Alıntı:
Elloco´isimli arızadan alıntı
"Tanrı birdir. Bütün varlıklar ondan doğmuştur. Onun varlığında anlayış, hikmet meydana gelmiştir. Hikmet baba, anlayış ise anadır. Bunlardan oğul olarak ilim doğmuştur. Akıldan Azamet ile Kudret meydana gelmiştir. Bunlar Tanrı'nın iki kolu mesabesindedir. Tanrı bunların birincisiyle hayatı doğurur: İkincisiyle onu yok eder. Kabbala tefekkürüne göre Tanrı hiçbir çıkar düşünmeden sevmek (aşk) ve kalp nuru aracılığıyla, ruh kendi benliğinden tecerrüt eder, aslına kavuşur. O zaman Tanrı'nın irade ve tefekküründen başka kendisinin irade ve düşüncesi kalmaz. İnsan için böyle bir İlahi Aşka malik olmak büyük nimettir."
|
Alıntı:
Elloco´isimli arızadan alıntı
Hemen üstteki anlatımı kullandım fakat biraz karmaşık gelebileceğini düşünerek biraz daha açayım konuyu:
İnsan, bu dünyaya kendisini idrak yani Tanrı'yı fark edip O'na dönmek için gelir.Fakat bu dinlerin dediği şekilde fiziksel hareketlerle değil, niyetin ıslahıyla(değiştirilmesiyle) mümkün olur.Kişi, egosuna dayandırdığı yaşamını asıl köke, Tanrı'ya verir.Böylece kişi defalarca bu dünyaya gelişini ve hayatının anlamını çözmüş olur.
İnsan O'ndan bir parçadır ve bütüne dönmesi gerekmektedir, bu dünyadaki acısı da bu yüzdendir.Kişi acı çektikçe düşünmeye başlar düşündükçe de 'dönüşün olması gerektiği' kendini gösterir.Günümüzde acının bu denli yoğun olması da bu dönüşün zamanının geldiğindendir.
|
Bu tür yazıları okuduğum, böyle düşünen, bu türden arayışlar içerisine giren insanlar gördüğüm zaman birçok insanın benzer yollardan gerçeği aradığına şahit oluyorum.İnsanlar önce kendi dini öğretilerinin yüzeyselliğini, yetersizliğini fark ediyorlar.Yada başka deyişle dinlerinin dogmatik kalıplarını tükettiklerinden ötürü izlemek için bilinmeyene götüren yeni bilinmez, mistik, anlamsız yollar arıyorlar, tırmanacak yeni bir ''Yaşam Ağacı'' arıyorlar.(fasulye ağacı ve dev hikayesini çoğumuz biliriz)
Bu arayış genellikle olumlu sonuçlar doğuruyor.Hem de gerçeğe ulaşmaya çalışan kişinin karşısına dikilen bir hayli fazla sayıdaki birbirinin çarpıtılmış kopyası engele rağmen.Kiş ne zaman gerçeğe yalnızca ''AKIL'' yoluyla ulaşabileceğini idrak ediyor; işte o zaman bu arayış bir sonuca varmış ve dinler, kabalah,ana-baba-oğul(isys-osiris-horus)(Uzza-Lat-Menat) aynı derecede(aslında çoğu da aynıdır) deli saçması görünür hale gelmiştir.
Önemli olan ilahi aşka malik olma nimeti değildir; insan için asıl olan ne şekilde olursa olsun tanrı'yı farkedip ona dönmek değildir.Asıl olan gerçeği görmek, göremediğin yerde yalnızca gerçeği aramaya, bulmaya ve bilmeye yönelik çabadır.Diğerleri teferruattır...Her ne şekilde olursa olsun kabalah vesaire gibi(sözümona her ne kadar giz içerse ve cazip gelse de) dogmatik bir düşünceye takılıp kalmak insanın kendi amacı yolunda kendi önüne set koymasıdır.Yada başka deyişle ''insan gerçeği değil; yalnızca bahane ister''.Bilimsel düşüncenin nasıl birşey olduğunu anladığınız an tüm dogmaların birbirinin kopyası olduğunu anlar ve onları daha gelirken gözünden tanırsınız.Kabalah mı...ben almayayım, size sınırlı fantastik dünyanızda iyi eğlenceler, ben gerçeklerle meşgulüm diyebilirsiniz.