|
Yine postmodernizm diyeceğim, cins kaçacak yukarıdaki sıcak sohbetin ardından.
Kolay tüketilebilir kültürel ihtiyaçlar; yormayan, düşündürmeyen, genelde direkt güldürmeye/eğlendirmeye ya da ağlatmaya/hüzünlendirmeye yönelik kimi diziler, şarkılar, filmler, fotograflar, stand-uplar, şovlar, programlar vs vb vd.
On yüz bin milyon baloncuk kıvamında hızla ve geçicilikle değişen "ünlü"ler piyasası da bu serilikten kaynaklanıyordur sanıyorum. Yüzleri eskimeden hanicek suyu çıkarılan ekran maskaralıkları. Kapitalizmin sömürülerinden biridir sanıyorum, değiştir'in hızı.
Yuotube'nin öyküsünü bilmiyordum açıkçası, teşekkürler Osslem, verdiğiniz linkten açıp okudum. Benim de otuz kırk tane videom var bu sitede, kendi kendime bir düşündüm de ben de mi patatesim börek olma kıvamında...Hımm...Aslında daha çok mesela bana sorsalar bir filmde oynamak değil, film ekibinin mutfağında olmayı dilerdim çok. Ortaya çok şık bir yapım çıkardığınızda bunun kim tarafından çıkarıldığını ya da neonların altında kimi ışıtacağından çok, güzel olanın hazzı beni çok mutlu ederdi.
Düşünüp geleyim bunu bir ben...
|