Konu: Uğur Mumcu
Tekil Mesaj gösterimi
  #8 (permalink)  
Alt 03-12-2007, 19:25
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,074
Yirmi bir yaşındayken yazdığım bir şiiri buldum ben de; edebî olarak gülümsetti beni ama bu şiirin üzerinde hiç dönüp de çalışmak istemedim, yazıldığı gibi kalsın istedim...Eklemek isterim...

Saç

(Bir kadının çığlığıyla yırtıldı zaman; birkaç metre ötede bir dağ özgürlüğe devrildi; parçalanan bir vücut düştü sokağa, aslında sokağa değil, yobazlığın orta yerine düşmüştü sözü; en yalın haliyle çıplak adam; ”korkaklar bin kez ölür", o bir kez öldü karanlığa saklanmadan..)


bileklerine kadar sızıyan ten,
güne doğacak tek gerçek
manşetten geçti kayıtlara bu iki ölüm
ölen onun bedeni, kızınsa çocukluğuydu,
onun ölümü gazetelere yazıldı,
kızın cesediyse hala içinde duruyor,
ya zı la mı yor..


çatlayacak bir yanı vardı belki de etinin
sızıntılarında nice gerçeklerle,
hangi vazife ölüme götürür ki bu beyazı
bu doğu rüzgarları, bu sarıklı kafatasları
cübbeli C-4ler
sırtında yeşil yılan derileri..
prüler mi devrildi içindeki köze
tek derdi ülke insanına kalkan olmakken
ülke insanı etten duvarlar öremedi kıymetliye..
zabıta evini bilemedi,
amirinin namus davası yapmazdan evvel bedenini
kılıflar ve kauçuktan eller..
yıllar süren keşmekeş davalar..
tut kulağından bak
bir günah keçisi geliyor sana doğru
çarçabuk saklanamazsan toprağa
devekuşu bedenin ele verir çarkın hesabını
gördük ki,
içinizdeki irini ne güzel yaldızlar apoletler…



İki ölüm,
aynı iki tarih,
24 ocak..

bir kendini bilmez yumuşak bir şeye bastı kaldırımda
değişimden önceki son adımıydı bu,
titredi,
midesinde yumruk gibi bir ağırlıkla ezilirken,
artık nefes aldığı havanın tadı başkalaşmıştı
ışığında,suyunda bir büyük anlamsızlık..
attığı son adımda kocaman bir kapı açıldı
ikinci adımını dünyanın dışına atacaktı dönüşümsüz
şimdi kayan ve dönen beşer durdu
Durdu
Durdu
Durdu
O dışarıdaydı..

nasıl dönülür geriye
kaygan ve etten saça basmazdan evveline,
saç döner mi saçlığına
kız cesedini diriltebilir mi içinin..
ey talihsiz basıcı
attığın adımı ve yerdekini geri alabilir misin artık..
gıcırtılı kapını gerisindeyken
bildiğin tüm duaları oku
lakin yolun sancılı olacaktır
yüzünde bir büyük sis, yüreğinde kocaman bir makine çalışacaktır
ezerken tüm dişlileri düşlerini
yollara düşsen de binlerle cılız bir ırmak gibi kala kalacaktır..

anlamsız bir çığlıksın artık; anlamsız bir direnişin sessiz sesi;
nereye gittiği bilinmeyen -ve nereden geldiği-
kocaman siyah bir tren kalktı bakışından
gömülen bir damla göz yaşı aktı içine..
anladın mı sanıyorsun,
oysa çıplaktın, onun kadar acır mı etin
dönen ve devinen tüm objelere küskün
sürüyüp gitmeli sözünü unutarak o güne
o kadar korkusuzu düşer mi yola
tüylü kuş, koca simurg dağı
yolda telef olansın sen
o uçan kanadında nice ağırlıkla
gitti,
bir anlam katarak ölümüne..
kekelemekten kurtulamayan basıcı
çözülsün dilin, konuş artık..
onu susturdular, konuşamasın diye..
sen niye susmaktasın,
bakışın gökyüzünde takılı
uğurlar olsun kuş sana
ulaştığın tüm dağlara..
'Uğurlar olsun,
Yiğidim aslanım...'
Orada olmamalıydım..

(1993, Ankara, daha önce hiç kafatasından ayrı bir saç görmemiş basıcı 13 yaşındaydı ve oradaydı..)
08.06.2001/İzmir
ö.n.a
Alıntı ile Cevapla