Tekil Mesaj gösterimi
  #3 (permalink)  
Alt 01-11-2007, 23:24
Berk Taçyıldız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Berk Taçyıldız Berk Taçyıldız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
über-arıza-mensch
 
Üyelik Tarihi: 20-09-2007
Nerden: Atomlarımın buluştuğu yerde . :)
Yaş: 25
Mesajlar: 314
Alıntı:
ender helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

Bakanlık ne diyor, bilim ne diyor?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın savunmasında iki kritik iddia var: 1) Evrim Teorisi günümüze kadar ispat edilememiş bir teoridir. Henüz kesin bilgi olarak kabul edilmemektedir. 2) Evrim Teorisine karşı Yaratılış Görüşü de bilimsel bir görüştür. Dolayısıyla ders kitaplarına bu görüşün de alınmasında sakınca yoktur.
Bakanlığa katılıyorum .

Alıntı:
ender helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

Evrim Teorisi'nin yaşamla ilgili birçok soruna açıklık getiren en temel kavram olduğu, bilim dünyasında çok yaygın bir kabul gördüğü, saygın bilim adamları ve kuruluşlarınca kuvvetle desteklendiği ...
Bilim dünyasında bir şeyin yaygın olduğunu söylemek , böyle düşünmeyen bir azınlığın olduğunu da söylemektir . Bu kişilerin söylemleri, argümanları da incelendiğinde bir takım kanıtlar , uslamlamaları olduğu görülüyor. Hakim güçler onların kanıtlarını çürüttüğünü iddia ederken , azınlık ta hakim tarafın kanıtlarını çürüttüğü iddiasında .

Bu durumda "bilim dünyası" adı verilen dünyadan olmayan bir kişi nasıl seçim yapacaktır ? İki görüş önünde duruyor ve işin içinden çıkamıyor diyelim ; şu kelimeler seçimini kolaylaştırır mı ? :

- "saygın bilim adamları"nın dediğine bakılırsa ...
- Bilim adamlarının çoğunluğu bu görüşte ...

Değil mi ki bir şeyi kim daha fazla tekrar ederse o daha inandırıcı gelmeye başlar ? Değil mi ki bir şeyi bağırarak söyleyince o daha fazla haklılık kazanır ? (Elbette değil tabiki ama etkisi bence yadsınamaz . )

Bir gerçeklik inancına sahip olurken ki insan doğasının yadsınamaz özellikleri de düşünülmeli . Bence bir görüş için ; taraftarının çok olması , ve o taraftarların arasında kimin kimin saydığı belli olmayan "saygın" insanların olması , "bilimsel olarak" bir artı olma özelliği taşıyamaz .

Alıntı:
ender helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

Yaratılış Görüşü'nün gözlemi, deneyi ve kanıtı nerede?
Benim aklıma şu da geliyor :

"Akıllı tasarım" iddiası nihai anlamda Tanrı'nın varlığı iddiasıdır. Ve kanıtlanmaya çalışılan Tanrı'nın varlığıdır . "Akıllı tasarımcılar"ın kendilerince kanıtlarını okudum az önce . Ancak bu kanıtlar hakkında bir fikir sahibi olabilecek kadar bilgi sahibi değildim . ( En basitinden bahsedilen Kambriyen patlamasını ya da matematikçi Dembski'nin "Tasarım Çıkarımı: Tesadüfün Küçük Olasılıklarla Elimine Edilmesi" çalışmasını bilmiyorum. )

Bana kalırsa Tanrı'nın varlığını kanıtlamanın zorluğu kadar yokluğunu kanıtlamakta bir o kadar zordur ! Evrim teorisi belki "yaygın ve saygın" yönü ile teizmin yaratılış destanını , dolayısı ile de teizmi yıpratabilir. Ama idealizm sadece teizmden oluşmaz. Pek çok başka dalı , kökü vardır . Bu nedenle benim düşüncem ;

Alıntı:
ender helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

hiçbir bilimsel kuram "mutlak olmak" ve "her şeyi açıklamak" iddiasında olamaz. Böyle bir iddia bilim etkinliğinin niteliğiyle bağdaşmaz. Bilim, ucu açık bir etkinlik
olduğu yönündedir .

Alıntı:
ender helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

Newton yasalarının ışık hızına yakın hızlarda açıklayamadığı bazı olgularla karşılaşıldığında Batlamyus'un tanrısal dünya-merkezli evren modeline geri dönülmedi. Bu yeni olgular Einstein'ın Görelilik kuramlarına ve Kuantum Kuramına yol açtı.
Belki gelecekte keşfedilen "yeni olgular" da , geleneksel Tanrı tanımımızı değiştirip yeni ve daha komplike bir Tanrı'ya bağlayacaktır bizi .

Nasıl ki ülkemizde mümlümanlar yaygın diye yalnızca zorunlu/seçmeli din dersinde müslümanlığın öğretilmesini uygun bulmuyorsam , biyoloji kitabında da bilim dünyasının yaygın görüşü diye yalnızca evrim teorisinin okutulmak zorunda olduğu görüşünü uygun bulmuyorum. İki görüş eşit derecede anlatılmak zorunda değildir. Ama bence her birine yer verilmelidir. Daniken kuramını ya da Matrix kuramını gibi diğer başka konulardaki görüşlere de yer veriyorsa bir kitap , benim "ütopik kitap ideam"a yaklaşmış olacaktır .

Tek parti yönetimini ne kadar özgürlükçü bulmuyorsam , bilimin yaygın görüşü budur denilerek önümüze konan Tek bir teori dayatmasını da özgürlükçü bulmuyorum. Çünkü daha öncede belirttiğim gibi bilimde bir inançtır. Ve inanç özgürlüğü için seçim olanakları gerekir. Seçenekleri arttırmak gerekir .
Alıntı ile Cevapla