geçen sene..ankara -dışkapıdan dolmuşa bindim ...son dolmuşlardan biri o saatte...yalnız dolmuş bildiğin dökülüyor, kapısı otomatik deil, elle acılıo filan..(ank.da kalmadı pek böle dolmş) bindim ve karsımdaki iilk sıraya oturdum..önümdeki koltukta orta yaşlarda oldukça bakımlı(yanımda ayakta dururken farkettim) bi..hmmm hatun oturuyo, arka tarafta 3-5 zonta amca var

neyse, hatun inecek , dolmuş durdu, hatun kalktı ve kapıyı açmaya uğrasıo..kapı açılmamakta ısrar edio, arkadan sesler geliyo'hadi kardeşim ya' gec kaldık' 'tööbe tööbe'.. hatun iyice heyecan yapıo...ve uğrasırken kapının kulpunun vidası (off tamlamaya bak!) mı ne elinde kaldı.... hatun şöföre döndü, ve acayip kırılarak, saga sola döndürerek vücudunu ''' yaaa çok afedersiniz, istemeden oldu, gercekten özür dilerim inanın ben.,....' filan diye abartmaya basladı oldukça tiz bi sesle... sonunda söför...arkasını dönmeye bile tenezzül etmeden, sadece sag elini sallayarak aheste aheste.. sanki annesine hayırlı bir dua eder gibi, alabildiğine sakin......'' bıragk(tam olarak hangi harf kullanılır bilmiyorum ... genizden gelen k ile g karışımı birsey sanırım) bırak bacım bırakkkkk.... kapının da a. koydun bi bırak da git!'' dedi!!! hatun kıpkırmızı... arkadan biri kalktı...kapıyı actı, hatun indi ve indiği yerde kaldı biz uzaklasana kadar..!!