Tekil Mesaj gösterimi
  #35 (permalink)  
Alt 18-03-2008, 10:55
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Öncelikle merhaba Demenan, aramıza hoş geldiniz...
Konuya dönecek olursak ivedi:

"Birey bilinci"nin gelişmediği toplumlarda anarşizm bahsi şiirsel bir tatlılıktan öteye geçmiyor. Seçmen tercihlerinin aman aman bir katmanda olmadığını, tek tipleşmiş bir davranış şekliyle ortaya konduğunu daha evvelki forumda da açıklamaya çalışmıştım toplum mühendislerinden rôl çalarak. Yine de mevcudu iyi tahlil edip/çözümlemedikçe, yekten hiç edilmesini mânalı bulmuyorum, bana fazlaca muhalif olmanın hazzı adına takınılan tavırlar gibi geliyor aciz şikayetçilik. Yukarıda da belirttim eğer bu hukuk sistemi, demokrasi yapısı, ideolojisi içerisinde yaşıyorsanız; ya sistemin içinde görece ideal bir tavır takınmak zorundasınız (özgürlük ve demokrasi adına benimsemediğiniz fikirlerin dahi söz sahibi olmasını savunmalısınız) ya da sistemi yeknesak etmek için devrim gönüllüsü olmalısınız. Bu noktada; anarşist yapının ortaya çıkabilmesi için öncelikle kitlesel disiplinin sağlanabilmesi gerekmektedir, yeni düzenin unsurları çökecek burjuva toplumunda zaten hali hazırda vardır, araçlar yadsınamaz ve kullanılmalıdır.

Tarihsel evrim sürecinin hayli ağır işlediğini, bunun da yaşamlarımızla sınırlı olmadığını yukarıda belirtmiştim; bu evrimin ara sıra hızlandırılıp "devrim"le ivmelendirilmesi benim paylaştığım görüşlerden değil, tarih devrimlerin jakoben baskısıyla halka nufûz edemediği başarısız örneklerle dolu. Kapitalizmin çürük yapısının kendini içerden yiyen kurtlar misali bir yerde devrilecek olması benim taşıdığım umutlardan; ne var ki dalga dalga gelen Amerikan ekonomisinin çöküşü sinyallerini veriyor (Tüm populist gazetelerin 'kapatma davası'yla borsanın inişe geçtiği yanlış yorumuna rağmen, bazı ekonomistler tabloyu doğru okuyup, bunun iç çekişmelerden bağımsız bir global kriz öncülü olduğunu belirtmişlerdir.) Ve yine devrimler çağının kapanmış olduğunu parlementer sisteme özgürlükçü kan pompalayarak sistemin içeriden çökertilmesi hamlesinin daha akılcı bir yavaş çekim-devrim olacağına inancım da tam. Sistemi reddederek değil; iyi tanımlayıp doğru konum alarak ussal ilerleme, sistemi büsbütün hiç saymaktan daha mantıklı geliyor bana. Düzenin örgütlü fedarasyonlara yine kapitalist sistemin kendi kendini yok etmesiyle döneceğini düşünüyorum. Malatesta'nın 'tüm farklılıkları içinde ikna etme'yi öngören savıyla, kollektif yaşama kişinin kendi kendini ikna edeceği "bilinç" düzeyinin oluşabilmesi zaman alacaktır. Yani bir "devrim sabahı" umudu taşıyacak kadar kör değilim. Anarşist tutum henüz beni ikna edebilmiş değil, anarşist adıyla özdeş bir sitede olmadığınızı da evvelinde anlamış olmanız sevindirici.

Pür anarşizme inancım da nihayetinde yok. Özgürlük olmaksızın da bilincin gelişme yolunun mümkün olmadığını biliyorum. Yukarıda ideolojisi adına akılcı (ama hürmet edilesi değil) hamleler yapan bir partinin özgürlüğünün bir başka erk aracı unsurla baltalanmasına karşı çıkılmıştır; çok yanlış bir bakış açısıyla herkes kapatılacak partinin icraatlerini irdeleme yolunu seçmiştir, ben açık bir tercihte bulundum, hiçbir partinin kapatılmasının yanında olmadığımı belirttim, halkın iradesine güvenmekten gayrı bir seçeneğimiz olmadığını da (parlamenter sistemin çözülmesi ve nihayet ortadan kaldırılması da "özgürlüklerin" sizin kapitalizmin yalanı olarak gördüğünüz demokrasinin olmazsa olmaz varlığıyla mümkün olabileceğini düşünüyorum.) Süreci iki erkin savaşı olarak görmek ve dışından bakmak da bir tercihtir, "özgürlük" vurgusuyla sahip çıkmak da bir tercih.

Hukuk'un kamusal intikam şekli olduğunu defaatle belirttim. Burada kâh mevcut iktidara karşı söylemde bulunduysam, kâh da muhaliflerine (yargı, ordu, yök, ana muhalefet vd vs vb..) bu kapitalist toplumun otaritelerine karşı muhalif zeminin gerekliliğinden kaynaklıdır. Taraf olmak değil güçlü olana muhalif olmak ve muhalifliğimi rasyonalize etmek adına söylemde bulunmam sizin "anarşizm dersi"nizle çarpıştı.
Demokrasiyi kapitalizmin aracı olarak görmek bir bakış açısıysa, sıradan insanın mevcut sistemin içine sızması adına bir vasıta olarak görmek de bir başka bakıştır, ki kapitalist sistem kendini yiyip bitirirken bu vasıta her muhalife ziyadesiyle lazımdır, mevcut sistemin yapılarının arasına sızmak için "demokrasinin" sıradan insan için vazgeçilmez bir olanak olduğunu düşünüyorum son kertede. Malatesta'dan aldığım notlarla söylemem gerekirse "Demokrasi bir yalandır, gerçekte oligarşidir; yani, ayrıcalıklı bir sınıfın yararına bir azınlığın idaresidir. Ancak hala özgürlük ve eşitlik adına savaşabiliriz"
Anarşizmin de demokrasiye değil 'demokratik devlet'e karşı olduğunu düşünüyorum; devlet azınlığın çoğunluk üzerinde tahakkümü niteliğinde olduğu için zaten ilkten "demokratik" olma şansı yoktur. Burada savunulan devlet değil, demokrasidir. Siz meseleyi (teşbihte hata olmasın) büyük başların hırlaşması olarak görebilirsiniz bense demokrasinin bir problemi olarak ele alırım. Katıksız bir mutabakat/uyuşma insanın doğası gereği mümkün değilse, demokrasi azınlıkların söz hakkı adına kullanılabilir bir araç olarak elden bırakılmamalıdır.

Anarşizm dersiniz için teşekkürler, etüdlerinizden hayli istifade edebilme umuduyla...(Türkçesi tek mesajlık gelip-geçici forumdaşlarımızdan olmamanızı dilerim...)
Umuyorum (yoğun bir hafta sonunun ardılında) fikirlerimi ifade edebilmişimdir...

Selamlar...
Alıntı ile Cevapla