Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı
Peki siz eminmisiniz böyle olduğundan .. ?? .. duyu organlarınıza ne kadar güveniyosunuz..?? .. neden hayat hakkında hiç bişey bilmiyoruz.. yada bişiler bilsek bile bizim bildiğimizin doğru olduğunu başkalarına anlatamıyoruz.. insanlar salak mı doğru bilgiye ulaşmak varken .. reddediyolar.. çünki onlar senin benim gibi hissetmiyolar.. sende onlar gibi hissetmiyosun.. hangi bilginin gerçeklik olduğunu nası anlıcaz.. ben benim ki doğru diyorum siz ne diyosunuz..??
|
“Bununla birlikte, nesne gerçek hakikattir, temel gerçekliktir; onun bilinip bilinmemesi hiç önemli değildir, bilinmese de vardır ve öylece kalmaya devam eder; oysa bilme, eğer nesne yoksa yoktur.”(Hegel)
Hegel bu sözü ile tam olarak neyi kastetti, ona göre nesne tam olarak neydi; hangisi nesnel, hangisi değil konularını bir kenara bırakırsak sorduklarını güzel bir şekilde açıklayan bir sözdür.
Duyu organlarıma tam olarak güveniyorum.Hiç hayalet görmedim, hiç vahiy işitmedim.
Hayat hakkında objektif ve bilimsel olarak düşündükçe ve çalıştıkça daha fazla şey biliyoruz.Evren sonsuz ise muhtemelen bilgi de sonsuzdur.Peki buna rağmen bilmeye değer mi, yaşamaya değer mi dersen; bu benim için asli sorundur, mutlak cevabı yoktur.Bilimsel(tesadüfe bakar mısın şey...bilinecek şey...bilgi...bilmek...bilim...bilimsel.) kriterler dahilinde bildiklerimizi anlatmakta aşılmaz güçlükler yaşamıyoruz.
İnsanlar salak mı yoksa insanlar farklı hissttikleinden mi böyle oluyor şeklinde iki soru arasında olsaydım ilkinden, insanların salak olmasından ötürü bilmek istemediklerini seçerdim.Çünkü ikincisini kabul edersem insanların bu durumunun değiştirilemez, kaderci bir anlayış ile bu şekilde olduğunu, böyle hissettiklerini ve insanların temelde farklı olduğunu kabul etmiş olurum.Gerçi birincisi de çok farklı değil ama bir de eğitilebilir zihinsel özürlü insanlar vardır.Bir de şu var ki zihinsel faaliyetler bakımından ciddi arızaları olan hiç kimsenin felsefeden yada nisbeten yoğun akıl yürütme faaliyetlerinde bulunduklarına da tanık olmadım.
Aslına bakarsan bu benim için ciddi çelişkilerden biridir bazen.Bazen gerçekten bazılarının bazı şeyleri anlayamayacağını, ne kadar uğraşırsam uğraşayım o noktada insanın değişmeyeceğini düşünürüm.Daha doğrusu düşünmek isterim ama bu... doğru değildir.Hiç bir sınıf ayrımını bilimsellikle(sadece 2 katmanlı ve tek ayrım bile olsa) bağdaştırmamam bir yana bunun pratikte de doğru olmadığını çok iyi bilirim.Çünkü bu değişimi, eğer bahsettiğin gibi his denebilecek bile olsa(ki denemez), bu değişimi önce kendimde yaşamış ve daha sonra birçok insanda gözlemlemiş biriyim.
Hangi bilginin gerçek olduğunu anlamak için tekrar Hegel'in sözüne göz atmanızı tavsiye edeceğim.Benim de düşüncem aynı doğrultudadır nitekim.