İstanbul
eti maviydi gözlerinin
ve karaydı içi
dibi kadar denizin...
ormanlardan testi testi
su taşırdı sarnıçlar
ve sen dua ederdin
feth edildiğin güne...
tarihin yüz akı şehrim istanbul...
londra yağmurları
yağmazdı o zamanlar
ecnebiler de yürüse
o işlek caddelerde
çiçek kokardı sokaklar
toprak kokardı oyunlar
ıslatmaya kıyamazdın...
lastik çizmem gocuğum
parkam istanbul...
açıkta bırakıp yedi tepeni
üstünü örttün şevkatle
tüm yurtsuzların
ekmek verdin
su verdin kimlik sormadan...
memende sütüm
çanakta çorbam
anam istanbul...
kaç kere sattı seni
sırtından beslenenler
kac kere vurdular da
yine de 'ah' etmedin
kavga verdin
yürek koydun
çağıran her dostuna...
sağlam arkam
kan yoldaşım
canım istanbul...
ne kanlar döküldü
ne canlar verildi
gülüşün için
peygamber muştuladı
seni alanı
sımsıkı tuttu fatih
kudurmuş saçlarından...
gizli aşkım
kızıl sevdam
yarim istanbul...
Oğuz Asma