|
KALBİME SAPLI BİR BIÇAK GİBİ SENİ İÇİMDE TAŞIYACAĞIM..
Nefes alma zorluğu çekiyorum. Aklımı meşgul eden biri damarlarımı tıkıyor, kalbimi zorluyor.
Ben artık her güne daha yaşlı uyanıyorum. Unutmadım unutamıyorum. 1 günlük mutluluğun yasını günlerdir tutuyorum.
Devrik cümle gibi dolaşıyorum sokaklarda. Herkes benden bir anlam beklese de kendi içimde sürekli devriliyorum.
Hayatımın en güzel, hayatımın en kötü, hayatımın en dolu, en boş, en anlamsız, en anlamlı, en hatırlanmaz, en unutulmaz, günlerinden sonra yeni bir hayata başlayamıyorum.
Biliyorum bu sana son mektubum olacak. Artık benden haber alamayacaksın. Büyük bir yalnızlığın içinde büyük bir sessizlikle yaşacağım Ama kalbime saplı bir bıçak gibi seni içimde taşıyacağım.
11.11.2007
BAŞTAN KAYBEDİLMİŞ BİR BAHİSTİ AŞK!
Durmuş bir saat gibiyim duvarda. Ne geri gidebiliyorum ne ileri hayatta.
Ya gel başlat beni, ya kır parçala..
Şimdi küstah bir mutsuzluk var üstümde. Sanki benim için “vaadedilmiş topraklardın da” şimdi yokmuşsun gibi mutsuz, neden olmadığını soracak kadar küstahım...Oysa ki küçük bir hayaldin bana, güzel bir yalan.
Nasıl da inandım her şeyin çok güzel olacağına.
Şimdi “kime baksam sensin”, kiminle konuşsam sen. Bir günlük hayalin peşinden koşuyorum günlerdir. Kaçıyoruz birbirimizden, kaçtıkça daha çok bağlanıyoruz derinden...
Oysa baştan kaybedilmiş bir bahisti aşk. Oynadık ve kaybettik. Ama bunu birbirimize söyleyemedik...
01.11.2007
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
Konu duarden tarafından (12-11-2007 Saat 22:33 ) değiştirilmiştir..
|