Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anketler

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!

Vicdani ret ile ilgili düşünceniz?

Anketler içerisinde Vicdani ret ile ilgili düşünceniz? konusu: Profesyonel bir ordu gönüllü insanlar ilede oluşturulabilir. maaaşlı insanlarlada. kastım buydu bu iki durumdada duruma tabi olanların red hakkı malesef kalmıyor. vicdani red diyebilecek bir insanı sınırlamak onun o hakkına ...

Anket: Vicdani ret ile ilgili düşünceniz nedir?
Açık Anket: Kimin hangi seçeneğe oy verdiği görülsün mü?
Cevap şıkları
Vicdani ret ile ilgili düşünceniz nedir?

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 03:14
Arifim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
The Zaza
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 46
Profesyonel bir ordu gönüllü insanlar ilede oluşturulabilir. maaaşlı insanlarlada. kastım buydu bu iki durumdada duruma tabi olanların red hakkı malesef kalmıyor. vicdani red diyebilecek bir insanı sınırlamak onun o hakkına ters bi durumdur. bir ülke savunma savaşı içinde ise o toplumda vicdani red hadsafhada olmaz diye düşünüyorum ki o halkta durumun bilinci oluşmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 15:26
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-09-2008
Yaş: 38
Mesajlar: 3
vasko sen hiç merak etme bu ülkede kana susamış faşist düşünceli insanlar var onlar gitsin savaşsınlar seve sevede savaşırlar.

Askerlik paralı olmalı isteyen kana susamış içinde savaşmak isteyenler gitmeli askere sizlere soruyorum hangi bakanın yada hangi millet vekilinin çocuğu güneydoğuda ölmüş hangi suadiye çocukları güneydoğuda asker olmuş hep buralara gönderilen varoşların çocukları.
Sistemde şovenizm olduğu sürece hep varoşları varoşlara kırdırcaklardır.
Biz buna dur demek için vicdani ret diyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 16:10
vasko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 172
Alıntı:
Arifim´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Profesyonel bir ordu gönüllü insanlar ilede oluşturulabilir. maaaşlı insanlarlada. kastım buydu bu iki durumdada duruma tabi olanların red hakkı malesef kalmıyor..
Anladım. Aynı şeyleri düşünüyoruz.

Alıntı:
Arifim´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
vicdani red diyebilecek bir insanı sınırlamak onun o hakkına ters bi durumdur. bir ülke savunma savaşı içinde ise o toplumda vicdani red hadsafhada olmaz diye düşünüyorum ki o halkta durumun bilinci oluşmuştur
Umarım olmaz. Olasılık dışı bir durum değil. Dediğinin aksi bir durum için, ne olur ne olmaz diye ayrı bir yasa konulabilir. Dediğim kısıtlama buydu. Bu hak yüzünden ülkenin çok zor durumda kalma ihtimali düşükde olsa bile, bu düşük ihtimal için bir önlem alınabilir.
Yada dediğin gibi paralı/gönüllü profesyonel askerler sayesinde bir önlem alınmasına gerek olmaz ve bu hak sınırsızlaşır.
Tabi ülke yeterince gönüllü/paralı asker bullabilir veya yetiştirirse...
Almaya yapabildiyse bizde yapabiliriz

Evet tamam
__________________________________________________ ______

Vicdani reddin gerekçeleri nelerdir? Kişi neden vicdani retçi olur?

İnsanları, vicdani retçi olmaya yönelten çeşitli nedenler vardır:

*Birey, emir almak ve vermek, itaat etmek ve hükmetmek istemiyor olabilir.

*Birey, şiddet kullanmayı ve insan öldürmeyi öğrenmeyi istemiyordur.

*Birey savaşlara karşı olabilir ve savaşların yürütücüsü olan ordulara hizmet etmek istemeyebilir.

*Birey, (Yehova Şahitleri örneğinde oluğu gibi) dini inançları gerekçesiyle her türlü şiddete karşı olabilir.

*Birey, politik görüşleri doğrultusunda ordusuz, sınırsız, devletsiz, özgür bir dünyada yaşamak istiyor olabilir.

Avrupa'da vicdani reddin politik ve hukuki durumu nedir?

* Almanya :

Alman Anayasası'nın 4. maddesi, 3. paragrafı: "Hiç kimse, vicdanı ile bağdaştıramayacağı silahlı bir savaş hizmeti olan askerliğe zorlanamaz." der. Ülkede sivil hizmet hakkı tanınmaktadır.

İsviçre:

17 Mayıs 1992 yılından beri İsviçre Anayasası'nda sivil hizmet hakkı bulunmaktadır. Fakat henüz bir kanun bulunmadığından, vicdani retçiler askeri mahkemelerle yüzyüze gelme zorundalar.

Norveç:

Her yıl yaklaşık 2500 vicdani retçi çıkmaktadır. Bunlar kaydedilenlerin %8' ini temsil eder. Sivil Hizmet hakkı tanınmaktadır. Yürürlükteki vicdani retçilik yasası 1965' ten beri vardır.

*Hırvatistan:

1990 yılından beri Anayasasında Vicdani Red hakkı tanınmakta.

*İspanya:

1989' da sayıları 20.000' i bulan vicdani retçiler yüzünden hükümet Vicdani Red Yasası ile birlikte bir de af çıkardı.

*Belçika:

Vicdani ret hakkı herkese yasal düzenlemeyle tanınmış durumda.

*Hollanda:

Bu ülkede de yasal olarak bu hak tanınmaktadır.

*Kanada:

İngiltere ve ABD'de profesyonel orduya geçilmiş durumda. Yunanistan hariç bütün Avrupa Birliği üyesi vicdani ret hakkını tanımıştır. Yunanlı yetkililer de yakında bu yönde adımlar atılacağını bildirmişlerdir.

Türkiye'de vicdani reddin politik ve hukuki durumu nedir?

Türkiye' de 1982 Anayasası'na göre askerlik vatan hizmeti içinde görülmektedir. 1982 Anayasası'nın vatan hizmeti başlıklı 72. Maddesi ise şöyledir:

"Vatan hizmeti her Türk' ün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin silahlı kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir."

Vicdani reddini açıklayan kişiler hangi suçlarla yargılanıyorlar?

155. madde:

"Geçen maddelerde yazılı olan ahval haricinde kanunlara karşı gelmeye halkı teşvik ile memleketin emniyetine tehlike ivas edecek surette makale nesir edenler ve halkı askerlikten soğutmak yolunda neşriyatta veya telkinatta bulunanlar yahut umumi bir içtimada veya nasın toplandığı yerlerde bu suretle nutuk irat edenler iki aydan iki seneye kadar hapis olunur ve bunlardan 4500 liradan 36.000 liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır."1993 yılına dek "halkı askerlikten soğutmak" bir terör suçu olarak fiilen Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin (DGM) görev alanında kabul ediliyordu. 1993'ten bu yana ise bu suç Türk Askeri Ceza Kanunu'nun (TACK) 58. maddesi ile ilişkilendirilmekte ve "vatana ihanet" kapsamında ele alınarak görevli mahkeme olarak askeri mahkemeler kabul edilmektedir.

TACK Madde 58:

"Her kim Türk Ceza Kanunu'nun 153 ve 161. maddelerinde yazılı suçlardan birisini ve 155. maddede yazılı halkı askerlikten soğutmak yolunda neşriyatta ve telkinatta bulunmak ve nutuk iradetmek fiillerini işleyecek olursa, milli mukavemeti kırmak cürmünden dolayı mezkur maddelerde gösterilen cezalarla cezalandırılır."(HA/BB/NK)


......
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 16:14
Crossbourne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şaduman Ağabey
 
Üyelik Tarihi: 31-08-2008
Mesajlar: 32
Alıntı:
Arifim´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Profesyonel bir ordu gönüllü insanlar ilede oluşturulabilir. maaaşlı insanlarlada. kastım buydu bu iki durumdada duruma tabi olanların red hakkı malesef kalmıyor. vicdani red diyebilecek bir insanı sınırlamak onun o hakkına ters bi durumdur. bir ülke savunma savaşı içinde ise o toplumda vicdani red hadsafhada olmaz diye düşünüyorum ki o halkta durumun bilinci oluşmuştur.
Katılıyorum.
Vicdani ret profesyonel askerler için değil, askere çağrılan vatandaşlar için bir durum.
Savaş döneminde, seferberlik hâlinde zaten vicdani retçi olmayanlar savaşa katılacaktır ayrıca ülkenin profesyonel ordusu da savaşacaktır.
Aynı zamanda savaşlar sadece cephelerde yaşanmıyor, cephe arkası hizmetlerde de (sağlık, sanayi vs.) vicdani retçiler görev alabilir. Bunun yanında zaten bir toplumun toptan savaşmayı reddetmesi pek akla mantığa sığmıyor.
Ayrıca vicdani ret hakkını tanımış bazı ülkelerin savunma bakanlıkları seferberlik hâlinde kamu hizmeti görevini askıya alıp, vicdani ret hakkını askıya alma yetkisine sahip.
Sonuç olarak savaşacak adam her zaman bulunuyor, bir toplum ülke işgaline kayıtsız kalmaz. Burada asıl amaç silah tutmayı reddedenlerin haklarının korunması.
Avrupa konseyine üye olup vicdani ret hakkını kabul etmeyen iki ülke var: Türkiye ve Azerbeycan.
"Kan isteriz" "öldürelim" diye vahşice haykıranlardan biri olmamak isteyen hakkını sonuna kadar savunmalıdır.


"Moda o kadar çirkin bir şeydir ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırlar."
"Bu dünyada sadece iki çeşit felaket vardır, biri amacına ulaşamamak, diğeri ise ulaşmak."
Oscar Wilde
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 17:09
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 188
Peki diyelim bizi askere çağırdıkları zaman açıkça vicdani ret yaptık sonra üstelediler askere geliceksin diye..AİHM e başvursak bunun sonucu neolur? sanırım daha önce bu tür davalar olmuştu ama TSK denilen kurum AİHM falan dinliyo mu?


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 04-09-2008, 17:53
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-08-2007
Nerden: izmir
Yaş: 43
Mesajlar: 56
Serhat İncirli

Halkı askerliğe karşı soğutmak!!!
Türkiye'de Perihan Mağden, bu başlıktaki meseleden dolayı mahkemeye verilen son yazar sanırım.
Perihan Mağden, Türkiye'de eskiden en sık okuduğum köşe yazarıydı.
Radikal'den ayrıldı.
Ya da atıldı.
Perihan Mağden'in birçok kitabı İngilizce'ye de çevrilmiş durumda.
1960 doğumlu yazar, Boğaziçi Üniversitesi mezunu...
Bence Türkiye'deki en zeki beş insandan da biri..
Geçenlerde, Perihan Mağden hakkında, ''Basın yoluyla halkı askerlikten soğuttuğu'' gerekçesiyle iddianame hazırlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Genelkurmay Adli Müşavirliği'nce Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne 4 Ocak 2006 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.
İddianamede, söz konusu suç duyurusunda, haftalık olarak yayınlanan ''Yeni Aktüel'' adlı dergide Perihan Mağden tarafından yazılan ''Vicdani red bir insan hakkıdır'' başlıklı yazının, ''halkı basın yoluyla askerlik hizmetinden soğutacak'' etkinlikte yazıldığının anlatıldığı kaydedildi.
Mağden'in konuya ilişkin alınan beyanında, ''27 Aralık 2005-2 Ocak 2006 tarihleri arasında çıkan yazısında, iddia edildiği gibi halkı askerlikten soğutacak etkinlikte teşvik ve telkinde bulunduğunun ileri sürülemeyeceğini, bu yazıdan sonra AİHM'nin de yazısında ifade edildiği şekilde vicdani reddin insan hakkı olduğunu'' belirttiği bildirilen iddianamede, Mağden'in, ''Vatana hizmetin mutlaka eline silah almak olarak kabul edilmesinin yerinde olmayacağını, kreşte temizlik yaparak, hastanede ambulans kullanarak ya da yetiştirme yurdunda çocuklara İngilizce öğreterek bu hizmetin yapılabileceğini'' söylediği kaydedildi.
Perihan Mağden'in yazılı savunmasında da ''Eylemin düşünce açıklaması olduğu, eleştiri amacıyla yapıldığını, TCK'nın 301. maddesinin son fıkrası ile bu durumun sabit olduğunu'' dile getirdiği ifade edilen iddianamede, ''Yazı kapsamında, askerlik teşkilatı ile askerlik hizmetini kötüleyen, aşağılayan bir açıklama yahut değerlendirme bulunmadığı, yazıyı kaleme almadaki temel etkenin, AİHM kararları ile gündemi uzun süredir meşgul eden ve her kesimden insanın görüşlerini dile getirdiği bir konudaki fikirlerini basın özgürlüğü kapsamında paylaşma olduğunu'' savunduğu anlatıldı.
İddianame çok ilginç:
''Şüphelinin yazmış olduğu yazıya bakıldığında ve incelendiğinde görülmektedir ki, yazılan yazı ile herkesin askerlik yapmak zorunda olmadığı belirtilirken, '15 aylık askerlik süresinin uzun olduğu, ordunun bu kadar çok sayıda kişiyi askere almaya çalışmasının ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu denli çok para harcayabilen ve OYAK gibi bir dev yaratan ordunun özel koşullar teranesinin inandırıcı olmadığı ve fikri hür, vicdanı hür bir ülkenin çocukları isek vicdani redcilerimizin de olması, bunların makul karşılanması' gerektiği ifade edilmiştir.''
Mağden bir yazar...
Peki Perihan Mağden bir teğmen olsaydı ve “ben kendi insanıma silah çekmem, ordumuzun filan yerde yaptığı falan operasyona da katılmam” deseydi ne olurdu?
İşte size bir örnek!
Burası İngiltere!
Irak savaşının yasadışı olduğunu savunarak bu ülkeye gitmeyi reddeden İngiliz askerin davası dün başladı... Ben bu satırları yazarken, İngiliz Hava Kuvvetleri'nde (RAF) doktor olarak görev yapan Teğmen Malcolm Kendall Smith daha önce iki kez Irak'ta görev yapmış, ancak üçüncü sevkiyata katılmayı reddetmiş biri olarak mahkeme salonundaydı.
Teğmen Malcolm Kendal Smith, emre itaatsizlik gerekçesiyle 5 ayrı suçtan yargılanıyor.
Geçen yıl Irak'a gidecek birliğinde eğitim ve brifinglere katılmayı reddeden Smith, İngiltere'nin Irak savaşında yer almasının yasalara aykırı olduğunu savunuyor.
Ancak geçen ayki ön duruşmada, Smith'in bu savunması askeri mahkeme tarafından reddedilmişti.
Davaya bakan yargıç, Smith'in Irak'a gitmeyi reddettiği 2005 yılı itibarıyla hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hem de Irak hükümetinin yabancı askerlerin Irak'ta görev yapmasına izin verdiğini hatırlattı.
Ancak savunma avukatları, savaş kararının alındığı tarihte böyle bir yasal dayanak bulunmadığını söylüyor.
İddia makamının bir diğer dayanak noktası ise Smith'in doktor olması nedeniyle, herhangi bir savaş suçuna iştirak etme ihtimalinin bulunmadığı tezi.
Ön duruşmada yargıç bu noktaya da parmak basmış, eğer İngiltere uluslararası hukuku çiğniyor olsa bile, bunda teğmen rütbesinde bir doktorun payı olamayacağını dile getirmişti.
Bu teğmenin İngiliz ordusunda değil de Türk Ordusu'nda varlığını tartışabilir misiniz?
Aslında gelmek istediğim iki nokta var!
Birincisi, “insan hakları” konusunda hala sınıfta kalmış beyinlere sahibiz!
Türk Ordusu, Türk yargısı, kesinlikle Avrupa ya da şöyle diyelim, çağdaş normların çok gerisindedir!
Efendim, Mağden doğru ya da yanlış mı yazdı?
O'nun kararını okuyucu verir!
Efendim halk askerlikten soğudu mu?
E, insanlar kendi kararlarını veremeyip, başkalarının yazdıklarına göre mi gelecekleriyle ilgili karar alır?
Mesela, Yaşar Büyükanıt, çocukluğunda okuduğu bir kitaba göre mi hayatını belirledi?
Yoksa bir yazarın yorumuna göre mi gidip asker oldu?
Perihan Mağden'in yargılanması, bence Türkiyeli insanları eşek yerine koymaktan başka birşey değildir!
Perihan Mağden dilediğini yazabilmelidir!
Perihan Mağden ya da bir başkası, ordunun veya devletin askeri operasyonlarını eleştirebilmelidir.
Kim doğru, ya da kim yanlışı bir yana bırakın!
Önemli olan, doğru ya da yanlış, insanların dilediklerini düşünmeleri, dilediklerini yazabilmeleridir!
Beğenen okur, alkışlar!
Beğenmeyen okumaz!
Veya onlar da okur, kızar!
Ve Şener Levent ne diyor?
“... AB tüneline girdikten sonra, kontrolü altında bulundurduğu Kuzey Kıbrıs'ta insan haklarını eskisi kadar kaba bir biçimde çiğnememeye özen gösteren Ankara, müzakereler çıkmaza girerse, şimdiki gibi “demokrat” olmayabilir...”
Bu Türkiye coğrafyası için de geçerli!
Konuşan, düşünen, düşündüğünü söyleyen bir şekilde susturulur!
Ve bunun kılıfı da hazırdır: “Halkı askerlikten soğutmak, Türklüğe hakaret etmek, bayrağa sövmek” falan ve filan!
Sonuca geliyorum….
Demek ki demokrasi ve insan hakları gibi kavramlar ile hellim - ekmek - çakıstes arasında çok önemli fark vardır!
Bilmem anlatabildim mi?
Yani ya Avrupalı, ya da karanlık Türkiye!
Allah Türkiye insanını korusun!
Ama en çok da bizi be refikler!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 05-09-2008, 16:30
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 26
Mesajlar: 1,823
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ben evet dedim. Ama:
Herkez senin gibi düşünürse... diye giden herkezin bildiği bir söz vardır.
Herkes bir savaşta vicdani ret hakkını kullanırsa(yada savaşta galip gelmemize yetemiyecek kadar az asker kaldıysa) o savaş boku bokuna kaybedilir.
Diyebilirsiniz ki çözüm savaş değil, medenice konuşmak, anlaşmak vs..
Tabi ki çözüm savaş değil ama çıkarları için ülkemizi yok etmek isteyen bir başka bir ülkenin tek çözümü savaş olabilir. Siz daha iki kelime konuşmaya başlarken yumruğu atıverirler. Askerlerimizin çoğunluğu vicdani retci olup savaşa katılmamayı seçtiyse, ülkemiz yıkılması kolay kumdan bir kaleye dönüşür.
Ayı bir kıro kaba kuvvetle sizi yerinizden etmek istiyor. Yerinizde kalabilmenizi bu kıroyla kavga etmeden medenice konuşmak mı sağlar, yoksa kıroya kıroca karşılık verip kıronun bizi yerimizden kaldıramıyacağını anlamasını sağlamak mı?
Vahşi bir hayvanla insanca mı konuşursun hayvanca mı?

Peki neden evet dedim?
Ülkenin başındakilerin bencilce kendi çıkarları için seferberliğe çağırıyorsa ben boşu boşuna ölmeyi yada sakat kalmayı istemem (ABDnin ırak operasyonu). Ama ülkemi savunmak için, bir sonraki nesiller için savaşa katılırım.
Böyle bir durumda vicdani ret hakkını kullanmak sadece bencillik ve korkaklıktır.
Neyin tarafında ya da karşısında olan bir savaştan bahsediyorsun vasko, kimin askeri olmaktan? Kafanda bir ulus düşüncesi varsa tabi ki bunu anlayamaz, bencillik ve korkaklık olarak görürsün. Vicdani ret milliyetçilerin, ulus vatandaşlarının yorucu ve angarya olduğu için keyfi reddettiği bir eylem değil, dünya vatandaşlarının öldürmemek ve öldürmeye alet olmamak adına aldığı bir karardır. “Var olmak için karşıdakini öldürmek gerekiyorsa ben yokum” diyebilmektir. Senin savaş altında olan da savaştığın ülkeden olan da bu kararı alabilir ve bu korkaklık değil, cesaret gerektiren bir seçimdir.
İnsanca eylemlerden bahsediyorsun peki o halde kaba kuvvet kullanarak benden askerlik yapmam isteniyorsa bunun insanca olduğuna inandırabilir misin beni?

“Ama ülkemi savunmak için, bir sonraki nesiller için savaşa katılırım. Böyle bir durumda vicdani ret hakkını kullanmak sadece bencillik ve korkaklıktır” diyorsun. Evet, cahil toplumlarda aynen böyledir vicdani reddin tanımı: korkaklık.
Bir düşün bakalım uzun(16 ay) ya da kısa dönem(beş ay) askerlik yapmak mı yoksa minimum iki ila dört seneden başlayan sürelerde askeri hapishanede yatmak mı daha çok cesaret ister? Savaş hallerinde ise reddin cezası çoğunlukla idamdır. Bencillik ve korkaklık olan senin ülken için savaşman ve öldürmendir. İnsanlığın değil, kendi çıkarlarını, ülkenin çıkarlarını kolluyorsun. Bunun için savaşı ve öldürmeyi bile mûbah görüyorsun.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 05-09-2008, 23:13
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-09-2008
Mesajlar: 3
Alıntı:
Charlie´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Peki diyelim bizi askere çağırdıkları zaman açıkça vicdani ret yaptık sonra üstelediler askere geliceksin diye..AİHM e başvursak bunun sonucu neolur? sanırım daha önce bu tür davalar olmuştu ama TSK denilen kurum AİHM falan dinliyo mu?
charlicik sen anarşist misin gerçekten?
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 06-09-2008, 02:23
Charlie - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
biz hala Hrant Dink'iz..
 
Üyelik Tarihi: 26-08-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 19
Mesajlar: 188
öncelikle adım charlicik değil charlie..ve ben anarşist değilim..peki sen 3 tane mesaj yazmışsın 2sinde bana muhalefetsin kim gönderdi seni?? zaten yeterince bana muhalif var bu sitede


Birbirimizin ötekisi olmadan farklılıklarımızla bir olabilsek...

I HAVE A DREAM... (Martin Luther King)
Alıntı ile Cevapla
  #20 (permalink)  
Alt 10-09-2008, 20:37
aykutkilitcioglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-06-2008
Nerden: istanbul
Mesajlar: 43
savaşların temel nedeni pazar sorunudur.uluslar arası sılah tekelleri,çok uluslu şirketler ve tekelci sermaye kendi açmazları ve kirizlerinin çözümünü savaş ortamı yaratmakla bu krizlerden çıkma becerisini her zaman gösterirler.savaş demek kazananı olmayan olağan üstü insan ve maddi kayıp demektir.kazananı olmayan derken bu oluşumu hazırlayanların dışında kileri anlarsınız diye dahil etmedim.sayın vasko.


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
düşünceniz?, ilgili, vicdani


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bunları Herkes Bilmez sangre Tarih 42 23-10-2008 09:52
İspanyol Devriminde Anarşizm kaos Tarih 0 06-08-2008 13:39
işte 21.yüzyılın ergenekonu sakin Güncel Mevzular 15 28-07-2008 21:33
Doris Lessing 'den 'Pek Sevimli Olmayan Bir Hikaye kaos Edebi Mevzular 0 13-07-2008 13:00
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 22:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:52 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Anarsist.Org