|
'Ağır nedir?' Dayanıklı ruh böyle sorar. Deve gibi diz çöker ve iyice yüklenmek ister. 'Yiğitler, en ağır şey nedir ki omzuma alayım ve kuvvetime sevineyim?' Her türlü cefayı çekebilen ruh böyle sorar. Kibrini zedelemek için alçalmak, hikmetiyle alay etmek için deliliğini belli etmek midir? Yoksa, zaferini kutlayan bir davadan ayrılmak, ayartıcıyı ayartmak için yüksek dağlara çıkmak mıdır? Akıl erdirmenin çayır ve otu ile geçinmek, gerçeğin aşkıyla ruhta açlık çekmek midir? Hasta olmak ve teselliye geleni geri çevirmek, senin istediğini hiçbir zaman duyamayan sağırlarla dostluk etmek midir? Bizi hor görenleri sevmek, korkutmak isteyen hayaletlere el uzatmak mıdır? İçinde gerçek var diye kirli sulara dalmak ve soğuk kurbağaları, sıcak yengeçleri itememek midir ağır olan? Nedir öyleyse?...
(Böyle Buyurdu Zerdüşt/Üç Değişim Üzerine)
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|