Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 25-02-2008, 16:30
jezabel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
jezabel jezabel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-02-2007
Nerden: ANKARA
Mesajlar: 82
Standart fehmi koru bolşevik mi?

FEHMİ KORU BOLŞEVİK Mİ?


AKP’nin yarattığı atmosferden nemalanmaya çalışan medya figürlerini tanımlarken, ‘APARATÇİK’ kelimesini kullanmıştım.
Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin üye veya sempatizanlarını adlandırmak için üretilmiş Rusça bir kelime.
Duruma ‘cuk’ oturdu.
Bakıyorum, Ertuğrul Özkök de, bizim aparatçiklerin zafer sarhoşluğu içindeki ruh halini tanımlamak için ‘BOLŞEVİK GÖRGÜSÜZLÜĞÜ’ sözünü kullanıyor.
AKP üzerine düşünenler SOVYETLER BİRLİĞİ KOMÜNİST PARTİSİ’nin terminolojisini ödünç almak durumunda kalıyor.
Bolşevik, kelimesi Rusça, ‘çoğunluk’ anlamına geliyor.
Çoğunluktan yana, anlamında da kullanılıyor.
İlginçtir, çoğunluktan yana olanların, yani Bolşeviklerin lideri Lenin siyasetini aynen şöyle açıklıyor:
‘KARARLI BİR AZINLIK HERŞEYİ YAPMAYA MUKTEDİRDİR.’
Çelişkili gibi mi görünüyor? Ama, değil.
Bolşevizmde, ‘kararlı bir azınlık’ var…
Ve bu ‘kararlı azınlık’, ‘çoğunluk’ adına, onun değerleriyle konuşuyor.
‘Kararlı bir azınlığın’ hangi mekanizma ile ‘makul çoğunluğu’ yönetilebildiğinin tarihsel örneği Sovyetler Birliği Komünist Partisi.
Dönem, aparatçiklerin ‘bolşevik görgüsüzlüğü’ tavrını da çok iyi anlatıyor.
Bu yüzden, bir nevi ‘İDEOLOJİK BÜRO ŞEFİ’ gibi davranan Fehmi Koru’nun bir yazıya başlarken…
“Ben de kimsenin elinden kaleminin alınmasını, ya da yönetici değneğinin kırılmasını istiyor değilim,” cümlesini kurduktan birkaç paragraf sonra…
“Yeni medya düzenine kavuşulmazsa, başka alanlarda elde edilen başarıların bir çırpıda kaybedilme ihtimali her zaman vardır,” sözlerini söylemesinde şaşılacak bir şey görmüyorum.
PARTİ’sini uyarıyor. Yine Marksist terminoloji ile söylersek BİLİNÇ TAŞIYOR.
Tesis edilmeye çalışılan ‘Yeni Medya Düzeni’nin ideolojik mimarisini dizayn etmeye soyunmuş.
‘TAKTİK VE STRATEJİ’ üretiyor…
Propogandayı ise mümkün olan en yüksek düzeyde yapıyor.
Yeni Şafak’da yazarken, Zaman ile de anlaşıyor.
Kanal 24’te program yaparken, TMSF kontrolündeki ATV’de de bir başka programa başlıyor….
Zaten kendisi TRT’nin yayın akışını değiştirip, Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’e ani program ‘insert’ ettiğinde başvurduğu acil durum moderatörü değil mi?
Sözlerine tekrar dönüyorum….
“Kimsenin elinden kaleminin alınmasından, yöneticilik değneğinin kırılmasından yana değil’miş Fehmi Koru.
Ya nasıl tesis edilecek Yeni Medya Düzeni?
Patronajlar değişince, nasıl olsa değnek başka işler diye düşünüyor olmalı.
O halde, aparatçiklerin Komünist Partisi’nin yayın organı PRAVDA gibi bir gazeteye gömülmesine ne gerek var?
Tüm medyalar Pravdalaşmalı…
Baksanıza, bizzat kendisi, rüyasında göremeyeceği ATV’de program yapmaya başlamadı mı?
Yakında, her medyaya bir PARTİ KOMİSERİ atanmasını talep ederse, hiç şaşırmayacağım.

atılgan bayar...


kendi düşmanınızı aramalısınız,,
kendi savaşınızı yapmalısınız ve kendi düşünceleriniz uğruna!!
ve şayet yenilirse düşünceleriniz,,
yinede dürüstlüğünüz zafer naraları atmalı bunun için..


F.W. NİETZSCHE
Alıntı ile Cevapla