|
Sercan Us, ne söylemek istiyorsanız açıktan söyleseydiniz, varsa fikirlerinizi alsaydık ya. Bu makaleler o dönem de çok dolandırıldı sitelerde, ben sıkılmaya başladım da başkasının fikirlerine tahterevanlık yapan yöntemden.
Lütfen açık açık Pamuk'un Çevirmenler nezlinde bir ödül kazandığına dair - üstelik Pamuk'u hiç okumamış- Demiralp'in fikirleri üzerine bir şeyler söyleyiniz.
Evet iki Kemalist yazar ve şairden o dönemlerde yayımlanan makalelerini daha evvel de okumuştum. Tekrar Orhan Pamuk meselesini açmak olmasa da niyetim, çok basit önermelerle bu iki insanının BU konuda fikirlerini inandırıcı bulmadım, basit nedenlerden hem de; Kışlalı yazarı okumamış, ben 4 kitabını okudum. Kışlalı konuyla alakası bile yok diyebiliyor ve kıyıya köşeye fikirlerini iliştirdiğini söylüyor "sinsice". Bir yazarın kendini ifade etme şekli yazın metinleridir, Pamuk bu yöntemi kullanarak altına imzasını attığı metinlerle mi "sinsilik" yapmış oluyor; bu önerme bana pek saçma geldi.
Attila İlhan ise, yazarın seceresini alıp, siyonist olmakla itham etmiş. Buna Emin Çölaşan'a için "dedeler" nezlinde yapmaya çalışıldığında da karşı olmuştum, Bahçeli'ye yapıldığında da, bu yöntem hatalıdır, gençler bunu artık yemiyor.
Pamuk'u edebî anlamda beğendiğimi, derinlikli bir yazar olduğunu da söylemek isterim. Ama Nobel Edebiyat Ödülü'nü edebi yeteneğiyle değil, Nobel'in verilme nedeni olan sebeple kazanmıştır; burada irdelenmesi gereken Nobel'in itibarı değeri ve bu değerin Pamuk tarafından kabul edilmesindeki iki yüzlü karardır. Ezbere gitmemek lazım velhasıl.
|