Tekil Mesaj gösterimi
  #46 (permalink)  
Alt 14-11-2007, 22:22
Uzak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Uzak Uzak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 25
Mesajlar: 317
İslamın özünün bir takım ilkeler ve dizgesiz kozmolojik inançlar bütünlüğü olduğunu düşünüyorum . Kozmolojik boyutu bir yana bırakıp psiko-sosyal yönüne bakacak olursak , toplumun hiyerarşik yapısını muhafaza ettiğini görmek zor olmaz. İslamın öz kültürünün düzenli ve disiplinli bir toplum ülküsü gereği ast ve üst konumları ve onların birbirleri ile olan ilişkileri islam hukukunca belirlenmiş .
Ben bu perspektifle islamın kadın-erkek eşitliğinden ya da başka eşitliklerden dem vurduğunu düşünemiyorum . Ancak kanaatim odur ki adalet herkesi eşit konuma getirmek değil , herkese hakettiği değeri vermek ile olur .

Nisa / 34'e gelince burada bir takım koşullar öne sürülmüş . Bunları göz ardı etmek doğru olmaz . Birincisi ; "erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayi erkekler kadinlar uzerine hakimdirler" ile, ev işlerine oranla kamusal alanda ekmek parası için uğraş vermenin daha zor ve önemli bulunduğu ve bu durumun mevcut üstünlük hallerinden birine temel oluşturduğu söyleniyor . Ayetin kadın versiyonu olmamasının sebebi olarak, erkeklerin bu üstünlüğü ilelebet sürdüreceklerine dair söylenmeyen bir inanç düşünülebilinir. İstisnai olarak erkeğin evine ekmek getirememesi hatta kadının mallarının sarfedilmesi durumunda ise hakimiyetin kadına geçip aynısını yapabileceği de mantıken çıkarılabilinir.

Eğer ki bu istisnai haller dışında erkek belirtilen koşullarda ve konumda ise, ikinci olarak," iyi kadinlar, gönülden boyun eğenler ve Allah'in korunmasini emrettigini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır" teblisi ile kadının ast-üst ilişkisi gereği boyun eğmesi gerekir . Erkeğinin namusudur ve bunu korumakla Allah tarafından görevlendirilmiştir. Erkekte aynı şekilde zinada bulunamaz ; fuhuş yapamaz .Hatta hatta kendi kadınından öte bir kadına bakması tehlike , tokalaşması günah sayılır . Yani cinsler arasında net bir cinsel disiplin söz konusu . Bu modern dünyada da "açık evlilik" gibi eşlerin birbirlerini tek partner olarak görmediği evlilikler haricinde her evliliğin hatta evrimsel olarakta türün varoluşu için kaçınılmaz olarak gelişmiş kıskançlık dürtüsünün bir doğal tezahürüdür.

Üçüncü olarak ise "Kafa tutmalarından yıldığınız kadinlara ogut verin, olmuyorsa yataklarinda onlari yalniz birakin, yine olmuyorsa dovun." Burada yine bir takım koşullar ve aşamalar var . Kocaya hürmet esas . Ancak kocanında karşıdakine hakkaniyetli davranması , islamın ahlak ,sevap-günah düşüncelerince "karınıza canınızın istediği gibi işkence edebilir , keyfinize göre muamele edebilirsiniz" demesi düşünülemez. Erkek kadınına iyi davranmakla yükümlüdür ve ondan da kendisine karşı yükümlülüklerini bekleme hakkındadır. Bu sosyal belirlenimi bozmak, koşulları sağlamış eşe karşı başkaldırmak anlamına gelip , İslama başkaldırmak ile de eş tutulur.

Dine göre ise evlenen eşlerin her ikisi de inançlı olmalıdır. İnançlı bir kişi doğal olarak sağlam bir ateistle evlenmez .

Ülkemiz laik bir ülke. İsteyen istediği ile evlenir. Veya benim gibi "Deli miyim ne evlenicem " diyerek ideolojik bekar da olabilir . Bu kişilerin tercihi. Evlenen kişiler de doğru , etik , adaletli ve sorumlu davranılarsa teorik olarak(!) bunun hayrını görürler . Eğer ki aksi bir durum söz konusu ise boşanmak gibi bir imkan var değil mi ? İslam boşanmaya mani değil. Hatta kolaylaştırmış bildiğim kadarı ile .

O zaman ateist kadın islamcı biri ile evlenmesin. İslamcı biri ile evlenen kadın şayet eşi vazifelerini yerine getiriyorsa o da getirsin . Eşi yerine getirmiyorsa boşansın . Eşi yerine getirdiği halde o bunu yapmıyorsa ve en sonunda dövülmüşse kara kola ihbar etsin , hukuki işlem yapılsın . İsterse boşansın. Ya da biraz daha kendine dikkat etsin ve evliliğini sürdürsün. İhtimal ve olasılık bol . Bu kişilerin kendi tercihi .

Siz sokak ortasında eşini döveni ayırırsınız . Bir de ne duyasınız , kadın size bağırıyor : "Ne giriyosun karıyla koca arasına ! "

Siz önce kendi özgürlüğünüzü savunun . Özgür olmak istemeyenlere ya da özgürlükten sizin değil kendisinin anladığına özgü yaşanlara karışmayın, çünkü buna hakkınız yok .

Konu Uzak tarafından (14-11-2007 Saat 22:30 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla