
01-04-2007, 13:13
|
 |
Zevzek
|
|
Üyelik Tarihi: 03-02-2007
Mesajlar: 914
|
|
yalnızlığa tırmanmak ve yalnızlığa düşmek olguları canlanıyor burada
yani acizlik olarak gördüğümüz yalnızlık düştüğümüz yalnızlıkken,özlemek olarak gördüğümüz yalnızlık tırmandığımız yalnızlık haline geliyor.
belki yalnızlığın bu iki zıt sınır uçlarını şuna bağlayabiliriz.
doğduğumuzda herkes bizi bekliyordu
ölüm geldiğinde ise uzanan yol tamamen karanlık..
yani yaşamın bir ucu toplumsal olana karışmakken,bir ucu da toplumsaldan göçüştür.
ortasına baktığımızda ise her ikisinden de parçalar bulmaktayız.
yalnızlık bir düşte olabilir,çok can yakan bir gerçeklikte..
ama bir yer evet,elimizde
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
|