Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 25-02-2008, 01:13
saqelenge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saqelenge saqelenge isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 170
Standart başkandan inciler- yök

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan:

“Yüksek öğretim kurumlarında kılık ve kıyafetlerinden dolayı bazı öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesi kronik bir sorun haline gelmiştir. Kurucusu ve üyesi bulunduğumuz Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin hiç birinde üniversite düzeyinde böyle bir sorun mevcut bulunmamaktadır. Buna rağmen, ülkemizde uzun bir süredir üniversitelerde bazı kız öğrencilerin başlarını örtmede kullandıkları kıyafetler nedeniyle eğitim ve öğrenim hakkını kullanamadıkları bilinmektedir.

Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinde ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesillerin yetiştirilmesi, kişilerin yükseköğrenim hakkından kanun önünde eşitlik ilkesi gereği hiçbir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmadan yararlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenlerle, Anayasanın 10 ve 42’nci maddesinde iş bu değişikliklerin yapılması gereği doğmuştur.”

“Nitekim, Anayasanın 5. maddesine göre, ‘kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak’ devletin temel amaç ve görevleri arasındadır. Devlet bu temel görevini yerine getirirken, herkesin kamu hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak zorundadır. Tüm idare makamları gibi üniversiteler de yükseköğretim hizmeti sunarlarken dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, giyim, kuşam ve benzeri sebeplerle bu hizmetten yararlanan kişiler arasında ayrımcılık yapamazlar.”

Eğitim ve öğrenim hakkı, kişilerin en temel ve vazgeçilmez haklarından biridir. Bu nedenle bu hakkın sınırlandırılması ancak kanunun açıkça belirttiği istisnai durumlarda söz konusu olabilir. Nitekim Anayasanın 13. maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin ‘özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla’ sınırlanabileceği belirtilmektedir. Kanunun açıkça yasaklamadığı bir fiil, tutum veya davranıştan dolayı idare, hiç
kimseyi eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakamaz. Buna rağmen ülkemizde bazı kişilerin kanunda açıkça yazılı olmayan sebeplerden dolayı yükseköğrenim hakkından mahrum bırakıldıkları da bir gerçektir. İşte bu nedenle yapılan değişikliğin amacı, münhasıran yükseköğretim hizmetlerinden yararlanan vatandaşlar arasında eşitliği sağlamak ve yükseköğretim kurumlarında öğrenim hakkından mahrum edilen kişilerin bu hak mahrumiyetini ortadan kaldırmaktır.”

birincisi, avrupa'da bizdeki gibi din sömürüsü yapanlar ve böyle bir durum yok.
ikincisi, insanların eğitim hakları sadece bundan dolayı mı sınırlanıyor. diğer engellemeler, yasaklamalar ne olacak..
üçüncüsü atatürk, köprüyü geçene kadar dayı durumunda şu anda
insanları sınırlayan sosyal, ekonomik koşullar.... tüm refahımız yerinde zaten, türban tek derdimiz. ekonomik koşullar sayesinde çok güzel eğitimler alıyoruz, halkımız bütün ihtiyaçlarını rahatça görüyor.. kapkaç, suçlar bu iktidar sayesinde her geçen gün daha da artıyor. tayyib'in kömürleri de bu halka eşantiyon..
eiğitim-öğretim hakkı temel haklardan.. tabi ki... yine maddi koşullar, harçlar, bilmem neler sayesinde en temel hakkımızı bu şekilde alıyoruz.. çok da kaliteli cabası. üstüne hiç de bir engelleme yok... eline bağlama alıp bahçede iki türkü söylesen eleştirsen uzaklaş okuldan, nu kadar sadece...

neyse gece gece uykum kaçacak yine ...

Konu saqelenge tarafından (25-02-2008 Saat 01:16 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla