|
şımarık bir şair bozuntusu
kalemi elime bunun için almadım oysa,,o kitabı bu yüzden okumadım...gerek yoktu bukadar yalın olmaya..hayır iyiyim,,normalim,,sakinim...düş/ün sakini....felsefeyi sevmiyorum,şair olmaktanda vazgeçtim...yeter ki susayım...çok başımı ağrıttım...ellerim ağrıdı konuşmaktan..evet konuşmakla ellerimin çok ilgisi var...konuştukça ağzımdan çıkan her kelime ellerime saplanıyor...ağzım ellerimin güzelliğini ve sessizliğini kıskanıyor...o yüzden elimi öpmeyi daha çok seviyor çocuklar...ben gözlerimden öpmelerini hayal ettim hep..gözlerimin parlak b/akışlarında kaybolmak istediklerini düşledim...anlamlı bakışlarla akmak istedim hayata...o yüzden okudum o kitabı da,,yazmaya da o yüzden heves ettim...ama ikiside anlamsızlıkları gözüme sokmaktan başka bir işe yaramadı...terkediyorum seni okuma ve yazma..haydi kız çocukları okula kampanyalarını desteklemiyorum artık...bana okuma ve yazmayı öğrettiği için o öğretmenimi hayırla anmayacağım...baba neden yaptın bana bunu...on altıma gelince evlenip,kocamın kölesi olabilirdim sen isteseydin...düşünmek zorunda kalmazdım okumam için emek harcayan herkesin hakkını nasıl ödesem diye...günahlarım olmazdı göğü kirleten ve utanç duymak kocamın sözünden çıkmış olmanın ötesine gitmezdi...güçsüz kalmak benim görevim olmazdı ozaman...çok güçsüzüm...ve bunu söylemek de utanılası birşey evet...ama arsızlaştım ben artık...okumak bana utanmamayı öğretti...
"tuhaf tuhaf sözlerime bakmak serbest
her satırın anlamsız olduğunu düşünmek serbest
öylesine yazdım zaten ben de...
öylesine esen bir rüzgar gibi,,
anlık üşütür de hani,,unutturur kendini hemencecik...
........"
|