SON YAPRAK
karıncalar tabut taşırdı .. ekmek ağacından..
kış kökünde dal bahar üşürdü yaprak
vakitsiz adamlar ihtiyardı .. buruşuktu gülüşleri
hep akşamdı, bütün sözleri çavdar rengi kefenle
çıkıyordu ağızlarından
dilleri ıslatırdı geceyi, tütüne sarılırdı unutulan
en ince belli gizler en uykusuz su büklümünde
göçerdi sesleri.. saat kulesinin tepesine konardı her yıl
akrep yelkovanın üstünden geçerdi artık
hiç gitmeyecekmiş gibi biriktirirlerdi
ovadaki ve dağdaki çalıları
doğmazdı güneş, tansız bir devrim yapılırdı
alnına kara çalınan tanrı katının
içinde koşulurdu buruk gidenlerin maratonu
düşerdi hepsi yüz kırk iki metre kala
karınca yuvalarına sığmazdı değirmende ağartılan
saç sakal
son yaprağını dökerdi bahar dal, kış kökünde..
A.Uğur Olgar
DENİZSUYUKASESİ DERGİSİ / Sayı:16 - Haziran 2006