Demokratik Toplum Partisi hakkında dava açılabilir ama yüzde 47 alan AKP hakkında açılamaz" kafasıyla konuşuyor?
Anayasa’nın 2’nci maddesine devletimizin "hukuk devleti" olduğu, süs olsun diye mi yazıldı?
"Partileri halk kurar, halk kapatır" diyorlar. O, seçmenini yitiren partiler için doğrudur. Yasaları çiğneyen partiyi yargı kapatır. Öyle olmasa mahkemeye bu yetki verilmez.
"Oyumuz büyük" tafrasıyla konuşanlar, "hukukun oydan büyük" olduğunu unutmasınlar. "Oy hukuktan büyüktür" kafası, Türkiye, "kanun devleti" iken yani 1938-1960 arasında doğruydu. 1961 Anayasası’yla "kanun" devletinin yerini "hukuk" devleti aldı. O da hem iktidarı, hukuka uygun kanun yapmaya ve kanuna uygun davranmaya zorlar, hem de "biz farklıyız" diyene dersini verir. Bu bu kadar basittir.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:18 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|