Sevgili arkadaşım, sen her ne kadar sayın vs. falan filan demişsende benim içimden daha teklifsiz yazmak geliyor .
Evet tespit yerinde. Ama bu yakalamak değil. Eğer düşüncelerimi sezinlemişsen bunun doğrultusunda insanlarla tartışmalarımın Aydınlanma felsefesindeki o hümanist dünya görüşünün merkezinde yatan "eğitim" vurgusunca olmadığı , "bilinç aşılamak" ya da "aydınlatmak" deyimlerini çok abuk bulduğumu da kolaylıkla tahmin edebilirsin .
O halde ben telepatiyi neden eleştirdim, daha doğrusu mizahi bir dille sorguladım ?
Çünkü ilk olarak sorgulanma hakkına sahipti ? Tıpkı tanrının , meleklerin ya da evrimin sorgulanma hakkı gibi . Aklıma şu geldi : bu sanırım ateist birinin sırf kılık kıyafette özgürlük için üniversiteye türbanla gidilmesini savunması gibi . Şahsen savunuyorum da. Ve bir o kadar satanistlere de saygılıyım. Ama gel gör ki satanizm hakkında sorgulayıcı yazılarım da var. Ha ben çok mu bilgiliyim ? Ukalıkta tam burada doruk noktasına varıyor ! "Bilgi dediğin nedir ki ? " " Kanıt dediğin nedir ki ? " ye varıyorsa olay - ki varıyor ve varmalı da - o halde bilginin azlığı ile çokluğu arasında bir fark yoktur. Niteliği ve niceliği arasında . Bu anlamda benim için ormanda yaşayan bir "ilkel" yerli ile kentte yaşayan bir "parapsikoloji bilimi" profesörü aynı bilgi düzeyindedir. Bilim denilen şey bilinemeyen varsayımlardan nedeni tam olarak belli olmayan formüllerle türetilir. Mantık bile çeşit çeşitken ( araştırın onu da ) aklın yolu bir değildir ve yine söylüyorum olmamalıdır da .
Tüm bunlardan sonra... benim bildiklerim yok ! hiç birşey bilmiyorum ve hiçbirşeyin bilinemeyeceğine İNANIYORUM . o halde bilmek değil inanmaktır esas olan ve her insan inanç hürriyetini sonuna kadar kullanabilmelidir . Mesela şu aralar " acaba , 'geçmişe dair' tüm 'anı'ların beynime kodlanmasıyla az önce mi 'var'oldum ? " diyorum. :%: Nerde ? Hangi matrix bu ? Acaba birazdan bana mavi - kırmızı hap ikiliminde bırakacaklar mı ? Bırakacaklarsa düşünme sürem ne olacak ? falan fişman diye düşünüyorum

heheh
Amaç dalga geçmek ... yaşamak oyalanmaksa şayet . İnançlarım var. Var-sayımlarım. Sayıyorum 1,2,3,4,&,5,6... Mesela 4 ile 5 arasında & diye birşey var. Onun bilim adamlarının sakladığı bir doğal sayı olduğuna inanıyorum ! İşte tam burada Foucault giriyor devreye. Bilgi Rejimi ve akıl hastanelerindeki incelemeleri, tarihteki epistemenin nasıl kırılma noktası yaşadığını, delilik-akılcılık arasındaki psikolojik tanım fırtlatmalarıyla modernizmin yapılanışını !
Yani senisevdimbirkere seni sevdim bir kere !

Olay tamamen şenlik maksatlı .