Tekil Mesaj gösterimi
  #8 (permalink)  
Alt 05-03-2008, 14:30
belledejour belledejour isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 29-02-2008
Mesajlar: 3
Standart şiddet ve sanat

Tarantinonun şiddet fantezilerini tatmin etmek için yaptığı ve ekstrem şiddet sahneleri içeren Hostel adlı filmi, insan olarak şiddet karşıtı duruşumdan dolayı ve şiddetle beslenmeyi de aynı sebebten reddediyor olmamdan dolayı izlemedim.Barda filminide tamamen aynı sebeblerde ötürü izlemeyi reddediyorum.
Hostel'ı değilde özellikle Barda'yı bu kadar sert eleştirmemin sebebi ise şu: Bu filmin çıkış noktası yaşanmış bir gerçekliktir ve bu yaşanılan gerçek olay cok acıdır, üniversite de okuyan her genç insanın onları yetiştiren her anne babanın canını yakmıştır dahası duyarlı her insanın canını yakmış, sıkıntıya düşürmüştür. Aksi düşünülemez. Gerçek olay benim canımı fazlasıyla yaktı. Bu tür olayların şahsen belgeselle anlatılmasını, sebeblerinin, sebeblerinin köklerinin araştırılmasını isterdim duyarlı yönetmen ve ya sanatla ifade edebilme yetisi kanıtlanmış, sanatı takdir görmüş insanlardan. Yada belgesel niteliğini taşımasını çünkü bu olay toplumumuzda kökleşmiş önemli sorunları göstermektedir.
Sinema sanatının belgeselden daha güçlü olduğu su götürmez bir gerçektir fakat bu türden acı bir olayı bu kadar fazla şiddet sahnesi kullanarak, 'gerçeği olan tüm çıplaklığıyla gösteriyorum hatta biraz daha abartıyorum' tavrına ben pek haz edemiyorum.
Sanatçının bencilliği doğrudur, sanatını ortaya koyarken tabikide kendinden yola çıkar ama sanatçıyı sanatçı yapan ve sanatı da sanat yapan altında yatan insan sevgisidir. Sanatçı eserinden toplum karşısında mesuldur ve eserini her daim savunmakla da yükümlüdür. Sanatçı bencildir diye toplumsal sorumluluğunu sanat adına bir kenara itemez ki sanat diye konuştuğumuz 6 güzel sanatlar ve şimdi hepsini içinde barındıran ve 7.inci sanat olarak geçen sinemadır. Sanat sinema ile birlikte kitle iletisim araclarının en güçlüsüne sahip olmuştur. Pek değerli sanaçımızın bencilliği değilde toplumun sorunlarına olan hassasiyetini nasıl ortaya koyduğu beni daha çok ilgilendiriyor. Barda filminin altında sanatçının acı bir olay karşısında duyduğu acıyı dışavurumunu malesef ben pek takdir etmedim. Bu film gerçek bir olay değilde hayal gücünün ürünü olarak ortaya çıksaydı şu söylediğim hiç bir şeyi söylemezdim ki ben sadece naçiz sıradan bir vatandaşım zaten siz benim herhangi bir kalabalıktan herhangi bir insan olduğumu çözmüşşünüz, fakat
'algılamayı bir türlü beceremediğimiz' diye tabir etmeniz çok ilgimi çekti işte tam da burada, normal bir rutinde yaşayan naçiz bir vatandaş ya da insan olarak üstün gördüğüm sanatçıdan beklerim bana bu bir türlü algılamayı beceremediğim şeyleri anlatmasını. Beni korkutmasını ve duygularımı, pozitif bakma umudumu tümden yıkmasını değil. Son çözümlemede sadece sanat ve bilimdir insanlığı ilerleten.
Gelelim kültürlü kısmına, kültür yaşam biçimi demektir aslında.Ülkemizde bu laf çok yanlış kullanılır bende aynı hatayı yapmış bulunurum zaman zaman.
Kültürlü insan da yaşam biçimi zengin insan diyelim ancak zengin kelimesi maddi zenginlikten bağımsızdır, kültürsüzde yaşam çabasının şeklinin biraz daha az beslenmiş olan insan diyelim. Bunların neden o öyle bu böyle diye düşünülecek olursa o zaman çok farklı şeylerden bahsedilmesi gerekebilir, kapitalizm,emperyalism falan filan gibi bir çok doktrinin tartışılması gerekir ki başka bir platformda keyifle tartışılabilir . Bu filme çok sert bir eleştiri yaptığımın farkındayım ama ben sadece kalabalıklardan bir izleyiciyim.Düşündüğümü bu kadar sert ifade etmemeliydim belki de diye düşündürttünüz.

Serdar Akar'ın sanatçı yönetmen kimliği ve bunun verimi ile ilgili herhangi bir ayrımcı yaklaşımımda ayrıca yok, 'Gemide' filmininde kendisinin bir başyapıtı olduğunu düşünüyorum. Haşa yani ve sözlerim meclisten dışarı.

Alıntı:
ucuzfilm´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Eli Roth'un (ki kendisi Tarantino'nun varislerindendir) Hostel'ini izledikten sonra benzer duygulara (yeni fikirler anlamında) kapıldınızmı. Sanıyorum hayır. Çünkü Eli Roth dersiniz, Tarantino'nun varisi dersiniz ancak Akar yaptığı zaman iş içindeki şiddetin dışa vurumu ve ders niteliğinde olur. Şiddet filmde araçtı tarantino filmlerindeki gibi amaç değildi.
Kültür seviyesi hayata bakışla ilintilidir. Burada "kültürlü" varsaydığınız amcamların bakış açısını irdelemek gerek bunu sadece birilerine söyleten filmi değil. Konuları bölmeme topiğinde yine aynı açıklamayı yapmıştım. Yinelemekten kaçınmıyorum. "Sanat her haliyle -ki sinema kendime en yakın bulduğumdur- bencil bir eylemdir. Bulunduğunuz toplumun kültür seviyesi "çok önemli" değildir sizin için. Olmamalıdır da.
Bundan öte "psikopat"larda var. Ve o "psikopat"lar bu filmler yüzünden türemedi. Algılamayı bir türlü beceremediğimiz başka sebeplerden varoldular. Ve bu bakış açısıyla önünü kesmek pek mümkünde olmayacaktır emin olun. Filmde sorgulanası meseleleri atlamışsınız. Filmden çıktığında kaldırımını ya da sokağını değiştirenler kervanına katılışınızda bunun göstergesi sanıyorum. Saygılar....

Konu belledejour tarafından (05-03-2008 Saat 14:53 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla