Alıntı:
|
Türk milliyetçiliğinin vatandaşlığa dayalı milliyetçiliklerden biri olduğunu, dolayısıyla üstünde yaşanan toprak parçasını temel aldığını ve bireylerin din, dil, ırk gibi farklılıklarını göz ardı eden ortak bir vatandaşlık bağıyla bir arada tutulduklarını savunan güçlü bir tez vardır. Konu üzerine yapılmış çok sayıda araştırmada, hukuki altyapının vatandaşlığa dayalı milliyetçiliği kurumsallaştırmaya çalıştığı ileri sürülür; ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne sıklıkla yaşanmış açıkça ayrımcı pratikler de "uygulama alanındaki normdan sapmalar", yani istisnalar olarak yorumlanır. Yine aynı araştırmalar "kitapta yazan" resmi anlayış ile "yaşanan" gerçek arasındaki derin ayrımın altını çizerler.(1)
|
burda şöyle diyor, kürtlere cumhuriyet hiç bir hak vermediği gibi birde onları asimilasyona zorlamıştır. birde ısrarla din, dil, ırk tanımlaması yapıyorki bu da lozan'ın yırtılması anlamına geliyor işte. azınlıklardan bahsediyor ve diyorki siz azınlıkları yoksaydınız. Yani kısaca sevri niye onaylamıyorsunuz diyor. Kurtuluş savaşının ve bir ulusun özgürlüğünün belgesi olan lozanı yırtın diyor bize bu satırlar. Bu toprak parçasının misak-ı milli sınırları içerisindeki yerini, bu konunun başlangıcı olan tek yol devrim konusunda anlattım size sanırım.
sırayla gidelim sn. berk tacyıldız, parağraf parağraf gidelim. yoksa bu kadar yapıştırılmış bilmemkaçıncı cumhuriyet yazısına ayıp olacak sonra.