Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 06-03-2008, 20:59
AMA-Gİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AMA-Gİ AMA-Gİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 247
"Gelin savaşın insan, psikolojik ve maddi kaynaklarını kurutalım! Gençler ne askere gitmeli; ne de dağa çıkmalıdır! Dolaylı yada doğrudan savaş makinesinin yedek parçası olmaya hayır! Vicdani retçilerin “ölmeyin-öldürmeyin” seslenişlerindeki insani tavrı herkese salık veriyoruz!"
Bugün (29 Şubat) saat 13.00'de İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi'nde bir basın açıklaması yapan antimilitaristler "askeri operasyonlar ve PKK’nin silahlı eylemleri Kürt sorununu çözmedi" dediler.

Basına ve Kamuoyuna
29/02/2008

Bizim Vatan İçin, “Devrim” İçin Dökecek Kanımız, Verecek Canımız Yok!

“Bu korkunç kuraklık, Boynu bükük buğday başakları
Bu çorak toprak, bu susuzluk, Tanrı’nın kuruyan gözyaşları
Bir büyük gözaltı hayatımız, Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz, Melekler anaların dilsiz yasında
Bebeler ergen doğuyor, Ninniler kahramanlık masalları
Yaşayan bu kanlı haritada, Taşırken iki büklüm onca yası
Bu korkunç bataklık, Yutuyor körpe tomurcukları
Dört kitap yazıyor, Eşittir Tanrı’nın çocukları.” (Sezen Aksu)

16 Aralık günü “havadan” başlatılan sınır ötesi operasyon “kara harekatı” ile sürüyor. 1983’ten bu yana 24 sınır ötesi operasyon oldu. Yirmi beş yıldır süren savaş, askeri operasyonlar ve PKK’nin silahlı eylemleri Kürt sorununu çözmedi. Bu sorun hala toplumumuzda kanayan bir yara olarak duruyor. Silahlı eylemler ve askeri operasyonlar bu yarayı daha çok kanatıyor. Sürmekte olan savaş militarist anlayış, yapı ve oluşumları güçlendiriyor, palazlandırıyor. Her gün kapılarımıza kan damlıyor ve biten hayatlar; düşmanlık, korku, intikam histerisi olup sokağa taşıyor. Anti-militaristler olarak diyoruz ki; bizim toprağa, ulus yaratmaya verecek canımız yok; bizim vatan için, “devrim” için dökecek kanımız yok.
Çeyrek yüzyılı devirdik ancak kan pazarında insanlar ölmeye devam ediyor. Kardeşimiz, komşumuz, arkadaşımız 40 bin insan evladı öldü. Savaşın kılıcı kesmeye doymuyor. Kandan, ölümden beslenenler “vatan, millet bayrak” edebiyatıyla savaşa meşruluk kazandırmaya çalışıyorlar. Güvenlik ve özgürlük gerekçelerinin arkasına sığınarak operasyon ve savaş haklı kılınamaz. Biz biliyoruz ki kanla güvenlik olmaz ve kanla özgürlük sağlanmaz.
Türkiyeli Anti-militaristler olarak diyoruz ki; bu kan bu can bezirganlarına DUR demenin, onlardan ayrılmanın zamanı! Ölüm kutsayıcılar ve kusucular insan vicdanını darmadağın ederken vicdanlarını diri tutan ve vicdanlarının seslerine kulak veren vicdani retçiler vicdanlarımıza tercüman oluyorlar. Kalabalıkların sesinden ayrılmaktan korkanların arasından cesaretleri ile ışıldıyorlar. Vicdanları daldığı derin uykudan uyandırmak onlara düştü. Barış, vicdani retçilerin eyleminde, sözünde ses buluyor; o sese toplum yüreğini ve kafasını açsa barış kazanacak.
PKK’nin silahlı güçleri varlığını korudukça ve TSK’nin askeri operasyonları sürdükçe biliyoruz ki şiddetten arınmış demokratik mücadele kültürü ve yapıları oluşmuyor. Şiddet, sözün ve müzakerenin gücünü yok ediyor.
Kürtleri inkar eden, ayrımcılığa uğratan ve en temel haklarını bile yasaklayıp, baskılayan militarist aygıtın ellerinde Kürt sorunu, Türkiye cumhuriyeti sınırlarına sığmaz olmuş ABD eliyle bir cadı kazanına dönmüştür. Bu cadı kazanında daha çok gözyaşı, kan ve ölüm var. Bu cadı kazanında ayrılık, acı ve düşmanlık var.
Bu savaşın sorunlusu tüm militarist yapı ve oluşumlar ile onları maddi ve manevi besleyen kaynaklardır. PKK’nin silahlı güçlerine katılan, askere giden, bu katılım ve gidişi teşvik eden, bunlara para akıtan, moral veren, olanı biteni umarsızca izleyen, yanlışı görüp de ses çıkarmayan herkes sorumludur. Bu nedenle tüm Türkiyelilere sesleniyoruz:
Gelin savaşın insan, psikolojik ve maddi kaynaklarını kurutalım!
Gençler ne askere gitmeli; ne de dağa çıkmalıdır!
Dolaylı yada doğrudan savaş makinesinin yedek parçası olmaya hayır!
Vicdani retçilerin “ölmeyin-öldürmeyin” seslenişlerindeki insani tavrı herkese salık veriyoruz!


Türkiyeli Anti-militaristler


Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!


Louis Lingg
Alıntı ile Cevapla