|
Çaresizlik demokrasi dışı yöntemlerin bahanesidir ama asla çözüm getirmez. Ussal olarak da getirmemelidir zaten, bugün laiklik karşıtı ilan edilen A partisi kapatılır, yarın Kemalist B partisi, hepsi birer ideolojidir, ideolojileri fetişleştirmemek lâzım. Önemli olan "yasak"çı zihniyete -kendi beğenmediğiniz ideolojilerin ifade hakları için de- koşulsuz şartsız muhalif durabilmektedir.
Meydanlara inmenin "sebebi de" benim için pek önemlidir; Cumhurbaşkanını türbansızından çıkaralım haydi kelle hesabı milyonlar yürüdü diyelim demek için, ben o meydanlara çıkmayı onamam, yüceltmem, meydanlarda eski asker emeklisi STK'larının provakasyonuyla Cumhuriyet çığırtkanlığı yapmak da, karnaval havasında sosyalleşmek de benim nazarımda gereksizdir; gerekli bulan yürüyebilir, buna da saygı duyarım, o da ifade özgürlüğüdür, ama hürmet etmem (saygı ve hürmet kelime anlamıyla aynıysa da içtenlik anlamında başkadır.) Jopsuz miting yapıyorsanız o muhaliflikten değil, beğenmedim oynamıyorumculuktandır. Yürüyün bakalım 301 için, F tipleri için, Dink için; resmî ideoloji sizi de joplar (joplama metafordur). Resmî ideolojiyse mevcut AKP'nin ideolojisiyle uzak yakın alakalı değildir, biline...Evrensel hukuk anlayışı parti kapatmaları, askerî darbeleri üçüncü dünya ülkelerinde sıradan buluyor, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin demokrasilerineyse müthiş bir darbe vuruyor, partilere bir şey olmaz, biri kapatılır diğeri açılır, ama demokrasi kan kaybeder.
Olur Saqelenge, zaten ben de pek yorgunum, bahar vuruyor beni, bütün gün sokaklarda sürttüm de, Nazım'dan okumalı ama tam da bunun üzerine...)
|