
26-12-2007, 01:20
|
 |
solus et moriturus ...
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 1,713
|
|
Alıntı:
|
Gün içinde yada durup dururken herhangi bir anda anlamadığınız birşeyle (anladığımızı düşünürüz ya genelde neyse) karşılasınca yaparız bunu; sonuca ulaşırız kendi öncül,deneyim yada sırf sıkıntımızdan. Anlamayacak oluşumuzun kendimizi anlamsızlaştıracağından korkarız. Ve beynimizde bir dizge halinde sıralarız onları, bizi en az rahatsız edecek olan sonuç ( yorum) ordadır ve en iyisi ona tutunmaktır. Çünkü buna sırtımızı dönersek yaşamımız elimizden kayar gibi olur, onca zaman vitrine koydup kendimiz diye serğilediğimiz yapma çiçekler solmakla karşı karşıyadır.
|
"Uçurumun içine baktığınızda diyor" Nietzsche "Uçurumda sizin içinize bakar"
Şimdi sebeblerini nerden bulduğunu ögrenmiş olman lazım
.
"Yansızı gece kendine doğru çeker. Yansızda gecenin kendisiyle birlikte getirdiği o eski efsanelerin başlıkları yoktur. Yansız en sade tanımıyla iki terimli bir olumsuzluktan türemektedir: ne uter, Latincede ne o ne öbürü demektedir. Ne o ,ne öteki.Bundan daha açık söz olamaz."
Mauirce Blanchot
Yani; ne o ne öbürü sana yapılsa aynı tepkiyi vereceğim şeyler için ki sebebler yaratmasaydın..
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|