|
|
Olay ve Durum ÖyküleriAnketler içerisinde Olay ve Durum Öyküleri konusu: Ukalalık olmasın ama bir iki giriş sözü söylemek lazım. -herkesin bildiği üzere- iki çeşit öykü vardır: olay öyküsü ve durum öyküsü.
*Durum öyküsü, duygulara, düşüncelere kişilik analizlerine vs ağırlık verir. ...

23-02-2007, 22:47
|
 |
Gnc Board Üyesi
|
|
Üyelik Tarihi: 12-02-2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 5
|
|
Olay ve Durum Öyküleri
Ukalalık olmasın ama bir iki giriş sözü söylemek lazım. -herkesin bildiği üzere- iki çeşit öykü vardır: olay öyküsü ve durum öyküsü.
*Durum öyküsü, duygulara, düşüncelere kişilik analizlerine vs ağırlık verir. Sosyal olgular ve kimi zaman da mesajlar ön plandadır. Kronolojik zaman geri plana düşer. Olay örgüsünden çok tema üzerinden öykü kurulur. (Sait Faik, Oscar Wilde öyküleri gibi)
*Olay öyküsü, giriş-gelişme-çözülme&sonuç gibi bir dizgi izler. Kronolojik zaman izlenir, geriye dönüşlerde "geriye dönüldüğünü" bilirsiniz-çok net fark edersiniz. Çoğunlukla birden, bir sürecin herhangi bir noktasından anlatıma başlar, sürecin en gerilimli-ilginç noktalarına yoğunlaşarak, düğümü çözer. (bu türün babası Maupassant'tır-300 öyküsünün neredeyse hepsi de Türkçe'ye çevrilmiştir ve 'sanırım' Sabahattin Ali ve Nihat Genç öyküleri de bu türe sokulabilir.)
Bunlar geyik bilgiler, açın wikipedia'yı vs bilginin hası var. Benim yazdığım kıtipiyoz bilgiye bakmayın. Benim esas amacım olay ve durum öykülerini tartışmak aslında.
Siz hangisini seviyorsunuz?
Kişilik tahlillerini, duygu ve düşünce anlatımlarını mı? Hızla gerilip-çözülen akıcı bir olay örgüsünün yalın anlatımını mı?
(Benim burda bu iki öykü türünü böyle karşıtlaştırdığımı gören bir edebiyatçı elinde kalın kitaplarla kovalar beni ama ben sıradan bir okuyucuyum, aklım bu kadarına yetiyor.)
Kesinlikle olay öyküsü seviyorum ve gelecekte hala kitap okunacaksa kısa olay öykülerinin en çok sevilen kitaplar arasında olacağını düşünüyorum. Çocuklara da ilk ve orta öğretimde Kaşağı, İlk Namaz vs yerine (evet Ömer Seyfettin'i hiç sevmem), heyecanlı ve akıcı olay öyküleri okutulmalı bana kalırsa.

1. Yalnızca Gnc Board'a üyeyim.
2. neoorog nickini kimsede görmedim ve 2000 yılından beri kullanıyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
Konu neoorog tarafından (23-02-2007 Saat 22:50 ) değiştirilmiştir..
|

24-02-2007, 10:57
|
|
|
|
durum oykulerıde bana hep daha cazip gelmiştir ve beni daha cok etkilemiştr.Kişilik ile alakalı olabilir aslında insanların oykuye bakıi acisi.
|

14-06-2007, 01:00
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 07-06-2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 483
|
|
|
Seçim yapma zorunluluğu olması kötü. Çünkü her iki türüde severek okurum. İnsan psikolojisini, durumlar karşısındaki tavırlarını, anlık tepkilerini okumak da ilgimi çeker, olay üzerine kurulu ve kısa roman diyebileceğim tarzdaki öykülerde keza öyle.
Benim için yazıda akıcılık ve samimiyet önemli olduğu sürece, kendilerini birbirinden ayıracak gücüm hiç olmayacak.
Gözlerimdeki yansıman
Senden öte bir sen.
Sana vereceğim o can
Benden öte bir ben.
Eray ÇINAR
|

14-06-2007, 02:46
|
|
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,794
|
|
|
Konuyu feci ziplemişsin ... yani kalım kitabı bırak ne yapsalar yeridir bence ... ama ne yapalım oyumuzu kullanacağız ...
Bu 1. konu , 2. konu ,ise ciddi super bir avatarın var ...
çok beyendim ...
Boris Vallejo , Luis Royo , VARGAS , Lorenzo Sperlong , manara hayranıyım ... tam onların tarzı bir fotoğraf diyebilirim...
|

19-11-2007, 08:00
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
|
|
|
İmdi forumu açan arkadaşın olay öykülerini seviyorum deyip, Kaşağı'yı ve akabinde Ömer Seyfettin'i sevmediğini söylemesinde bir tutarsızlık var gibi görünüyor. Velakin Ömer Seyfettin de bizdeki "olay öyküsü" diye tanımlanan öykü türünün ilk temsilcilerindendir. Merak mevhumunu tetikleyen giriş gelişme ve nihayet düğümün çözüldüğü finalle aktarılan öyküleri ben de severim. Ama sanıyorum neoorog, didaktik yönünden ötürü Seyfettin'i sevmediğini söylemeye çalışmış. Oysa ben yaş gruplarına göre yazın türlerinin tesirine inanıyorum, Ömer Seyfettin de ileride muhakkak -bir çocuğum olursa- belli bir yaşta ona okuması için salık vereceğim öykücülerden olacaktır. Durum öyküsü diye tanımlanan, daha çok şiirsel bir dile yaslanmış, yoğunluklu duyguların az sözcükle aktarıldığı, imgelem ve söz sanatlarının, tümcelerin tınısının ağırlıklı kullanıldığı öykü türünü de sevdiğimi ama bir kıyaslama yapmam mecbur bırakılırsa, olay öykücülerinden yana oy kullandığımı belirtmek isterim.
Bunun dışında da mizahi bir dille yazılmış, karşılıklık konuşmalar -diyaloglar- şeklinde vuku bulan (kimi yerel ağızları da ustaca kullanan) öyküleri de pek sevdiğimi belirtmek istiyorum. Sait Faik, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Aziz Nesin bu türden öyküler vermişler ve gayet de başarılı olmuşlardır.
Sanıyorum yeni nesil, "öğretici-ders çıkarıcı" kimi öyküler yerine Poe, Çehov gibi fantastik öğelerle gerilim ve mucizevi temalar işlenen ya da Bukowski gibi yerlatı öyküleri yazmış kimi yazarların öykülerini daha coşkulu ve merak uyandırıcı bulduklarından müfredatlarında görmeyi arzulamaktadırlar.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:03 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org
|
|
|
|