Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 08-03-2008, 11:25
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kaos kaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 33
Mesajlar: 222
Standart Mezarda emekliliğe bir adım daha

Şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.

Sağlık ve sosyak güvenlik haklarında oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:

Kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 68´e çıkarılacak. Yaş ortalamasının 70 olduğu düşünülürse mezarda emekliliğe bir adım daha yaklaşılacak.

Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000´den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak.

Emekli maaşları %23 ila %33 arasında düşürülecek.

Yıpranma hakkı gasp edilecek.

Aylık geliri 139,6 YTL´den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak.

Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de "katılım payı" adı altında para ödenecek. "Katılım payı" gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak.

Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak. Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık sigortası primi yatırmak, hatta bir de "katılım payı" ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de "ilâve ücret" adı altında para ödemek gerekecek.

Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye´de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter" mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

Hastalanan sigortalılara verilen iş göremezlik ödeneği %16 azalacak.Emekli Bağ-Kur´lularının maaşından 10 yıl süreyle %10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek.

Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek.Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak.

Şu anda sadece Türkiye´de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. Fransa ve Yunanistan´da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor. Türkiye´de ise sendikaların çabasına rağmen yeterli bir tepki oluşmuş durumda değil. Sahte gündemler ile halk oyalanırken, burjuvazinin cebini dolduracak, emekçileri daha da fakirleştirip, ölüme mahkum edecek olan bu ve benzeri yasalar sessiz sedasız geçiriliyor.

Kaynak: Anarşi bir program değil, toplumun kendi kaderini tayin için giriştiği eylemidir


fuck the system!
Alıntı ile Cevapla