Alıntı:
sakin´isimli arızadan alıntı
allah ayette de geçtiği gibi bize şah damarımızdan daha yakındır.günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz ana baba eş dost yiyecek giyecek vs gibi değildir tanrı insanlar için, çünkü içimizde ihtiyaç duyarız çünkü nasıl neden dünyaya geldiğimizi tesadüfe başka şeylere bağlamak mantıki şeyler aramak bazı anlar gelir ki yetersiz kalır bazı anlarda sadece ona (allaha) bizi yaratana ihtiyaç duyarız başka hiç birşey hiçkimse yardımcı olamaz bize insan başta olmak üzere doğadaki herşeyi yaratan tek ve benzersiz bir güçtür insan bedeninin nasıl çalıştığının duyguların nasıl oluştuğunu bilim bir yere kadar açıklayabilmekte herşeyi ancak tanrının bilmemizi istediği kadar bilebiliyoruz diğer ihtiyaçlarımızla bizi yaratana duyduğumuz ihtiyacı inancı bir tutmamalıyız çok farklı şeyler sen istisna olsanda olmasanda değişen bişey yok ama inanıp inanmama özgürlüğünü de tanrı insanlara vermiştir dinde zorlama yoktur demiştir ama insanların inanmaya ihtiyaı vardır bu yüzden yaratılmıştır inanmadanda yaşanılabilir belki ama bir yere kadar neyse benim söyleyebileceklerim bu kadar. inançlı biri olarak hala benimde mantığımın almadığı şeyler var ama herşey mantığımıza uymak zorunda değil duygusal sezgisel yanımız da var biz insanların
|
Yazınız şöyle bi mantık üzerine kurulu; bilim, insanlara belli konular hakkında, bi yere kadar cevap verir..Cevap yoksa, tanrı yapmıştır..
İnsanlar eski zamanlarda belli olguları açıklayamadıkları için inanma ''ihtiyaçları'' olmuştur.. bu bir ihtiyaçtır, çünkü kendi tanrılarını yaratmadıkları zaman, ne gökyüzünden düşen yıldırımları, ne yağmuru, ne güneşin doğup-batmasını ve daha bir çok şeyi ellerinde ki olanaklarla açıklayamıyorlardı .. Ama sizinde kabul edebileceğiniz gibi artık belli başlı olgular tanrıya gereksinim olmadan da açıklanabiliyor.. Eskiden olsa tanrı inancına sahip olan insanlar, bana ‘’nasıl oluyor da gökyüzünden damlacıklar düşüyor, nasıl olurda aydınlık ve karanlık var’’ gibi, o zamanda bilinmesi mümkün olmayan sorular yöneltirlerdi.. Şimdi ise inorganik maddelerden nasıl canlılığın meydana geldiğini soruyorlar.. Şu an sadece tahminen biliniyor ama bilim nasılın cevabını er geç ‘’kanıtlayacaktır’’.
Aslında bana göre tanrı, bilinemeyen üzerine kurulmuş bir yanılgı değil, acıdan kaçma üzerine kurulmuştur(tüm ahlaki normlar gibi) .. Tanrı, acı anında(her zaman bedensel değil) insanların sığınabileceği bir liman, bir barınak olarak inşa(!) edilmiştir.. İnsan zor durumda olduğu zaman veya çevresini bilenemezler sardığı anda, kendi yükünün bir kısmını tanrıya yükleyerek sahip olduğu sorumluluktan, içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmanın hesaplarını yapar.. ‘’Miras kalan zayıflık, ağır basan bir duygu olarak en üst değerlerin sebebidir!’’ .. Evrimsel süreçte zayıf bir psikolojiye sahip olan, ruhunu inançlarla doyurma gereksinimine ihtiyacı olan ruhlar(dini anlamın dışında kullanıyorum) doğal seleksiyon ile elenecektir.. Bunu şu anda görmek mümkün değil ama ilerisi için bir iyi bir tahmin olarak söylenebilir..
Tanrı konu başlığında ki inanılan kavramlardan sadece biridir.. bütün bu kavramların inanılma sebebi aynıdır.