|
İnsan bu dünyada 'bir kurguda' yaşar bu kurguyu oluşturan hayattır, insana bu kendisi gibi gelse de.İnsan kimi zaman düşer kimi zaman çıkar ama sürekli bir iniş çıkış halinde(mutlu-mutsuz) bir ömür tüketir dünyada.
0-16 yaş arasında başkalarına bağımlı, 16-60 yaş arasında kendi ayakları üzerinde durabilen,bağımsız; 60-80(ve ötesi) yaşta da gene başkalarına bağımlı bir hayatı olur.Yani nereden baksanız insanın bu dünyadaki saltanatı 45 yıldır geriye kalan yılları güdülmek,baskı ve pasiflikle geçer ve zayıf olduğundan da sürekli ezilir.İşte bu ezikliğin mutluluğa ermesi, saltanatın da son bulması ölüm'dür, daha açık bir ifadeyle; iyisiyle kötüsüyle kurgulanmış insan hayatının son bulmasıdır, ölüm.
Fakat dikkat ettiniz mi bilmem insan bu dünyaya geldiğinden beri hep sınırlı olduğunu düşünür,hisseder sanki sınırsızdır da bu dünya onu sınırlamaktadır gibi.Bu ruhun varlığındandır ancak maddi alemin kuralları altındaki ruhun kendinin sınırsız olduğunu kabul edebilmesi zordur.Ancak şu bir gerçek ki öte alemde ya da başka bir bedende bu ruh yaşayacak, beden ise sadece toprağın malı olacaktır.Bunun ispatı ise St.Paul'un İncil'deki şu ifadesinde yatar:"Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz."
|