Garipçe..
Haftasonunu İstanbul'un trafik ve kalabalığından uzak bir yerde geçirmek isterseniz gidebileceğiniz şirin bir köy Garipçe.. Aslında İstanbul içinde Sarıyer'e bağlı köylerden biri..Rumeli Kavağına giden yolun içinden yokuş yukarı çıkan seralar, kaçak ve ruhsatlı vilların arasından geçen dik bir yamaçtan çıkıyorsunuz..köye gidiş için tabelaları takip etmeniz yeterli veya Sarıyer üzerinden Rumeli Feneri ve Kilyos yolunu kullanarakda ulaşabilirsiniz..Köyün yolunu çıktığınız zaman şehirler arası özellikle Ege sahilinde yol alıyorsunuz gibi hissediyorsunuz.Yaklaşık 5 - 6 km.lik bir yoldan sonra köye ulaşabiliyorsunuz.Köyün en güzel yeri Cenevizlerden kalma kalesi..yüksekliği nedeniyle boğaza hakim bir kule, burçları ve panoramik bir görüntü ile büyüleniyorsunuz...düz bir bayırda ilerliyorsunuz, Boğazın Karadenize açılan görkemini görüyorsunuz..yüzünüze boğazın temiz havası ve rüzgarı vuruyor..düz bayırın üzerinden ilerlediğinizde boğaza yakın tarafta sağda taş basamaklardan ve duvarlardan oluşan bir geçit çıkıyor..basamaklardan indiğiniz zaman kalenin demir kapısı çıkıyor karşınıza.. içeri girdiğiniz zaman soğuk bir hava vuruyor hafif bir ürperti sarıyor içinizi..tamamen boğaz ayaklarınızın altında ihtişamınla..karanlık dehlizlerde yürüyorsunuz sarp kayalıklar üzerinde kurulmuş kale zindanları, koruma amaçlı açılan gözetleme pencereleri ,kemerli tuğlalardan yapılmış duvarlar ve koğuşlar müthiş bir heyecan veriyor..aslında halihazırda kullanılabilir görüntüsü var ama bu muhteşemliğin en kötü tarafı çok duyarlı bizler piknik sebebiyle kaleyide kirletiyoruz maalesef..
Köyün yazlıkçılar tarafından kullanıldığı malum..balıkçı köyü olduğu için küçük bir koyda demirlemiş kayıkları ve tekneleri görebilirsiniz..mevsimine göre her türlü balığı yemek mümkün..ayrıca denize girebiliyorsunuz bu amaçla hazırlanmış bir plajıda mevcut, konaklama içinde pansiyon ve köy evleri bulabilirsiniz..ve tabikii kilyos da bulunan bungalov tarzı hakim olan turistik tesislerde buraya yakın..
köyün insanları oldukça sevimli ve canayakın..ulaşım için ayrıca otobüslerde var..köyün en güzel yanı resim yapmak isteyenler için mükemmel bir panaromaya sahip olması..ayrıca otobüslerin kalktığı alanda yağlıboya resim sergiside bulabilirsiniz..ressam Ahmet Fazıl AKSOY'un yaptığı köyle ilgili tablolar bu alanda bulunuyor..biraz nefes almak isteyen herkesin gidebileceği ve görmesi gereken bir yer burası..köyün ismide bir zamanlar bu köyde garip bir adamın yaşadığı rivayetinden geliyor..gerçekten terkedilmiş, yalnızlığa bırakılmış bir hali var bu köyün..tavsiye ederim mutlaka mümkün olursa gidip görün..
"Vous pos Lome je, en tant que mon amour,Mais cependant, merci de vivre I' amour je"
Konu Vos Amo tarafından (08-07-2008 Saat 12:07 ) değiştirilmiştir..
Sebep: düzenleme..
|